MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/86 E., 2025/90 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının eşi ... ...'ın ... ve ... sigortalısı olduğunu, müvekkilinin eşinin askerliğini de yaptığını, ... vefat etmeden önce Kuruma yaşlılık aylığı bağlanması talebinde bulunduğunu ve Kurumun bu talebi kabul ettiğini, müvekkilinin eşinin ölmeden önce belli bir süre yaşlılık aylığını aldığını, Kurumun daha sonra yaşlılık aylığını kestiğini, kesilme nedenini müvekkilinin bilmediğini, müvekkilinin eşi vefat edince Kuruma maaş bağlanması talebinde bulunduğunu, ancak Kurumun müvekkilinin bu talebini reddettiğini, ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı Kurumun ret gerekçesinin ... ...'ın ...'a tabi 1 yıl, ...'ya tabi 4 ay 6 gün olmak üzere toplam 1 yıl 4 ay 6 gün hizmet süresi bulunduğunu ve Kurumdan ölüm aylığı bağlanabilmesi için ... sigortalının 5 tam yıl hizmet süresi olması gerektiği, hizmet süresinin 5 tam yıl olmaması nedeniyle reddedildiğinin bildirildiğini, ... ...'ın askerlik borçlanması yapılması halinde müvekkiline ölüm aylığının bağlanmasının Kanun gereği olduğunu, kaldı ki müteveffanın 5 yıllık hizmet süresinin de bulunduğunu belirterek, davanın kabulüne, müvekkiline 01.06.2013 tarihinden itibaren maaş bağlanmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı Kurum üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının ... eşi ...’ın hak sahibi olarak ölüm aylığı almak için Kuruma başvurduğunu, başvurusunun müteveffanın çalışma sürelerinin toplam 5 yılı bulmadığı gerekçesi ile talebinin reddedildiği, ölüm aylığı bağlanmaması işleminin hukuka aykırı olduğunu beyan ederek işbu davayı ikame ettiğini, Kurum işleminde hukuka aykırılık olmadığını, davacının talebinin Kurum tarafından incelenerek haksız bir talep olduğu için reddedildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 21.10.2021 tarihli kararı ile tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacının murisi ...'ın tüm prim borçlarını ve gecikme zammını ödemiş olması, toplamda 5.577 gün sigortalı (4/a hizmetleri ile beraber) hizmetinin bulunması, tahsis talep tarihi itibariyle 1978 yılı sigorta başlangıcı ile yeterli sigortalılık süresinin bulunması hususları bir arada değerlendirildiğinde, 5510 sayılı Kanun'un geçici 54. maddesi doğrultusunda iptal edilen sigortalı hizmetlerinin geçerli sayılarak yaşlılık aylığına müstehak olduğu, kendisinin vefatı nedeniyle eşi ...'ın yaşlılık aylığının ölüm aylığına dönüşmesi ile ölüm aylığına hak kazandığı kanaatine ulaşılarak davanın kabulüne, "davacının murisi ...'ın 5510 sayılı Kanun'un geçici 54. maddesi doğrultusunda iptal edilen sigortalı hizmetlerinin geçerli sayılarak yaşlılık aylığına hak kazandığının ve vefatı nedeniyle eşi davacı ...'ın yaşlılık aylığının ölüm aylığına dönüşmesi nedeniyle 01.06.2013 tarihinden itibaren ölüm aylığına hak kazandığının tespitine" şeklinde gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının murisi ...'ın 5510 sayılı Kanun'un geçici 54. maddesi doğrultusunda iptal edilen sigortalı hizmetlerinin geçerli sayılarak yaşlılık aylığına hak kazandığının ve vefatı nedeniyle eşi davacı ...'ın yaşlılık aylığının ölüm aylığına dönüşmesi nedeniyle 01.06.2013 tarihinden itibaren ölüm aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 21.10.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 26.05.2022 tarihli Kararı ile davalı vekilinin Adana 2. İş Mahkemesi 21.10.2021 tarih, 2019/207 Esas - 2021/367 Karar sayılı ilamına yönelik istinaf başvurusunun, HMK.'nın 353/1-b maddesinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 26.05.2022 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, ".. Dosya kapsamı incelendiğinde, 15.12.1997 tarihli müstahsil makbuzu ile yapılan tevkifata istinaden 01.01.1998 tarihinden başlamak üzere 5451 gün Tarım ... prim ödeme günü, 1 26... a sigortalılık hizmeti toplam 5.577 gün üzerinden davacının murisine kısmi yaşlılık aylığı bağlandığı, 26.09.2011 tarihli ... no.lu ... oda kayıt tutanağına göre Oda kayıtlarının geçersiz sayılmasıyla davacının murisinin 31.12.1998 tarihinden itibaren Tarım ... sigortalılıklarının iptal edilerek yaşlılık aylığının da iptal edilmiş olduğu, davacının murisinin; 01.06.1998 - 30.04.2008 tarihleri arası Tarım ... sigortalılık sürelerini Ek 17. madde kapsamında ihya ederek 22.06.2011 tarihinde 12.358,71 TL olarak prim borçlarını ödediği, 30.04.2008 - 30.11.20 10... .351,73 TL prim borcunu yapılandırmak suretiyle 20.06.2011 tarihinde ödemiş olduğu, 30.11.2010 - 30.05.2011 arası prim borcunu 1.182,00 TL olarak 22.06.2011 tarihinde ödemiş olduğu, askerlik borçlanmasını 600 gün üzerinden 20.06.2011 tarihinde 4.798,91 TL olarak ödemiş olduğu, Mahkemece; 31.12.2013 tarihi öncesinde davacı murisi tarafından prim borçları ödenmiş olduğundan, geçici 54. madde hükmünden yararlandırılması gerektiği, iptal edilen sigortalılıklarının geçerli sayılması gerektiği ve davacının ölüm aylığına hak kazandığı değerlendirmesinin yapıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlığın, Oda kaydının usulsüz olmasından kaynaklı olduğu anlaşılmakla, 11.09.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 6552 sayılı Kanun'un 58. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'a eklenen geçici 54. maddesi "Mülga 4355 sayılı Ticaret ve Sanayi Odaları, Esnaf Odaları ve Ticaret Borsaları Kanun'u, mülga 5373 sayılı Esnaf Dernekleri ve Esnaf Dernekleri Birlikleri Kanun'u ve mülga 507 sayılı Esnaf ve Küçük Sanatkârlar Kanunu'na göre; esnaf ve sanatkâr siciline veya odasına ya da her ikisine birden kayıtları bulunmakla birlikte üye kayıtlarının mevzuata uygun olarak yapılmadığının tespit edilmesi üzerine, Kuruma kayıt ve tescili yapılmakla birlikte, 4. maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalılık süreleri geçersiz sayılarak iptal edilen sigortalılardan 22.03.1985 tarihinden sonraki sürelere ait prim, gecikme zammı ve gecikme cezalarının 31.12.2013 tarihine kadar ödenmiş olması şartıyla 4. maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalılıkları başlangıç tarihinden itibaren geçerli sayılır.
4. ve 7. maddeler ile 2926 sayılı Kanun'un 2., 5. ve 9. maddelerine göre kayıt ve tescili yapılanların, sigortalılık tescil ve sürelerine esas tarımsal faaliyetleri ile ilgili kurum ve kuruluş üye kayıtlarının mevzuata uygun olarak yapılmadığının tespit edilmesi üzerine sigortalılıkları geçersiz sayılarak iptal edilenlerin, tescillerinin yapıldığı tarihten 31.12.2010 tarihine kadar geçen sürelere ait prim, gecikme zammı ve gecikme cezalarının 31.12.2013 tarihine kadar ödenmiş olması şartıyla, 4. maddenin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendi kapsamındaki sigortalılıkları başlangıç tarihinden itibaren geçerli sayılır. Ancak, tevkifat kesintisine binaen geriye dönük yapılan tescillerden, tevkifatın yapıldığı tarihte ziraat odası kaydı bulunmayan, daha sonra geriye dönük tesis edilen kayıtlar geçerli kabul edilmez. " hükmüne amir olup, anılan yasal düzenlemeyle getirilen lehe uygulamanın, sahte sigortalılıkta uygulanması mümkün değil ise de Mahkemece öncelikle sigortalının bu kapsamda bir başvurusunun olup olmadığı ve Kurum tarafından kabul edilip edinilmediği belli olmadığından, anılan yasal düzenlemeden yararlandırılıp yararlandırılmayacağı yararlandırma hususunun Kurumun kabulünde olup olmadığı konusunda bu hususta çıkarılan 2014/32 sayılı Genelge çerçevesinde davacıya verilecek mehille Kuruma başvuru sağlanmalı ve varılacak sonuca göre değerlendirme yapılmalıdır.
Bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2022/10463 E. 2022/13308 K. sayılı Yargıtay ilamı sonrası davacı vekiline bozma ilamı çerçevesinde Kuruma başvuru yapması için süre verilmek istenmiş davacı vekili 3 no.lu celsede zaten Kuruma başvuru yaptıklarını Mahkememize beyan etmiş, bu hususta Kuruma müzekkere yazılmış, SGK yazı cevabında 6552 sayılı Kanun'un 58. maddesine yönelik ...'ın 26.12.2014 tarihinde başvuru talebini Kuruma verdiğini, madde kapsamında yapılan başvuruya Kurumca olumlu cevap verilmediği Mahkememize bildirilmiştir. Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden; 15.12.1997 tarihli müstahsil makbuzu ile yapılan tevkifata istinaden 01.01.1998 tarihinden başlamak üzere 5451 gün Tarım ... prim ödeme günü ,1 26... a sigortalılık hizmeti toplam 5.577 gün üzerinden davacının murisine kısmi yaşlılık aylığı bağlandığı, 26.09.2011 tarihli ... no.lu ... oda kayıt tutanağına göre oda kayıtlarının geçersiz sayılmasıyla davacının murisinin 31.12.1998 tarihinden itibaren Tarım ... sigortalılıklarının iptal edilerek yaşlılık aylığının da iptal edilmiş olduğu, davacının murisinin; 01.06.1998-30.04.2008 tarihleri arası Tarım ... sigortalılık sürelerini Ek 17. madde kapsamında ihya ederek 22.06.2011 tarihinde 12.358,71 TL olarak prim borçlarını ödediği, 30.04.2008-30.11.20 10... .351,73 TL prim borcunu yapılandırmak suretiyle 20.06.2011 tarihinde ödemiş olduğu,30.11.2010-30.05.2011 arası prim borcunu 1.182,00 TL olarak 22.06.2011 tarihinde ödemiş olduğu, askerlik borçlanmasını 600 gün üzerinden 20.06.2011 tarihinde 4.798,91 TL olarak ödemiş olduğu, Mahkemece; 31.12.2013 tarihi öncesinde davacı murisi tarafından prim borçları ödenmiş olduğundan, geçici 54. madde hükmünden yararlandırılması gerektiği, iptal edilen sigortalılıklarının geçerli sayılması gerektiği ve davacının ölüm aylığına hak kazandığı anlaşılmakla aşağıdaki şekilde davanın kabulüne dair karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili; 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel sağlık Sigortası Kanunu'nun mad. 32/2-a ya göre a) en az 1800 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş veya 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için, her türlü borçlanma süreleri hariç en az 5 yıldan beri sigortalı bulunup, toplam 900 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları pirimi bildirilmiş olma şartı ile ölüm aylığı bağlanabilir. Sigortalılık hem de prim gün sayısı bakımından şartları taşımayan davacının bu konuda hak sahibi olamayacağını, Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, ölüm aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
05.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.