MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
SAYISI: 2024/210 E., 2024/341 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı şirkete ait işyerinde 15.12.1999 tarihinde işe başladığını, 01.04.2000 tarihinde sigorta girişinin yapıldığını, 05.02.2015 tarihinde işten çıkarılana kadar işyerinde kesintisiz ve sürekli çalıştığını, bu dönemde 08.01.2012 - 21.02.2013 tarihleri arasındaki hizmetlerinin de Kuruma bildirilmediğini ileri sürerek, davacının, 15.12.1999 – 31.03.2000 ve 08.01.2012 – 21.02.2013 tarihleri arasındaki çalışma süresinin tespitine karar verilmesini istemiş, bozma kararı sonrası davacı vekili 06.11.2024 tarihli celsedeki beyanında; taleplerinin hizmet akdine dayalı olarak zorunlu çalıştığının tespitine karar verilmesi olduğunu açıklamıştır.
II.CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının hizmetlerinin tamamının Kuruma bildirildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Fer'i müdahil Kurum vekili tarafından cevap dilekçesi sunulmamış, aşamalardaki beyanında davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 01.02.2022 tarih ve 2019/77 - 2022/35 E.K. sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulü ile davacının davalı iş yerinde 08.01.2012-21.02.2013 tarihleri arasında brüt asgari ücret ile çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 08.11.2023 tarih ve 2022/1048 - 2023/2333 E.K. sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine, Daire kararı ile; İnceleme konusu eldeki davada, davacı 15.12.1999 – 31.03.2000 ve 08.01.2012 – 21.02.2013 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespitini istemiş, Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de davacının 01.02.2012 tarihinden itibaren 4/1-a kapsamında yaşlılık aylığı aldığı anlaşıldığından, hükmün bu yönüyle eksik incelemeye dayalı olduğu, Mahkemece yapılacak işin, davacının beyanı alınmak suretiyle talebinin sosyal güvenlik destek primine tabi olarak geçen sürelerin tespitine yönelik mi olduğu, veyahut hizmet akdine dayalı zorunlu çalışmaların tespitine yönelik mi olduğu hususu açıklattırılarak, elde edilecek sonuç değerlendirilmek suretiyle karar verilmesi gerektiği belirtilerek, hüküm bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 07.11.2024 tarih ve 2024/210 - 2024/341 E.K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacının davalı iş yerinde 08.01.2012-21.02.2013 tarihleri arasında brüt asgari ücret ile çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; eksik inceleme ve salt davacı beyanları ile kurulan hükmün usul ve yasaya aykırı olduğunu, Mahkeme kararının gerekçesiz olduğunu, hak düşürücü sürenin nazara alınmadığını, davacının çalışmalarının Kuruma bildirilen kadar olduğunu, bu hususun şirket ve Kurum kayıtları ile de sabit olduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
2.Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; dosya kapsamında dinlenen tanık anlatımlarının çelişkili olduğunu, Mahkemece bu çelişkiyi giderecek şekilde şekilde savunmayı resen genişleterek oluşacak kanaate göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak verilen karar hatalı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Sonuç
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
15.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.