MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/90 E., 2024/4165 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2015/410 E., 2022/1033 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalılar ... ve ... İnşaat ... Şirketi vekili tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; sigortalının19.01.2014 tarihinde meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
II. CEVAP
1.Davalı ... İnş. ve .... Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın öncelikle husumetten reddi gerektiğini, davacı tarafından her ne kadar 19.01.2014 günü asıl işveren Milli Eğitim Bakanlığının üstlendiği ve bir kısım işleri diğer davalı ... ve .... Şti.'ye taşeron olarak yaptırdığı, ... Mahallesi İmam Hatip Lisesi inşaatında kalıp işçisi olarak çalıştığı iddiası ile işbu dava açılmış ise de davacının iddiaları asla kabul edilmemek kaydı ile bu inşaatın ... İnşaat ve ....Şti tarafından yapılan bir inşaat olmadığını, bu inşaatın şirket tarafından değil ... tarafından yapılan bir inşaat olduğunu, şirket aleyhine açılan davanın husumetten reddi gerektiğini açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ... Vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu olayda Milli Eğitim Bakanlığının sorumluluğu bulunmadığını, davacı ile Bakanlık arasında iş hukuku çerçevesinde ilişki bulunmadığını, okul inşaatında sorumluluğun yüklenici şirkette olduğunu, yüklenici şirket ile işçi arasında iş akdi yapılmakta ve sorumluluğun da yüklenicide bulunduğunu, firmanın istediği işçiyi çalıştırmakta serbest olduğunu, davacının dava konusu olayla ilgili zararlarında hukuki muhatabının bakanlık olmadığını, yüklenici şirket olduğunu, bu sebeple Milli Eğitim Bakanlığının husumet mevkiinden teslimi denilen biçimde işin verilmesi durumunda asıl işverenin alt işveren ilişkisi söz konusu olmayacağından ve ihale makamına sorumluluk yüklenemeyeceğinden okul inşaat işinin hangi şekilde yüklenici şirkete verildiğinin incelenmesi gerektiğini, dava konusu olayda Milli Eğitim Bakanlığının kusuru bulunmadığını, kusursuz sorumluluk hallerinde dahi uygun illiyet bağının bulunması gerektiğinden kusursuz olarak da davalı idarenin sorumluluğuna gidilemeyeceğinin açık olduğunu, haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinin 12.05.2015 havaleli ... tarafından ... İnş. ve .... Şti. İle Milli Eğitim Bakanlığına karşı açılmış olduğunu, 26.02.2018 havale tarihli dilekçede ise davacı tarafından dava dilekçesinde ... Mühendislik yerine ... İnşaat .... Şti.'nin sehven davalı olarak gösterildiğini, 12.02.2018 tarihli celsenin 1 no.lu ara kararı gereğince davalı olarak husumeti HMK'nın 124.maddesinde belirtilen iradi taraf değişikliği hükümlerine göre ... Mühendislik Şirketine yönelttiklerini belirtmiş ise de ne dava dilekçesinin ne de davacının 26.02.2018 tarihli dilekçesinin müvekkili tarafından kabulünün mümkün olmadığını, maddi bir hatadan kaynaklanan ve dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebinin karşı tarafın rızası aranmaksızın hakim tarafından kabul edileceğinin belirtildiğini, davacının müvekkili hakkında dava açmadan müvekkiline davayı yöneltmesinin asla kabul edilemeyeceğini, müvekkiline adına açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
"Dosyaya getirtilen iş kazası tahkikat evrakları, denetmen raporu, sigortalının şahsi dosyası ve tüm dosya kapsamına göre 19.01.2014 tarihinde Konya ... ... Mah. 40 Derslikli İmam Hatip Ortaokulu İnşaatında çalışan ...'un inşaatta dengesini kaybetmesi sonucu 6-6,5 m yükseklikten düşerek yaralanması şeklinde meydana geldiği, davacının SGK Başkanlığı Kocatepe Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezinin 01.08.2016 tarih ve 007268 sayılı Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı (Sürekli İş Göremezlik Derecesi) Tespitine İlişkin Sağlık Kurulu Kararı'nda davacı kazalı işçinin % 35,2 oranında malul kaldığı, iş kazasında tarafların kusur durumlarının tespiti amacıyla kusur bilirkişi raporlarının aldırılmış olduğu, mahkememizce inşaat mühendisi iş sağlığı ve güvenliği uzmanlarından oluşan bilirkişi heyetine tanzim ettirilen 15.02.20 19... .09.2018 tarihli kusur raporlarında dava konusu iş kazasının meydana gelmesinde yüklenici ...'ın iş kazasının meydana gelmesinde %80 oranında kusurlu olduğu ve davacı ...'un %2 0 oranında kusurlu olduğunun tespiti yapıldığı, davalılar ... İnş. ve .... Şti. Ve Milli Eğitim Bakanlığına kusur izafe edilmediği, anılan kusur raporlarının birbirini teyit ettiği, taraflara izafe edilen kusur oranlarının örtüştüğü, raporların kazanın meydana geliş şekline ve dosya kapsamına uygun olduğu, maddi tazminat yönünden davalı ...'ın sorumlu olduğu anlaşılmış, 15.02.2019 tarihli kusur raporunun hükme esas alınması gerektiği kanaatine varılmıştır.
Davacının maddi zararının hesaplattırılması amacıyla mahkememizce tanzim ettirilen 20.09.2022 tarihli hesap raporunda, davalının kusur oranı karşılığı sorumlu olduğu geçici iş göremezlik süresinde uğradığı maddi zararın 8.150,50 TL, sürekli iş göremezlik dönemi maddi zararın 766.519,69 TL olduğunun tespit edildiği, yine maddi zararının hesaplattırılması amacıyla mahkememizce tanzim ettirilen 22/07/2022 tarihli doktor raporunda faturalandırılamayan zorunlu tedavi giderlerinin 8.107,27 TL olduğu, davacının kusur oranın % 20 olduğu anlaşıldığından faturalandırılamayan zorunlu tedavi giderlerinin 6.485,81 TL olduğu, bakıcı giderlerinin 6.495,90 TL olduğu, davacının kusur oranın % 20 olduğu anlaşıldığından bakıcı giderlerinin 5.196,72 TL olduğu anlaşılmış, bakıcı giderleri, faturalandırılamayan zorunlu tedavi giderleri, geçici ve sürekli iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminatın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacının manevi tazminat talebine ilişkin yapılan değerlendirme sonucunda ise; kaza tarihi, kazanın oluş şekli, davalı ...'ın iş kazasının meydana gelmesinde % 80 oranında kusurlu olduğu ve davacının %20 oranında kusur oranı, , tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davacının % 35,2 olarak belirlenen maluliyet oranı, kaza tarihi, 26.06.19 66... /7-7 sayılı içtihadı birleştirme kararının içeriği ve öngördüğü koşulların olayda gerçekleşme biçimi, hak ve nesafet kurallarına göre taktir olunan 70.000,00 TL manevi tazminatın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran miktarda olduğu kanaatine ulaşılarak davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Konya ... ve ...Başkanlığı tarafından ihale edilmesi, ihale komisyon kararında, iş kazasının meydana geldiği okul inşaatı işinin en avantajlı teklifi veren ...'a ihale edilmesine karar verildiğinin belirtilmesi, ... ... Mahallesi 40 Derslikli Yeni İmam Hatip Ortaokulu İnşaatı İşine Ait Sözleşme- Anahtar Teslimi Götürü Bedel Sözleşmesinde; Konya ... ve ...Başkanlığı'nın "idare” ...'ın “yüklenici” sıfatıyla yer alması ve SGK Müfettişinin 13.02.20 17... 6-1/İR/1 sayılı inceleme raporunda işyerinin 5510 sayılı kanunun 11. Maddesi kapsamında bir işyeri ve ...'ın aynı kanunun 12. Maddesi kapsamında işveren olduğu tespit edildiğinden söz konusu işyerinde ...'ın şirket olarak değil şahıs olarak işin yüklenicisi ve kazalı çalışan ...'un işvereni olduğu anlaşılmıştır.
Dosya kapsamından davalı ... İnşaat ve ... Şti ve Milli Eğitim Bakanlığının davaya konu iş kazasına ilişkin sorumlu olmadığı, davalının kusuru olmadığı anlaşıldığından davalılar yönünden reddine karar verilmiştir.
Yine dosya kapsamında davalı ... Ltd şirket vekilinin davalı ...'ın iş bu dosyada davalı sıfatının olmadığını belirtmiş olsa da dosyanın incelenmesinde mahkememizin 11/04/20 18... nolu celsesinde davalıya dava dilekçesinin tebliğe çıkarılmasına ilişkin ara karar kurulduğu, dava dilekçesinin davalıya usulüne uygun bir şekilde tebliğ edildiği görülmüş, ...'ın davalı olarak eklendiği görülmekle hakkında hüküm kurulmuştur.
Davacı vekili her ne kadar efor kaybı talebinde bulunmuş olduğu görülse de dosya kapsamında sürekli ve geçici iş göremezlik kapsamında hüküm kurulduğu anlaşıldığından bu alacak kalemine ilişkin karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Yine her ne kadar dosya kapsamında davacı vekilinin bedel arttırım dilekçesi sunmuş olduğu görülse de kısa kararın taraflara tefhiminden sonra sunulan bedel arttırım dilekçesi hakkında mahkememizce değerlendirme yapılamamıştır." gerekçesiyle;
"1-8.150,50 TL geçici iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminatın taleple bağlı kalınarak 1.500 TL’sinin 19.01.2014 iş kazası tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle davalı ...’dan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına,
2-766.519,69 TL sürekli iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminatın taleple bağlı kalınarak 1.500 TL’sinin 19.01.2014 iş kazası tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle davalı ...’dan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına,
3-6.485,81 TL belgelenemeyen tedavi giderinden kaynaklanan maddi tazminatın taleple bağlı kalınarak 1.000 TL’sinin 19.01.2014 iş kazası tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle davalı ...’dan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına,
4-5.196,72 TL bakıcı giderinden kaynaklanan maddi tazminatın taleple bağlı kalınarak 900 TL’sinin 19.01.2014 iş kazası tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle davalı ...’dan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına,
5-70.000,00 TL manevi tazminatın 19.01.2014 iş kazası tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle davalı ...’dan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
6-Davacının efor kaybı talebi hususunda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davalı ... İnşaat ve .... Şti. ve Milli Eğiti Bakanlığı adına açılan davanın reddine," karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... ve ... İnşaat ... Şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya içindeki belgelere göre husumet tevcihinde hata olmadığı, Mahkemece hükme esas alınan hesap bilirkişisi raporunda TRH 2010 yaşam tablosu dikkate alınarak hesaplama yapıldığı kusur dağılımının tanık beyanları ile dosya kapsamına göre olayın oluş şekline uygun olduğu, raporun kaza tarihi itibarı ile uygulanması gerekli Kanun hükümleri irdelenerek düzenlendiği, heyette bulunan bilirkişilerin, iş kazasının işçi sağlığı ve iş güvenliği uzmanlarından seçildikleri, raporların gerekçeli, hüküm tesisine elverişli ve yeterli olduğu, kusur oranlarının dayanakları belirtilmek suretiyle tespit edildiği, dava konusu iş kazası sonucunda davacıda oluşan maluliyet oranı, tarafların kusur oranları, sosyal ekonomik durumları ve kaza tarihindeki paranın satın alma gücü dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminatın hakkaniyete uygun olduğu anlaşılmakla vakıa ve hukuki değerlendirmede usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle; davalılar vekillerinin istinaf başvurularının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalılar ... ve ... İnşaat ... Şirketi vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a. ... adına açılmış bir dava olmadığını, HMK.'nın 124. madde kapsamında taraf değişikliğini kabul etmediklerini, davacının davalının işçisi olmadığını, akrabalarını ziyaret amacıyla inşaat alanına geldiğini, epilepsi rahatsızlığı nedeniyle zemin kattan düştüğünü, hastalığının maluliyete etkisinin araştırılmadığını,
b. Maddi tazminatın fahiş olduğunu,
c. Bakanlığın da işbu olayda sorumlu olduğunu,
d. Vekalet ücretinin eksik hükmedildiğini,
e.Davacının bakıcıya ihtiyaç duyduğu bir bakıcı tuttuğu yönünde ispatı yokken SGK sı dahi dahil ederek bakıcı gideri hesap edilmesinde ve hüküm kurulmasında usul ve yasaya uygunluk bulunmadığını belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
1.Manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanunun 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
b.6100 sayılı HMK nın 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır.
c.Dosya içeriğine göre, temyize getirilen miktarlar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırının altında bulunduğu anlaşılmakla temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.
2.Maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve davalıların taraf olduğu SGK tarafından açılan rücuen tazminat dosyasında davacı kazalının iş göremezlik oranının %35,2 oranında tespit edilerek kesinleştiğinin anlaşılmasına göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Manevi tazminata yönelik temyiz dilekçelerinin miktardan REDDİNE,
2.Maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.