MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1497 E., 2025/1426 ....
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/480 E., 2025/16 ....
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, 2012 Haziran ayında davalı işverenlikte işe başladığını, bu çalışmasının 16.11.2016 tarihine kadar aralıksız devam ettiğini, iş akdini haklı nedenle feshettiğini, davacının .... plakalı kamyonunu davalıya sattığını, bir bedel almadığını, bunun karşılığında ... 11. Noterliğinin 26.06.2012 tarih ve ... yevmiye sayılı işlemi ile alacağına karşılık, alacağı kadar bedel için aracın ruhsatına rehin koydurduğunu, bu şekilde tanışan tarafların birlikte çalışmaya karar verdiklerini, davacının davalı işyerinde şoför olarak işe başladığını, hem sattığı araçta, hem de davalının diğer kamyonlarında şoförlük yaptığını, işi bıraktığı tarihe kadar sigortasız çalıştırıldığını ileri sürerek, davalı işveren nezdinde 2012 Haziran –2016 Kasım döneminde kesintisiz ve sürekli olarak hizmet akdine dayalı olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında bir iş sözleşmesi olmadığını, davacının ... belgesi olmadığı için şirketin ... belgesinden yararlanabilmek amacı ile davacının şirket ortağı ...'ın askerlik arkadaşı olmasına ve hatıra binaen davacının kamyonunu şirketin üzerine devir ettiğini, şirketin batma ihtimaline ilişkin ve davacının haklarını korumaya ilişkin davacıya araç üzerine rehin verildiğini, davacının şirket üzerinden kendi aracını kendi kullanarak kendi hesabına nakliyecilik yaptığını, şirketin faturasını kullanarak kendi hesabına tamamen nakit çalıştığını, kestiği faturalarda tamamen kendi imzası bulunduğunu, tahsil ettiği paraları şirkete ödemediğini, faturaların tamamının kapalı fatura olduğunu, faturanın tamamının nakden davacıya ödendiğini, şirketin il dışında herhangi bir ticari ilişkisi olmadığını, olayın aslının bu şekilde olduğunu, iyi niyetin istismar edildiğini, davacının 5 yıl boyunca bir kuruş maaş almadan itirazsız çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
2.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; eylemli ve gerçek çalışma olgusunun yöntemince ispatlanması gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılama, toplanan deliller, istinaf kaldırma kararı gereği ikmal olunan eksiklikler, dinlenen bordro tanıklarının ifadeleri, davacının isticvaben alınan beyanı ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının beş yıla yakın devam eden tüm çalışma hayatı boyunca işverenden ücret almadığını beyan ettiği, bu durumun hayatın olağan akışına ters düştüğü, davacının davalı nezdinde kendi nam ve hesabına çalıştığı, davalı nezdinde hizmet akdine tabi olarak çalışmadığı kanaatine ulaşılarak davanın reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, dava dilekçesine ve cevap dilekçesindeki savunmaya, uyuşmazlık konusu dönemin bir kısmında davacının 1479 sayılı Kanun kapsamında Bağ-Kur sigortalısı olduğunu gösteren ... hizmet cetveli ve Bağ-Kur tescil dosyasına (... tarih ve sonrası), taraflar arasında düzenlenen 26.06.2012 tarihli araç satış sözleşmesi içeriğine, fatura içeriklerine ve yargılama sırasında dinlenen tanık beyanlarına göre taraflar arasında hizmet akdinin bağımlılık, zaman ve ücret unsurlarının bulunmadığı, yaklaşık 4-5 yıl boyunca ücret almadan çalıştığı iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğunu, delillerin takdirinde hataya düşüldüğünü, lehe tanık ifadelerinin değerlendirilmediğini, ceza tutanaklarının irdelenmediğini, davalı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiğini, Mahkemece dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunun hükme esas alınmadığını belirterek, haksız ve hukuka aykırı verilen kararın temyizen bozulmasını istemiştir.
C. Değerlendirme ve Sonuç
Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.