MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1541 E., 2025/1538 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/385 E., 2025/49 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; müvekkilinin 14 aydır davalı ... ...'nın annesi ...'ya, ...'nın yaşadığı evde yatılı bakıcı sıfatı ile 09.07.2022 tarihinden 10.09.2023 tarihine kadar kesintisiz ve sürekli olarak baktığını, müvekkilinin davalının ... Mah. 2019 Sk. ... Apt. No:... İç Kapı No:... .../Antalya adresinde bulunan annesi ...'ya bakıcılık hizmeti verdiği 09.07.2022-10.09.2023 tarihleri arasındaki çalışmalarının ve eksik sigorta primlerinin miktarının tespiti ile primlerin tamamlatılmasını talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ...'in davalı olarak gösterildiğini, taraflarına ...'nın yanında çalıştığının kabul edilmemekle ve bu yönde iddiada bulunmamakla birlikte davacı yanın dilekçesinde de açıkça belirttiği üzere ...'nın evinde bakıcılık hizmeti verdiğini iddia ettiğini, dolayısıyla müvekkilinin davalı olarak gösterilmesine anlam verilmediğini, kaldı ki davacının yabancı uyruklu olması nedeniyle 28.07.2016 tarihli ve 6735 sayılı Uluslararası İşgücü Kanunu ve ilgili yönetmelikte ''(1) Türkiye’de çalışacak yabancının çalışmaya başlamadan önce çalışma izni alması zorunludur. Çalışma izni Bakanlık tarafından verilir.'' hükmü mevcut olduğunu, dolayısıyla çalışma izni almanın 1. koşulu olduğunu, aksi hal butlan olduğundan hizmet akdi ilişkisinden bahsedilemeyeceğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte kişinin hizmet akdi kapsamında çalıştırabilmeleri için kişinin uluslararası işgücü kanunu uyarınca kendisinin yapması gereken işlemler oldugu gerçekliğinin var iken sanki davalı yanın tek yönlü iradesi ile hizmet akdi kapsamında çalıştırıldığını ileri sürdüğünü, bu durumun ilgili kanunda da belirtildiği üzere çalışma izni almadan çalışan yapbancıya, İdari Para cezası uygulanması ile de sabit olduğunu, davalı yanın kişiye ücret ödediği yönünde ve bağımlı statüde hizmet akdi kapsamında bir ilişki kurulduğu yönünde hiçbir belge vs. bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurumun herhangi bir hatası olmadığını, davacının iddialarını ispatlaması gerektiğini, tanık beyanları ve yazılı belgelerle ispatın gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile
"1-Davanın kısmen kabulü ile
Davacının davalıya ait tescilsiz iş yerinde 09.07.2022-09.09.2023 tarihleri arasında çalıştığının tespitine,
Fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı vekili, husumet yönünden itirazla davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Fer'i müdahil Kurum vekili, davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet ve prime esas kazanç tespitine ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Dava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde MK 27/1. maddesi gereğince ölen kişinin taraf ehliyeti son bulur. Bu nedenle, davaya ölen tarafa karşı veya onun tarafından devam edilmesine imkan yoktur. Ölü kişi adına hüküm kurulamaz. Yalnız öleni ilgilendiren yani mirasçılara geçmeyen haklara ilişkin davalar tarafın ölümü ile konusuz kalır. Yalnız ölen tarafı ilgilendirmeyen, yani mirasçıları da ilgilendiren, mirasçıların malvarlığı haklarını etkileyen davalar tarafın ölümü ile konusuz kalmaz. Bu davalara, ölen tarafın mirasçıları tarafından veya ölen tarafın mirasçılarına karşı devam edilir.
3.Eldeki davada, davacı davalı ...'ın annesi ...'in bakımında çalıştığını iddia etmekte olup Kurum tarafından da resen ... adına 09.09.2023 tarihinde işyeri kaydı açıldığı ve davacı adına bu işyerinden bir günlük bildirim yapıldığı, ...'in 10.02.2025 tarihinde vefat ettiği ve davalı ... dışında mirasçıların da bulunduğu, işverenin ... olması nedeniyle işverenin mirasçılarının tümü davaya dahil edilmeden yargılamanın yalnızca davalı mirasçıyla yürütülerek hüküm kurulduğu anlaşılmakla; murisin tüm mirasçılarına karşı davanın yöneltilmesi ve HMK’nın 124. maddesi gereğince davaya dahil edilmesi gerekirken taraf teşkili sağlanmaksızın karar verilmiş olması isabetsizdir.
4.Yukarıda belirtilen hukuki ve fiili durumlar ışığında, Mahkemece, davacıya mirasçıların tespiti ile HMK’nın 124. maddesi gereğince davaya dâhil edilmeleri için süre verilmesi, davaya dâhil edilen mirasçıların gösterdiği deliller toplanmalı ve elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır.
Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.