MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1692 E., 2025/1001 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Akşehir 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2022/501 E., 2023/247 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı şirket ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacınınn işçi statüsü ile girdiği davalı işyerinde 01.01.2007 tarihinde işe başladığını, işten çıkarıldığı 30.11.2017 tarihine kadar belirsiz süreli hizmet akdi ile kesintisiz olarak çalıştığını, davalı şirket tarafından 01.07.2017 tarihinde işe başladığına ait bildirimde bulunulduğunu, 30.11.2017 tarihinde ise belirsiz süreli hizmet akdinin davalı işveren tarafından feshedildiğini, davacının belirtilen süre içerisinde davalı işveren nezdinde çalışmasını sürdürmüş olduğunu, davalı işveren nezdinde tarım ve hayvancılık işçisi olarak çalıştığını, en son asgari ücretle çalıştırıldığını, davalı tarafından yapılan ödemeler de banka kanalı yerine elden ödendiğini belirterek davanın kabulü ile davacının davalı işverenlik hizmetinde 01.01.2007 – 30.11.2017 tarihleri arasında kesintisiz olarak sigortalı çalıştığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
1- Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacının, müvekkil şirkete ait işyerinde 01.01.2007 - 30.11.2017 tarihleri arasında kesintisiz ve sürekli çalıştığı iddialarının gerçeğe aykırı olduğunu, SGK’ya bildirilen çalışma süresi dışında fiili bir çalışması bulunmadığını, davacının müvekkil şirkete ait işyerinde SGK kayıtları ile de sabit olduğu 01.07.2017-30.11.2017 tarihleri arasında çalıştığını, 10 yılı aşkın sigortasız çalıştığı iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının 2013 yılında kendi işini kurduğunun Gelir İdaresi Başkanlığı kayıtları ile sabit olduğunu, davacının dava dilekçesindeki iddiaları dikkate alındığında müvekkil şirkete ait işyerinde 01.01.2007-30.11.2017 tarihleri arasında kesintisiz ve sürekli çalıştığı iddialarının gerçeğe aykırı olduğunu, 5 yıllık hak düşürücü süre sonrasında dava açtığını belirterek davanın reddini istemiştir.
2- Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının Kurum kayıtları incelendiğinde yalnızca 01.07.2017-30.11.2017 tarihleri arasında çalışması bulunmadığını, bundan başkaca tespit edilecek bir hizmeti bulunmadığını, Kurum kayıtları hizmet tespiti hususlarında resmi nitelikte olup aksi sabit oluncaya kadar doğruluğunun asıl olduğunu, resmi belgeler karşısında tanık beyanına itibar edilemeyeceğini, ayrıca yine işverenin kabulü dahi hizmet tespiti için yeterli olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının davalıya ait ... sicil sayılı işyerinde SGK'ya bildirilmeyen 01.01.2007-30.06.2017 tarihleri arasında 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamında kesintisiz bir şekilde asgari ücretle işçi olarak çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile feri müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hakkında istinaf başvurusunda bulunulan İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davalı işveren vekili ve feri müdahil SGK Başkanlığı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1- Davalı vekili temyiz dilekçesinde; verilen kararın hatalı olduğunu, hak düşürücü sürenin geçtiği gibi eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak kararın verilmiş olduğunu, bu kapsamda davanın reddi gerektiğini, öte yandan davacının eşinin davalı işyerinde çalıştığını, davacının hizmetlerinin eşe yardım niteliğinde değerlendirilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
2- Feri müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; eksik araştırma ile karar verilmiş olduğunu, hak düşürücü sürenin dikkate alınmadığını, davacının bildirim yapılan süreler dışında çalışmasına ilişkin yazılı delilin bulunmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının 01.01.2007-30.06.2017 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı şirket ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.