MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1259 E., 2025/1542 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/337 E., 2024/401 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı asıl dava dilekçesinde; ... ve ... adlı şahısların özel mülklerinde ev hizmetlerinde 2002 yılından itibaren haftanın üç günü çalıştığını, ancak sigortalığının sağlanmasını ısrarla istemesine rağmen yapılmadığını ileri sürerek; 25.12.2003-28.02.2018 tarihleri arasındaki çalışmalarının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
1- Davalılar cevap dilekçesinde; davacının dilekçesinde belirttiği ikamet adresinde 2002 yılından bu tarafa haftanın üç günü akşama kadar çalıştığını, bu süreçte kendisinin sigorta yaptırılmadığını bahsederek hizmet süresinin tespitini istediğini, ancak 2002 yılından bu tarafa çalıştığını beyan etse de bu iddiasının doğru olmadığını, çünkü 2002 yılında İngiltere’de yaşadıklarını, Antalya’ya evlerini 2006 yılında taşıdıklarını, davacının evlerine 2006 yılında haftada bir gün temizlik yapmak için geldiğini, geldiği zamanda yarım gün çalıştığını o tarihlerde davacının başka bir organizasyon firmasında da çalıştığı için ancak haftada bir yarım gün olarak çalıştığını, dizlerinden sağlık problemi olduğunu bunun için fazla temizlik yapmasının da mümkün olmadığını, kendisinin iddia ettiği gibi haftada üç gün sabahtan akşama kadar çalıştığı iddiasının doğru olmadığını, ihtiyaç olduğu zaman ev temizliği için çağırdıklarında geldiğini ve kendisi ile süreklilik arz eden bir çalışmanın mevcut olmadığını, davacının iddialarının haksız ve hukuka aykırılık içerdiğini beyanla davanın reddini istemiştir.
2- Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının davalılar yanında ... veya ...’ya ait ait tescil kaydına rastlanmadığını, davacının iddia ettiği dönemlere ilişkin bir bildirimin söz konusu olmadığını, sigortalığının oluşumu yönünden öncelikle çalışma olgusunun varlığının zorunluluk içerdiğini eylemli ve gerçek biçimde çalışmanın varlığı saptandıkça hizmet akdine dayanarak dahi sigortalıktan söz edilemeyeceğini, davanın kamu düzenine ilişkin olduğundan her türlü delilin resen mahkemece şüpheye yer vermeyecek şekilde araştırılması gerektiğini, tanık beyanlarıyla yetinilmemesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tanık beyanları ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının çalışmalarının süreklilik arz etmediği, 1 ay içerisinde 10 günden az çalıştığı, bu bağlamda tespiti gereken bir hizmeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, delil durumu itibariyle, Antalya 2. İş Mahkemesi 2018/337 Esas, 2024/401 Karar sayılı kararında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının ayda 10 günden az çalıştığı gerekçesiyle davanın ret olduğunu, 2002 yılından beri davalıların özel mülklerinde ev hizmetlerinde haftanın üç günü çalıştığını ancak sigortalılığının sağlanmadığını, sürekli çalışma yapmış olup, sürekli çalışma yapılan ev hizmetlerine ilişkin hizmet tespiti davalarında mahkemenin kapsamlı ve daha geniş çapta bir araştırma yaparak söz konusu tespit sonucuna ulaşması gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının 25.12.2003-28.02.2018 tarihleri arasında davalılar yanında ev hizmetlerinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.