MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/712 E., 2025/866 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İnegöl 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2025/4 E., 2025/43 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 08.10.2017 tarihli iş kazasında yaralandığını, kazaya ilişkin olarak İnegöl 1. İş Mahkemesi 2023/166 Esas sayılı dosyasında maddi ve manevi tazminat davası açılmış olup davanın derdest olduğunu, Mahkeme tarafından alınan bilirkişi raporu sonrası 07.03.2022 tarihli dilekçe ile ıslah edildiğini, ancak asgari ücret değişiklikleri ve enflasyonist ortam nedeniyle zararının arttığını belirterek bu belirsiz alacak davasının İnegöl 1. İş Mahkemesi 2023/166 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, davacının iş kazası nedeniyle uğramış olduğu bedensel zararının, başta günümüz net asgari ücreti olmak üzere sair koşullar dikkate alınarak bilirkişiler tarafından hesaplandığında fazla çıkması halinde arttırılmak üzere şimdilik 1.000 TL maddi tazminatın iş kazasının meydan geldiği 08.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı işverenlerden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; derdestlik itirazında bulunduklarını, davacının bu davayı açmakla hukuken korunan bir menfaatinin bulunmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, Mahkemenin 2023/1 66... /51 Karar sayılı dosyasında davacının ilk kararı istinaf etmemesi nedeniyle davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hak gereği ıslah miktarının aşılmadığı ve maddi tazminatta tavan miktarın belirlendiği, davacı vekilinin raporun asgari ücrete göre güncellenmesi talebine de aynı gerekçelerle itibar edilmediği, verilen kararın istinaf incelemesini yapan daire tarafından da hukuka uygun bulunarak başvuruların esastan reddine karar verildiği, usuli kazanılmış hak sadece ana dosya için değil açılacak benzer tüm davalar için de varlığını koruyacağından, davacının aynı kazaya dayalı olarak enflasyon yahut asgari ücretteki artışı gerekçe göstererek maddi tazminat istemesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece derdestlik halinin bir tarafa bırakılarak kesinleşmemiş Mahkeme kararına has usuli müktesep hak değerlendirmesine girilerek davanın esastan reddi yoluna gidilmesinin usul ve yasaya aykırı bulunduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle, davanın 6100 sayılı HMK'nın 114/1-ı ve 115. Maddeleri gereğince reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; usuli kazanılmış hak kavramının istisnalarından birinin kamu düzeni olduğunu, Mahkemece hükmedilen maddi tazminatın yargılamanın uzamış olması nedeniyle davacının zararını hakkaniyete uygun şekilde tazmin edemediğini, işçi lehine yorum ile en yakın tarihli asgari ücret esas alınarak hesaplama yapılmasının kamu düzenini gerektiren bir husus olduğunu, asıl ve birleşen davada konu edilen miktarlar farklı olduğundan derdestliğin söz konusu olmadığını, kamu düzeninin usuli kazanılmış haktan önce uygulanması gerektiğini belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.