MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1913 E., 2025/1727 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 14. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/226 E., 2024/98 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı birleşen dosya davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı birleşen dosyada davalı vekili, müvekkilinin ... sicil sayılı ...'e ait iş yerindeki 2006/12.dönemine ait 18 günlük çalışmasının iptal edilerek davalı Kurum tarafından 2010 yılı Ekim ayında bağlanan ve 2020 yılı Kasım ayında iptal edilen emeklilik işleminin iptal edilmesine yönelik Kurum işleminin iptali ile müvekkilinin 2010 yılı Ekim ayından itibaren emekli sayılarak yaşlılık aylığının bağlanmasına ve sözde yersiz ödendiği iddia edilen emekli aylıklarının iadesine ilişkin Kurum işleminin iptaline ve 2020 yılı Kasım ayında kesilen ve yeniden emekli maaşı bağlanan Şubat 2021 tarihine kadar kendisine ödenmeyen emekli maaşları ile ilgili olarak davalı Kurumdan faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İzmir 14. İş Mahkemesinin 2023/2 79... /181 Karar sayılı birleşen dava dosyasında davacı SGK Başkanlığı vekili, müvekkili Kurumdan yaşlılık aylığı alan davalının sigortalılık bildirimlerinin sahte olduğunun tespit edilmesi nedeniyle, işlemiş faiz ile birlikte toplam 257.996,24 TL'nin tahsili amacıyla ... . İcra Müdürlüğünün 2023/5396 Esas sayılı dosyası ile icra takibi açıldığını, ancak davalı tarafça takibe itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğunu beyanla, itirazın iptali ile %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK Başkanlığı vekili, Kurumca iptal edilen 18 günlük hizmetinin ise 2006/12. ayında ... sicil sayılı "..." unvanlı iş yerinde geçtiğinin tespit edildiğini, davacının iptal edilen hizmetlerinin geçtiği iddia edilen diğer davalı ...'in ise müvekkili Kurumda ... sicil sayılı "Mobilyaların ve ev döşemelerinin onarımı" mahiyetli "... ... .../İzmir adresinde kurulu iş yerinin işvereni olduğunu, söz konusu işyerinin 19.10.2006 tarihinde kanun kapsamına alındığını ve yine 19.10.2006 tarihinde kanun kapsamından çıktığının tespit edildiğini, davacının 2006/12. ayında iptal edilen 18 günlük hizmetinin diğer davalı ... nezdinde çalıştığını iddia ettiğini, davacının iddia ettiği üzere Kurum kayıtlarında görünen hizmetleri dışındaki fiili hizmetlerinin varlığı, çalışmanın gerçekte hangi tarihte başladığı, ne kadar süre ile devam ettiği ve sürekliliği, hangi işveren nezdinde geçtiği hususlarının tespit edilmesi gerektiğini, davacının fiili hizmetlerinin tespit edilmesi durumunda bu sefer davacının işvereni ile olan ilişkisinin niteliğinin (iş akti olup olmadığı hususu) araştırılması gerektiğini, çalışma iddiasının resmi belgelerle ispat olunması gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... tarafından davaya cevap verilmediği görülmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davacının davalı ...'e yönelik davasının reddine,
2-Davacının, aylığının kesilmesine yönelik Kurum işleminin iptali ile davacının 16.11.2010 - 19.11.2020 tarihleri arasında ödenen aylıklar ve ödenen bayram ikramiyeleri nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, davacının yeniden bağlanan aylığından 16.11.2010-19.11.2020 tarihleri arasında ödenen ve yersiz ödeme olduğu kabul edilen ödemelere istinaden kesinti yapılmasına yönelik Kurum işleminin iptaline,
Birleşen dava olan Mahkememizin 2023/279 Esas sayılı dava dosyası yönünden;
1-Davanın reddine," dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı birleşen dosyada davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "İzmir 14. İş Mahkemesinden verilen 13.02.2024 tarih, 2021/226 Esas ve 2024/98 Karar sayılı kararına yönelik davalı - Birleşen İzmir 14. İş Mahkemesinin 2023/2 79... /181 Karar sayılı dosyasında davacı SGK Başkanlığı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine," karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özele; yazılı delil niteliğindeki resmi Kurum kayıtları karşısında davacının da iddiasını aynı mahiyette yazılı deliller ile ispat etmek zorunda olduğunu, yeterli araştırmalar yapılmaksızın hatalı bilirkişi raporu hükme esas alınarak karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 2006/12. dönemine ait 18 günlük çalışmasının fiili çalışmaya dayalı olmaması nedeniyle iptal edilerek 2010 yılı Ekim ayında bağlanan ve 2020 yılı Kasım ayında iptal edilen emeklilik işleminin iptal edilmesine yönelik Kurum işleminin iptali ile kesilen aylığın kesildiği tarihten yeniden bağlanması istemine ilişkindir.
Sahte sigortalılığa dayanan davalar hizmet tespiti içerikli olmakla, davanın yasal dayanağını oluşturan 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesinde bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunlu olup Mahkemece, tarafların sunduğu deliller ile yetinilmemeli, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ilgili hükümleri esas alınarak kendiliğinden araştırma ilkesi benimsenmeli, sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır.
Kısmi yaşlılık aylığını düzenleyen 506 sayılı Kanun'un Geçici 81. maddesinin C bendine göre a) 23.05.2002 tarihinde 15 yıllık sigortalılık süresini kadın ise 50, erkek ise 55 yaşını doldurmuş ve 3600 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş bulunanlara istekleri halinde yaşlılık aylığı bağlanır.
b) 23.05.2002 tarihinde (a) bendinde öngörülen şartları yerine getiremeyenlerden bu şartları;
ba) 24.05.20 02... .05.2005 tarihleri arasında yerine getirenler kadın ise 52, erkek ise 56 yaşını doldurmuş olmaları,
bb) 24.05.20 05... .05.2008 tarihleri arasında yerine getirenler kadın ise 54, erkek ise 57 yaşını doldurmuş olmaları,
bc) 24.05.20 08... .05.2011 tarihleri arasında yerine getirenler kadın ise 56, erkek ise 58 yaşını doldurmuş olmaları,
bd) 24.05.2011 tarihinden sonra yerine getiren kadınlar 58, 24.05.20 11... .05.2014 tarihleri arasında yerine getiren erkekler 59 yaşını doldurmuş olmaları,
be) 24.05.2014 tarihinden sonra yerine getiren erkekler 60 yaşını doldurmuş olmaları, şartı ile yaşlılık aylığından yararlanabilirler.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre; davalı/birleşen davada davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Somut olayda, eldeki davada Mahkemece davacının ... sicil numaralı iş yerinde çalışmadığı hususu sabit görülmesine rağmen; tahsisde 18 günlük süre esas alınamayacağından kabule ilişkin kararı hatalıdır. Bu durum bozma nedenidir. Aylık koşulları değerlendirilirken yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler de göz önünde bulundurularak, davacının iptal edilen sigortalılık süresi dışında, mevcut prim ödeme gün sayısı belirlenerek irdeleme yapılmalı, davacının aylık-kısmi aylık şartları bu kapsamda ve yargılama sırasında oluşması halinde istemi durumunda bağlanabileceği hususu gözetilmeli, davacı adına davalı Kurum tarafından çıkarılan yersiz ödeme borç miktarı da buna göre belirlenmeli, davacı istemi bu çerçevede değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1-Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.