MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/352 E., 2024/110 K.
Taraflar arasında Mahkemede görülen iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 21( Kapatılan) Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı mirasçılar vekili tarafından temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile davacının 1997 Aralık ayında ... Belediyesinde geçici işçi statüsünde çalışmaya başladığını, tabela- reklam-afiş-el ilanı vb. ve işyeri açma çalıştırma ruhsatı takibi kapsamında Gelir Müdürlüğüne denetim görevlisi olarak atandığını, davalı idare tarafından ay sonu itibariyle 620 personelin iş akitlerinin son bulacağının, 6 ay sürecek bu durumdan sonra 240 personelin geri döneceği ama kimlerin geri döneceğinin belli olmadığı şeklinde konuşulmaya başlandığını, 620 personelin korku ile çalıştığını, tüm bu olanların kriz Türkiye'sinde yaşandığından ötürü davacı da dahil olmak üzere tüm çalışanları psikolojik olarak olumsuz etkilendiğini, idarenin dedikodulara karşı tepkisiz kaldığını, 30 Temmuz 2004 günü davacının içerisinde bulunduğu ruh halinden kaynaklanan nedenle sinir boşalması geçirdiğini, ... SSK Hastanesinde bir gün süre ile tedavi edildikten sonra ertesi günü evinde takrar rahatsızlandığını, ... Devlet Hastanesinin acil servisine götürüldüğünü, orada yapılan tetkikler sonucunda kafatasında kırık olduğunu ve beynin zarar görmesine varan yüksek derecede ödem meydana geldiğinin tesbit edildiğini, 01.06.2003 tarihinde ameliyat olduğunu, 3 ay boyunca hastanede tedavi olduğunu, 2 yıl boyunca destekli baston ile yürümek zorunda kaldığını, 31.07.2003 tarihinde davalı tarafından işten çıkartıldığını, davacının esiri olduğu hastalık yüzünden iş bulamadığını, işyerinde gerçekleşen bu olayın iş kazası olduğunu, bu kazadan sonra davacının %68 oranında özürlü hale geldiğini belirterek, 200,000 TL manevi tazminatın, ayrıca yargılama sonucu belirlenecek maddi tazminatın olay tarihi olan 30 Temmuz 2003 tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevabında; davacının geçirmiş olduğu rahatsızlığın iş kazası olmadığını, davalı ... ... ilinde bulunduğundan ... İş Mahkemelerinin yetkili olduğunu belirterek, haksız olduğunu iddia ettiği davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemenin 18.12.20 15... /1 76... /529 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin 18.12.2015 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 11.07.20 17... /109 78... /5953 Karar sayılı ilamıyla, "Yapılacak iş; Sigortalının işe giriş öncesi ve sonrasındaki tüm tedavi evrakları temin edilerek, işverenin sigortalının periyodik sağlık muayenelerini yaptırıp yaptırmadığı, bu muayenelerde epilepsi rahatsızlığı veya davaya konu olay tarihinde vukubulduğu iddia edilen bayılma olayı ile ilgili bir bulguya rastlanıp rastlanmadığı, iş kazası tarihinden önceki tarihlerde sigortalının bünyesini zorlayacak bir çalışma yaptırılıp yaptırılmadığı, olay günü sigortalıyı işyerinde rutin dışında bir gerginlik ve stres içine sokacak bir olayın cereyan edip etmediği, çalışma şeklinin iş kazasına neden olup olmayacağı araştırılmak, işyeri hekimliği, işgücü sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman olan bir nöroloji uzmanı bilirkişinin de yer alacağı bilirkişi heyetinden kusur raporu almak, verilen raporu dosyadaki bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirmek ve çıkacak sonuca göre, karar verilmekten ibarettir. 2- Aynı zamanda Somut olayda, davacıda mevcut sürekli iş göremezlik oranının %30,2 olarak belirlendiği, 26.03.2014 tarihinde kontrol edileceğinin öngörüldüğü, kontrol neticesine ilişkin dosya kapsamında bilgi bulunmadığı anlaşılmaktadır. Sigortalıya bağlanacak gelir ve hükmedilecek tazminatın miktarını doğrudan etkilemesi nedeniyle, işçide oluşan meslekte kazanma güç kayıp oranının hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeksizin saptanması gerektiği açıktır. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir." gerekçesi İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra verilen temyiz incelemesine konu 19.03.2024 tarih, 2017/352 Esas, 2024/110 Karar sayılı kararı ile "...bozma ilamından sonra yapılan yargılama neticesinde davacının yaşadığı rahatsızlığın davalının eyleminden kaynaklandığına dair bir delil bulunmaması sebebiyle illiyet bağı bulunmadığından davalı tarafın sorumluluğuna gidilmesinin mümkün olmadığı kanaatine varılarak... " gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen18.02.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı mirasçılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı mirasçılar vekili temyiz dilekçesinde özetle, davalının davaya konu kazanın meydana gelmesinde tamamen kusurlu olduğu davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
1. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi, 439. maddesi.
2. Değerlendirme
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; davacı mirasçılar vekilinin temyiz dilekçesinde davacının tazminat istemleri hakkında kurulan hükümlere yönelik ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı mirasçılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Fazla yatırılan temyiz harcının ve temyiz yoluna başvuru harcının istek halinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
05.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.