MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/884 E., 2025/1498 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 14. ... Mahkemesi
SAYISI : 2022/248 E., 2024/809 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı, dahili davalı ... ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin 1999 yılı Mayıs ayından 11.09.2014 tarihine davalı işverene ait işyerinde ve dava dışı ... isimli şahıs firmasında bilfiil kesintisiz mağaza sorumlusu olarak çalıştığını, müvekkilinin davalı işverenin sahibi olan ...’ın üzerinden 20.12.1999-30.04.2000 tarihleri arasında, davalı işverene ait işyeri üzerinden ise 05.11.2001-30.07.2014 tarihleri arasında sigortalı olarak gösterildiğini, müvekkilinin davalı tarafça 30.04.2000-05.11.20 01... .08.2014-11.09.2014 arası sigortasız olarak çalıştırıldığını, almış olduğu en son aylık ücretinin resmi kayıtlarda asgari ücret olarak gösterildiğini, bu durumun gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin almış olduğu en son maaşının net 4.000,00 TL olduğunu beyanla müvekkilinin aldığı son net maaşının 4.000,00 TL olarak tespiti ile işveren tarafından eksik ödenen primlerinin tamamlanmasını ve işe giriş tarihinin 01.05.2000 olarak tespitine, sigortaya bildirilmeyen gün sayısının yine davalı işveren tarafından tamamlanmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ...San. ve.... Şti. vekili; zamanaşımı itirazında bulunduklarını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının maaşının aylık net 4.000,00 TL olduğu iddiasını kabul etmediklerini, davacının iddiasına dayanak yapmış olduğu ... Bankası ... Şubesine verilen maaş yazısının ekonomik sıkıntı içerisinde olması nedeni ile borçlarını ödemek için yüklü miktarda kredi çekmek ihtiyacı olduğundan dolayı talebi üzerine davacının maaşının 4.000,00 TL olduğunun yazıldığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekili, zamanaşımı def’inde bulunduklarını, davanın bu yönden de reddinin gerektiğini, bu tür davaların kamu düzenini ilgilendiren davalar olduğunu, iddianın resmi ve yazılı belgelerle ispatlanmasının gerektiğini, somut davada davayı ispatlayıcı herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne; davacının dahili davalı ... adına tescilli ... sicil numaralı işyerinde, 20.12.1999-04.11.2001 tarihleri arasında hizmet akdine tabii olarak sigorta primine esas kazancın alt sınırından toplam 675 gün çalıştığının, bu çalışmasının 20.12.1999-30.04.2000 tarihleri arasında geçen 131 gününün Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirildiğinin, 01.05.2000-04.11.2001 tarihleri arasında geçen 544 gününün ise Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmediğinin tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine; davacının 30.08.2014-11.09.2014 tarihleri arasında davalı ...San. ve.... Şti.'ye ait ... yerinde çalıştığının tespitine yönelik talebinin hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine; davacının prime esas kazancın tespitine yönelik talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, dahili davalı ... vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekili, dahili davalı ... vekili ile fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili dilekçesinde özetle; davacının bilfiil kesintisiz olarak mağaza sorumlusu olarak çalıştığını, bu durumun tanık beyanlarından da anlaşıldığını, bu sebepten 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçmemiş olduğunu, müvekkilinin almış olduğu en son aylık ücreti resmi kayıtlarda, her ne kadar asgari ücret olarak gözüküyor olsa da bu durum gerçeği yansıtmadığını, davacının en son maaşının net 4.000,00.TL olduğunu, aynı işte yaklaşık olarak 15 yıl boyunca çalışan bir kişinin halen asgari ücret ile çalışıyor olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalılara ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece dinlene iki tanığın tahmini beyanı doğrultusunda hüküm kurulduğunu kök ve ek raporun aksine hüküm kurulduğunu, davacıya ait hizmet döküm cetvelinin incelenmesinde adına 20.12.1999-30.04.2000 tarihleri arasında hizmet bildirimi yapan davalı şirketin sahibi ...’a ait ... sicil no.lu ... Cad. No:146 ...adresinde bulunan “Perakende Kuyumculuk” mahiyetli işyeri, 01.07.1999-03.07.2003 tarihleri arasında 506 sayılı Kanun kapsamında olup, davacının bu işyerinden 30.04.2000 tarihinde bu işyerinden çıkışı verildiğini, bilahare davacı adına 05.11.2001 tarihinden itibaren ... Cad. No:56 ...adresinde bulunan ...San. ve.... Şti.’ye ait ... sicil no.lu işyerinden hizmet bildirilmeye başlandığı, 24.09.2014 tarihinde kadar tam ve eksiksiz olarak hizmet bildirimi yapıldığı, ekte sunulan Ticaret Sicil Gazetesi kayıtlarına göre şirketin 02.01.2001 tarihinde Ticaret Siciline tescil edilerek kurulduğu, söz konusu şirkete ait işyeri dosyasının 04.11.2001 tarihinde 506 sayılı Yasa kapsamına alındığını, davacının hizmet döküm cetveline göre göre; ... sicil no.lu ... işyerinde 01.07.1999-29.02.2000, ... ve ortağı ünvanlı ... sicil no.lu işyerinde 01.03.2000-25.01.2001, yeniden ... sicil no.lu ... işyerinde 01.02.2001-30.08.2001 ve son olarak, ... sicil no.lu ...San. ve.... Şti.’ye ait işyerinde 05.11.2001-28.02.2010 tarihleri arasında tüm dönemlerde ismi bulunan ve bordro tanığı olduğu anlaşılan davacı tanığı ...; “kendisinin davalı işyerinde 1999 yılında çalışmaya başladığını, davacının ise kendisinden 3 ay sonra çalışmaya başladığını, ikisinden başka çalışan olmadığını, kendisinin 13 yıl kesintisiz çalıştığını ancak davacının işe girdikten 1,5-2 yıl sonra işlerin sakin olması nedeni ile işten çıkarıldığını, 5-6 ay sonra tekrar işe alındığını, bu sürenin 5-6 aydan fazla da olabileceğini” beyan ettiğini, buna göre, davacının ...’de 01.05.2000-05.11.2001 tarihleri arasında görülen bu boşluk döneminin çalışmadığı süreye isabet eden dönem olduğunu, dinlenen diğer tüm tanıkların çalışma sürelerinin ise dava konusu uyuşmazlık süresinden daha sonrasına ait olduğunu, davacının 30.04.2000 tarihinde işten çıkışının bulunduğu görülmekle; 03.04.2017 tarihinde açılan ... bu davada; çalışmanın blok çalışma olduğunun ispatlanamadığı, dolayısıyla çıkış bildirimi sonrası boşta kalan çalışma iddiası yönünden 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.
Fer'i müdahil Kurum vekili dilekçesinde özetle; davada Yargıtay’ın bu tür hizmet tespiti davalarında aradığı tanıklığa haiz şartları taşıyan tanıklar dinlenmeden yeterli araştırma yapılmadan ayrıca tanıklar beyanları doğrultusunda davacının söz konusu işyerindeki çalışmasının diğer davalı işverenler arasındaki ilişkinin niteliği hususu yeterince açıklığa kavuşturulmadan davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hukuka uygun olmadığını, Kurumun "prime esas kazanç tespiti" davalarında "davalı" konumunda olduğunu, reddedilen bu talep yönünden Kurum lehine de "vekalet ücreti"ne hükmedilmesi gerektiğini belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının davalılara ait ... yerlerinde Mayıs 19 99... .09.2014 tarihleri arası çalıştığına dair hizmet tespiti istemine ve prime esas kazanç tutarı tespiti istemine istemine ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı, dahili davalı ... ve fer'i müdahil Kurum vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgililerden ayrı ayrı alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.