MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1642 E., 2025/1525 K.
FER'Î MÜDAHİL : Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı
İLK DERECE MAHKEMESİ : Osmancık 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2022/731 E., 2024/209 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı işverenin davacı işçiyi asgari ücretlerdeki artış nedeniyle haksız ve hukuka aykırı olarak işten çıkardığını, müvekkilinin, işçilik hak ve alacaklarının ödenmesi için davalı işverene 5 Temmuzda noterden ihtarname çektiğini, işveren bu ihtarı 8 Temmuzda tebliğ aldığını ancak işveren İşten Ayrılış Bildirgesini 13 Temmuzda SGK'ya verip bu bildirgede ayrılışı istifa kodu ile 30 Haziran olarak gösterdiğini, işveren işçiye ödeyeceği hak ve alacaklarını 1 Temmuzdan önceki asgari ücret üzerinden ödeyebilmek için haksız ve kötüniyetli olarak işten çıkış tarihini 30 Haziran olarak gösterdiğini, oysa ki davacı işçi 27.06.2022 tarihinde yıllık izne ayrılmış ve izinin bitimi olan Temmuzun 4'ünde çalıştığını, işverenin iş akdini feshetmesi üzerine de işyerinden ayrıldığını, davanın kabulüne, öncelikle, hizmet tespit davamızın görülerek 01.07.2022-04.07.2022 tarihleri arasındaki (bu günler dahil) sigortalılık hizmetinin tespitine, eksik sigorta primlerinin ödenmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı işverene yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; hizmet tespiti davaları ile birlikte açılan 4857 sayılı Kanun kapsamında işçi sıfatı ile çalışan davacı işçinin işçilik alacaklarına ilişkin davanın tefriki gerektiğini, hizmet tespiti davası kamu düzenine ilişkin olduğunu, farklı yargılama usullerine tabi olduğunu, ayrıca davalı SGK işçilik alacaklarında taraf olmadığını, hizmet tespit davasında ise davalı değil, fer'i müdahil sıfatını taşıdığını, davacı yan yıllık izinde idi, yıllık izni 30.06.2022 Perşembe günü sona eriyordu. Bu tarihten sonra müvekkili ile davacı yüzyüze dahi gelmedikleri gibi hiç suretle konuşmaları olamadığını, diğer işçi ... aracılığı ile işi bıraktığını öğrendiğini, ... yazışmalarında mevcut olduğunu, Eczacılık Kanununa göre eczanenin bulunduğu yerde 2 veya 2'den daha az eczane olan yerlerde nöbet tutulmadığını, hafta sonu cumartesi ve pazar günleri çalışma yapılmadığını, müvekkiline ait olan eczanede ... ilçesindeki tek eczane olduğunu, dolayısı ile Cumartesi ve Pazar günü kapalı olduğunu, nöbet tutulmayacağını, bu husus Eczane Teftiş Defterinde kayıtlı olduğunu, Sağlık Kurul Başkanı ve İl Sağlık Müdürlüğünün eczacısının imzası ile tutulan defterde EK-2 de görüldüğünü, bu hususun ... Eczacılar Odasına müzekkere yazılarak tespitini ayrıca talep ettiklerini, dolayısı ile davacı işçi 02.07.2022- Cumartesi, 03.07.2022 Pazar günü çalıştığı iddiası doğru olmadığını, davacının o günlerde eczaneye dahi gelmediğini, hatta diğer davacı ... pazar günü konuşmaya geleceğini " sabah ben gelcem abla " yazdığını, davacının hiç bir suretle müvekkili ile iletişime geçmediğini, yine davacı tarafından iletişime geçilmediğini, müvekkili tarafından " ... Eczanesi Tutanağı" olarak tutulan tutanağın ... diğer davacı ... kendisine gönderilmesi talep edildiğini, müvekkilinin 04.07.20 22... .07.2022 tarihlerinde eczaneye gelmediklerine dair tutulan tutanağın imza edilerek tarafına ibraz edilmesini talep ettiğini ancak davacının imzadan imtina ettiğini, aynı belgeyi dosyaya delil olarak eklendiğini, davacının dayanağı olan bu belgede tespitini istediği 04.07.2022 - Pazartesi günü çalışmadığı sabit olduğunu, ... yazışmasında diğer davacı ...'in pazartesi günü "...'in işe gelmeyeceğini" bildirdiği açık ve net olduğunu, işe gelmeyen, işi terk eden kişininde davacı olduğu açık olduğunu, müvekkilinin, her iki çalışanına; çalışma şartlarını değerlendirdiği, bu konuda teklifler sunduğu doğru olduğunu ancak bu konuşma müvekkilinin iş akdini sonlandırdığı anlamına gelmeyeceğini, davacı ve diğer çalışan birlikte işi terk ederek müvekkilini zorda bırakmak sureti ile baskı yapmaya çalıştıklarını, bu sebeple işe gelmediklerini, davacının yıllık izinde olduğunu, yıllık izninin 30.06.2022 tarihinde sona erdiğini, o günden sonra hiç bir gerekçe bildirmeden işi terk ettiğini, bu sebeple SGK'ya davacının iş akdinin sona ermesini istifa olarak somut olaya uygun 30 Haziran 2022 olarak bildirildiğini, muhasebeci tarafından bu husus için aranmış olmasına rağmen davacının telefonu açmadığını, davacının Hizmet Tespiti hususunda açmış olduğu iş bu dava yerinde olmadığını, davacı kıdem tazminatının hesabında yeni asgari ücret tarifesi uygulanması ve müvekkilini hizmet tespit davası ile göz dağı vermek için iş bu davayı ikame ettiğini, haksız ve hukuka uygun olmayan bu davanın öncelikle tazminat davasından tefriki ile davanın reddini talep ve beyan etmiştir.
Fer'i müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; hizmet tespiti ve işçilik alacaklarına ilişkin davaların ayrı ayrı görülmesi gerektiğinden davaların ayrılmasını talep ettiklerini, hizmet tespiti davasında feri müdahil olarak davada yer aldığı halde işçilik alacakları davasında taraflarına husumet yöneltilemeyeceğini, ayrıca her iki davanın yargılama yöntemi de farklı olduğunu ve ayrı görülmeleri gerektiğini, davacının dilekçesinde belirttiği işyerine ilişkin hizmet cetvelinde yer alan çalışmaları 19.11.2011 tarihinde başlamış olup, 30.06.2022 tarihinde sona erdiğini, bu tarihler arasında çalıştığı süreler Kurumlarına bildirildiğini, 30.06.2022 tarihinden sonra hizmeti olmadığını, çalışmanın resmi kayıtlarda gözükmesi asıl olup resmi kayıtlarda gözükmeyen çalışmanın ispatı da ancak aynı nitelikte belge ile olmalı, sadece tanık anlatımlarına dayanılarak karar verilmemesi gerektiğini, davacı kesintisiz çalıştığını iddia ettiğini, davacının açmış olduğu hizmet tespiti davasının gerçek dışı olduğu talep ettikleri incelemeler yapıldığı takdirde ortaya çıkacağını, öncelikle talep edilen sürelerde hak düşürücü sürenin olup olmadığı Mahkemece re’sen araştırılması gerektiğini, davacı tarafından dinlettirilecek olan tanıkların işyerinde çalışmayan görgü tanığı olmayıp, aynı dönemde aynı bordroda imzası olan kişilerden (bordro tanıkları) veya işyerinde yetkili müdür, şef, ustabaşı gibi kimselerden olması gerektiğini, davacının çalıştığını iddia ettiği işveren ile arasındaki ilişkinin hizmet akdi, olup olmadığı hususu da araştırılması gerektiğini, 506 sayılı Kanun'un 3/B ve D bentlerindeki hizmet akdinin unsurlarından sayılan ücret koşulunu sayın Mahkeme tarafından re ’sen araştırılması gerektiğini, davacıya ait şahsi sicil dosyası ile işyerine ait işyeri dosyası celp edilip incelenmeli Resmi bel-gelerin yönetimince verilip verilmediğini, işyerinde Müfettiş incelemesi yapılıp yapılmadığını, işyerinin S.S.Kanunun kapsamında bulunup bulunmadığı, vergide esnaf ve sanatkarlar sicilinde kanunla kurulu meslek kuruluşunda kayıtlı olup, olmadığı araştırılmasını, vergide kayıtlı ise muhtasar beyanname getirilmesini, işyerinin açılış tarihi tespit edilmesini, uzman bilirkişiler aracılığı ile tespiti istenen dönemde işyerinde sürekli olarak kaç kişinin çalışabileceğinin saptanması gerektiğini, bu hususlar araştırıldığı takdirde açılmış bulunan davanın gerçek dışı olduğu ortaya çıkacağını, davacının haksız ve yersiz davasının reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletinde karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini müvekkili Kurum adına talep ve beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne davacının 01.07.2022-04.07.2022 tarihleri arasında davalı iş veren yanında çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, tanık beyanlarının ispata elverişli olmadığını, 2-3 Temmuz günlerinin hafta sonuna denk geldiğini ve tek eczane olmaları sebebi ile nöbet usulü çalışma olmadığından davacının bu tarihlerde çalışmadığını, yine davacının 04.07.2022 tarihinde çalışması olmadığını, 04.07.2022-05.07.2022 tarihlerinde işe gelmediğine dair tutanaklar bulunduğunu davanın reddi gerektiğini belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Fer’i müdahil SGK vekili temyiz dilekçesinde özetle; yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan karar verildiğini, davacının 30/06/2022 tarihi sonrası çalışmasına ilişkin belge bulunmadığını, davanın reddi gerektiğini belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.