MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/183 E., 2025/122 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı işyerlerinde çalıştığı sürelerce aylık net maaşlarının yıllara göre 2002 Mayıs ayı ile 2003 Ocak ayı arası net maaşının 500 TL, 2003 Şubat'tan 2004 Ocak ayına kadar 1 aylık net maaşının 1.000 TL olduğunu, 2004 yılında 1.500 TL, 2005 yılında 1.750 TL, 20 06... yıllarında 2.250 TL, 2008 yılında 2.500 TL, 2009 yılında 2.750 TL, 2010-20 11... yıllarında 3.250 TL olduğunu, 2006 Ocak ayı ile 2008 Ocak ayı arası 200 TL, 2008 Şubat ayı ile 2009 Şubat ayı arası 300 TL, 2009 Şubat ayı ile 2010 Ocak ayı arası 400 TL, 2010 Şubat ayı ile 2012 Ocak ayı arası 500 TL yol masrafı aldığını, davacının davalı işyerlerindeki 2002 Mayıs ayı ile 2012 Ocak ayları arasındaki hizmetleri süresinde prime esas kazancının gerçek ücreti üzerinden tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Kurum vekili, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 15.10.2019 tarihli 2017/3 47... /296 karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 15.10.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde tüm taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 21.10.2020 tarihli 2020/162 Esas, 2020/1272 Karar sayılı kararıyla istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairenin 07.02.2022 tarihli 2021/526 Esas, 2022/1444 Karar sayılı ilamında; İnceleme konusu davada, davacının 07.06.2010 tarihinde serbest muhasebeci mali müşavirlik ünvanı almaya hak kazandığının anlaşılmasına göre, bu tarihten sonraki aylara ilişkin ücret bordroları Kurumdan getirtilmesi gerektiği, kuruma yapılan bildirimlerin 31.01.2012 tarihinde sonlanmasına rağmen bu tarihten sonra işveren tarafından bankaya ödeme yapılması karşısında, bu tarihten sonra bankaya yapılan ödemelerin içeriği kalem kalem taraflara açıklattırılmak suretiyle bu dönemde yapılan ödemelerin bordroları ile kıdem tazminatı bordrosunun işverenden celp edilmesi gerektiği, kıdem tazminatına esas ücretin nasıl belirlendiğinin araştırılması, davalı işveren tarafından davacıya 18.07.2011 tarihinde “ ... Kıdem Tazminatı” açıklamasıyla yapılan 32.800-TL’lik toplu ödemenin öncelikle niteliği saptanması gerektiği, bu ödemenin işçilik alacakları kapsamında yapılan bir ödeme olduğunun anlaşılması halinde hangi döneme karşılık yapıldığının açık ve net şekilde belirlenmesi gerektiği hususlarına işaret edilerek karar bozulmuştur.
Bozma sonrası İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; salt tanık beyanları nazara alınarak karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; zamanaşımı ve hak düşürücü süreye ilişkin itirazlarını tekrar ettiklerini, tanık beyanları esas alınarak karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının davasını ispatlayamadığını, davanın tümden reddi gerektiğini belirtmiştir.
3.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; tüm çalışma dönemi yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, prime esas ücretin tespiti istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Tüm taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Fazla alınan temyiz yoluna başvuru harcı ve temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine,
Aşağıda yazılı temyiz harcının davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
04.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.