MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/346 E., 2025/271 K.
Taraflar arasında görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı işyerinde 23.04.2009 tarihinde şoför, işçi, kalfa olarak işe girdiği, 15.03.2021 tarihinde işten çıkarıldığı, belirtilen dönemde aralıksız ve devamlı çalıştığı, işverenin emir ve talimatları doğrultusunda bütün işleri yaptığı, Isuzu marka kamyonu kullandığı, haftada 2-3 gün kamyonla şehir dışına, Konya, Kırıkkale, Çankırı, Beypazarı, Kaman gibi il ve ilçelere sefer yaptığı, inşaat malzemeleri gibi yükleri götürüp getirdiği, buna karşın ... hizmet dökümü cetvelinde günlerinin eksik bildirildiğini belirterek, davalı işyerinde geçen 23.04.2009-15.03.2021 tarihleri arasında ... hizmetlerinin tespit ve tesciline karar verilmesi talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Fer'i müdahil kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, “Davanın kısmen kabulüne” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesi kararının davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine dair karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Dairece özetle; "... Eldeki davada Mahkemece davalı işyeri ile dava konusu dönemde davacı adına hizmet bildirimi yapan işyerlerinin kanun kapsam faaliyet ve kapasite durumlarının, davalı şirket ile dava konusu dönemde davacı adına hizmet bildirimi yapan işyerleri arasında organik bağ olup olmadığı ve davacınn çalışma olgusunun yeterince ortaya koyulmadan eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmıştır.
1.Davacının 23.04.2009-15.03.2021 arası dönemde davalı şirket nezdinde sürekli çalıştığını iddia etmesi karşısında, Mahkemece, davacının dava konusu dönemde hizmet bildirimi yapan işyerlerinde çalışıp çalışmadığı, çalışmasının nasıl olduğu, ne iş yaptığı, davalı işveren tarafından bu iş yerine çalışmak üzere gönderilip gönderilmediği hususlarında davacının beyanı alınmalı, işverenlerin bordrolarında özellikle davacı adına bildirim yapılmayan dönemde çalışma kaydı olan kişiler resen saptanarak bilgi ve görgülerine başvurulmalı, tespiti istenen dönemde davalı işyerinde kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalıdır.
2.Dava konusu dönemde davacı adına bildirim yapan tüm şirketlerin ve işyerlerinin ticaret sicil belgeleri, vergi kayıtları ve ilgili tüm kayıt ve bilgiler dosya arasına alınarak, hakim sermaye ortaklarının aynı olması, kayıtlı adreslerinin aynı olması, faaliyet konularının aynı olması, aynı adreste faaliyet göstermeleri gibi hususlara bakılarak anılan davalı şirketler arasında organik bağ hususu belirlenmeli, farklı iş yerleri olduğunun tespit edilmesi halinde hak düşürücü süre değerlendirilmeli, davacının farklı iş yerlerinde çalışmadığı iddiası varsa bu hizmetlerin iptali sağlanmadan hizmet tespiti yapılamayacağından, bu durumda dava dışı diğer işverenin HMK 124. maddesi gereğince davaya dahil edilmelidir. Uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip, deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, davacının çalıştığı iddia edilen süreler tereddütsüz belirlenerek, varsa çelişkiler giderilip, hak düşürücü süre değerlendirilerek varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek, eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
05.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.