MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1218 E., 2025/893 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Giresun İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/56 E., 2024/115 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davacının vefat eden muris eşi ...'nin 10.08.19 90... .08.1994 tarihleri arasında ... sicil no.lu işveren ... Otomotiv Bakım Limited Şirketi yanında aralıksız ve sürekli çalıştığını, ölüm aylığı için yapılan başvuruya ''dilekçenize istinaden 12765660 sigorta sicil no.lu ...'nin 33 yıllık sigortalılık süresi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a bendi kapsamında işveren tarafından Kurumumuza bildirilen 546 prim gün sayısı olduğu görülmüştür. ...'nin 5 yıllık sigortalılık süresi mevcut olup 900 prim gün sayısı olmadığı tespit edildiğinden ölüm aylığı bağlanamamaktadır." gerekçesi ile Kurum tarafından reddedildiğini, davalı işyerinde sürekli ve kesintisiz çalışmasına rağmen eksik gün bildirimi yapıldığını belirterek müvekkilinin murisinin ... sicil no.lu işyerindeki 10.08.1990 tarihi ile 31.08.1994 tarihleri arasındaki hizmetinin kesintisiz olarak aylık 30 gün olduğunun tespitine, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline, tahsis talep tarihi olan 14.12.2021 tarihini takip eden aybaşından itibaren müvekkiline aylık bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili; açılan davanın "Hizmet Tespiti Davası" ile "Ölüm Aylığı Talebinin Reddine İlişkin Olan Kurum İşleminin İptali Davası" olduğu, bu davaların birlikte görülmesine imkan bulunmadığından tefrik edilmesi gerektiğini, davacının tahsis talep tarihi olan 14.12.2021 tarihini takip eden aybaşından itibaren ölüm aylığı bağlanması talebinin ise, "tahsis talep tarihi olan 14/12/2021 tarihinde" müvekkil Kurum kayıtlarında ... eşinin 900 gün sigortalı hizmetleri bulunmadığından dolayı yasal şartları taşımadığından reddi gerektiğini, müvekkili Kurumun, davacının tahsis talep tarihi olan 14.12.2021 tarihinde ... eşinin Kurum kayıtlarında mevcut 511 gün üzerinden tahsis talebini reddetmesi işleminde bir isabetsizlik bulunmadığını, davacının aksi yöndeki ölüm aylığı taleplerinin ise ... eşin hizmet gününün başvuru tarihinde yeterli olmadığı yönündeki ikrarları doğrultusunda hukuki menfaat yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...cevap dilekçesi sunmamış, davalı iş yeri yetkilisi duruşmada davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir .
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile 2...0 sigorta sicil numarasında kayıtlı ... ...’nin, davalı ... Otomotiv Bakım Ltd. Şti.'ye ait ... sicil numaralı işyerinde 10.08.1990-31.08.1994 tarihleri arasında aylık 30 gün sürekli olarak hizmet akdine dayalı olarak 5510 sayılı Yasa'nın 4/1-a kapsamında çalıştığının tespitine, Kuruma bildirilen sürelerin dışlanmasına, davacının tahsis talep tarihi olan 14.12.2021 tarihini takip eden aybaşı olan 01.01.2022 tarihinden itibaren ölüm aylığına hak kazandığının tespitine, aksine Kurum işleminin iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının eşi ...'nin prim gün sayısının 900 den az olması nedeni ile Dul/Yetim aylığı talebinin reddi üzerine davacı eşi müteveffanın davalı ... no.lu işyerindeki 10.08.1990 tarihi ile 31.08.1994 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığının tespitini ve emekli maaşı bağlanmasını talep ettiği, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, dönem bordro tanığı ve komşu işyeri tanıklarının beyanlarından davacının uyuşmazlık konusu tarihlerde davalı işyerinde kesintisiz çalıştığı, davacı murisinin davalı işyerinde sürekli kesintisiz biçimde çalıştığının somut ve inandırıcı delillerle kanıtlanması nedeniyle Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı ... vekilinin istinaf talebi yerinde görülmemiş ve istinaf talebinin esastan reddine dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davalı işveren tarafından müvekkili Kuruma, davacının mütefevva eşi adına işe giriş bildirgesinin verildiğini ve sigortalı olarak çalıştığının bildirildiğini, müteveffanın 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamındaki hizmet bilgileri incelendiğinde çalıştığı gün sayısı kadar Kuruma bildirimde bulunulduğunun anlaşıldığını, sigortalı çalışmanın kabulü için fiili ve gerçek çalışmanın hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ispatının zorunlu olduğunu, açılan davanın "Hizmet Tespiti Davası" ile "Ölüm Aylığı Talebinin Reddine İlişkin Olan Kurum İşleminin İptali Davası" olduğunu ancak bu davaların birlikte görülmesine imkan bulunmadığını, 6552 sayılı Kanun'un 64. maddesi gereği artık hizmet tespiti davalarında yalnızca işverene husumet yöneltilebileceği, açılan davanın Kuruma resen ihbar edilecek ve müvekkil Kurum davaya feri müdahil olarak katılabileceğini, yürürlükte bulunan 7036 sayılı Kanun'un 4. maddesinin ikinci fıkrasında da benzer düzenlemeye yer verildiğini ayrıca, ölüm aylığına ilişkin işlemin iptali talebinde ise işverene husumetin yöneltilemeyeceğini, ölüm aylığı talebinin olduğu Kurum işleminin iptaline ilişkin dava yönünden ise davalı konumunda bulunduklarını aynı davada iki farklı taraf sıfatı taşımanın mümkün bulunmadığını, bu nedenle feri müdahil olarak katılmaları gereken hizmet tespiti davası ile davalı sıfatının bulunduğu, ölüm aylığı bağlanması talebinin olduğu Kurum işleminin iptaline ilişkin davanın tefrik edilmesi gerekmekte iken davalı olarak dosyaya devam edildiğini ve davanın kabulü ile aleyhlerine vekalet ücreti ve yargılama gideri çıkarıldığını, oysa ki feri müdahil olarak katıldıkları dosyalarda herhangi bir maddi yükümlülüğünün bulunmadığını, davacının tahsis talep tarihi olan 14.12.2021 takip eden aybaşından itibaren ölüm aylığı bağlanması talebinin ise, "tahsis talep tarihi olan 14/12/2021 tarihinde" müvekkili Kurum kayıtlarında ... eşinin 900 gün sigortalı hizmetleri bulunmadığından dolayı yasal şartları taşımadığından reddinin gerektiğini, aylık talebinin müvekkili Kurum tarafından olumlu sonuçlanabilmesi için öncelikle hizmet tespiti davasının görülüp kesin kararın alınması gerektiğini hizmet tespitine ilişkin kararın kesinleşmesinden sonra oluşan yeni hizmet kaydına göre davacı, müvekkili Kuruma emeklilik tahsis talebinde bulunması gerektiğini, yeni oluşacak kayda göre Kurumca karar verileceğini, bu durum oluşmadan müvekkili Kurumun davaya sebebiyet verdiğinden bahsedilemeyeceğini, davacı tarafça, 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesine aykırı olarak, henüz kazanılmamış bir hizmetin tespitinin yapılarak aylık bağlamasının talep edildiğini, dava dilekçesinde davacının ... eşinin 511 gün sigortalılığının olduğunun ve davacının ... eşinin Kuruma bildirilmeyen hizmetlerinin müvekkili Kurumca tespit edilip aylık bağlanması talep edilerek müvekkili Kuruma başvuruda bulunulduğunun yazıldığını, 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesinde hizmet tespitinin nasıl yapılacağı ve hangi sürelerin müvekkili Kurumca dikkate alınacağını ilgili maddede düzenlendiğini, madde hükmünden de anlaşılacağı gibi davacının ... eşinin yaklaşık 30 yıl önceki hizmetinin müvekkili Kurumca tespitine ve ölüm aylığı için dikkate alınması imkanının bulunmadığını, bu nedenle müvekkili Kurumun, davacının tahsis talep tarihi olan 14.12.2021 tarihinde ... eşinin Kurum kayıtlarında mevcut 511 gün üzerinden tahsis talebini reddetmesi işleminde bir isabetsizlik bulunmadığını, davacının aksi yöndeki ölüm aylığı taleplerinin ise ... eşin hizmet gününün başvuru tarihinde yeterli olmadığı yönündeki ikrarları doğrultusunda hukuki menfaat yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, hizmet tespiti davaları ile ölüm aylığı talebine ilişkin davaların birlikte yürütülmemesi ve tefrik talebinin temelinin açıklandığı gerekçelerine dayandığını, ölüm aylığının ancak hak sahibinin tahsis talebi ile bağlanabildiğini, ... her türlü aylık talebinde, tahsis talep tarihinde Kurum kayıtlarında bulunan hizmetlere ve diğer şartlara göre karar vermekle sorumlu olduğunu, söz konusu iki davanın birlikte yürütülmesine olanak bulunmadığını, kaldı ki ölüm aylığı talebine ilişkin davanın, tahsis talep tarihindeki mevcut durum açısından değerlendirilmesi gerekmekte ve talebin reddine karar verilmesi gerekmekteyken kabul kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacı ölüm aylığı yönünden tahsis talep tarihinde yasal şartları taşımadığı gibi, hizmet tespiti kesinleştikten sonra tahsis talebinde bulunması gerektiğinden dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını belirterek kararı temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacı murisi ...'nin ... no.lu işyerinde 10.08.19 90... .08.1994 tarihleri arasında sürekli hizmet akdi ile çalıştığının tespiti, murisinin sigortalı çalışması nedeni ile dul/yetim aylığı aylılığının bağlanması ve aksi yöndeki Kurum kararının iptali istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.