MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1953 E., 2024/1601 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 10. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/148 E., 2023/242 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili ve davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosyada tespit edilen noksanların ikmali için dosya mahalline geri çevrilmekle, noksan tespit edilen hususların ikmali üzerine yapılan incelemede; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan ... ve ...'in oğlu, diğer davacıların ise kardeşi olan muris muris ...'ın, davalıların adi ortaklık şeklinde kurdukları ticari işletme ile ... Üniversitesi kampüsü içinde yapımını üstlendikleri 6000 kişilik öğreci yurdu inşaatı işinde öğrenci olarak asgari ücretle çalıştığını ve 17/02/2020 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle hayatını kaybettiğini, yargılama aşamasında tespit edilecek alacak ve zarar tutarları kadar talep sonucunu HMK 170/2 maddesine göre iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın artırmak ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacılar ... ve ...'ın maddi tazminat alacak miktarının tespiti ile; davacı ... için 1.000,00 TL maddi, 250,00 TL manevi, davacı ... için 1.000,00 TL maddi, 250,00 TL manevi, davacılar ...ve ... için ayrı ayrı olmak üzere 150,00'şer TL manevi tazminat alacağının 17/02/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan kendi aralarında ve kazada kusuru bulunan bütün kişi veya kişilerden müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak üzere tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesi ile davanın davalı-müvekkiller yönünden husumet açısından reddi gerektiğini, zira; ... ile davalı-müvekkiller arasında işçi-işveren ilişkisi bulunmadığını, bu nedenle davanın husumet yokluğu sebebiyle HMK 114'üncü maddesinin 1'inci fıkrasının "d" bendi uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, dava görevsiz mahkemede açıldığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte davacıların dilekçelerinden de anlaşılacağı üzere ... ... ... Mesleki ve ... Anadolu Lisesi öğrencisi olmakla birlikte aynı zamanda staj eğitimi gördüğünü, ... ile davalı-müvekkiller arasında işçi-işveren ilişkisi bulunmamakla birlikte, müteveffanın stajyer olduğunu, bu nedenle davanın İş Mahkemesinde değil, görevli olan Asliye Hukuk Mahkemesinde açılması gerektiğini, 17.02.2020 tarihinde gerçekleşen elim kazanın meydana gelmesinde ... ...'ın kusurlu olması, tedbirsiz davranması ve mücbir sebep nedeniyle gerçekleştiğini, ... ...'ın mirasçılarının talep etmiş olduğu tazminatları için gerekli şartların oluşmadığını, elim kazanın meydana gelmesinde davalı-müvekkil şirketlerin herhangi bir kusurlu eylemi bulunmadığından meydana gelen iş kazası ile illiyet bağı bulunmadığını, olayın gerçekleştiği tarihte müteveffanın, davacılara doğrudan bir desteğinin söz konusu olmadığını, zira ... elim olay tarihinde lise öğrencisi olması sebebiyle davacılara maddi destek olduğu ihtimali zayıf olduğunu, hal böyleyken; davacıların talepleri gibi fahiş meblağda maddi ve manevi zararın ortaya çıkmasının mümkün olmadığını, davanın dava şartı yoksunluğu sebebiyle usulden reddine, davanın tüm talepleriyle birlikte esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; "..davanın kısmen kabulü ile;
1-559.123,87 TL maddi tazminat talebinin olay tarihi olan 17/02/2020 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine. Fazlaya ilişkin 62.124,87 TL maddi tazminat isteminin reddine,
2-100.000,00 TL manevi tazminat talebinin olay tarihi olan 17/02/2020 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine. Fazlaya ilişkin 150.000,00 TL manevi tazminat isteminin reddine,
3-380.927,55 TL maddi tazminat talebinin olay tarihi olan 17/02/2020 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine. Fazlaya ilişkin 42.325,28 TL maddi tazminat isteminin reddine,
4-100.000,00 TL manevi tazminat talebinin olay tarihi olan 17/02/2020 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine. Fazlaya ilişkin 150.000,00 TL manevi tazminat isteminin reddine,
5-30.000,00 TL manevi tazminat talebinin olay tarihi olan 17/02/2020 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine. Fazlaya ilişkin 120.000,00 TL manevi tazminat isteminin reddine.
6-30.000,00 TL manevi tazminat talebinin olay tarihi olan 17/02/2020 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine. Fazlaya ilişkin 120.000,00 TL manevi tazminat isteminin reddine.
7-30.000,00 TL manevi tazminat talebinin olay tarihi olan 17/02/2020 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine. Fazlaya ilişkin 120.000,00 TL manevi tazminat isteminin reddine.
8-20.000,00 TL manevi tazminat talebinin olay tarihi olan 17/02/2020 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine. Fazlaya ilişkin 130.000,00 TL manevi tazminat isteminin reddine.
9-10.000,00 TL manevi tazminat talebinin olay tarihi olan 17/02/2020 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine. Fazlaya ilişkin 140.000,00 TL manevi tazminat isteminin reddine..." şeklinde karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; "..1-İlk Derece Mahkemesi'nin kararında yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından 6100 sayılı HMK'nın madde 353/1-b.1 hükmü gereğince davalıların ve davacıların istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine,..
" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1-Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; kaza tarihinde çocuk olan ve mutlak olarak inşaat işinde çalıştırılması yasak olan müteveffanın kazada kusursuz olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, aksi yöndeki mahkeme kararının hatalı olduğunu, ileride müteveffanın evleneceği ve iki çocuk sahibi olacağı varsayımıyla maddi tazminatı hesabı yapılmasının doğru olmadığını, bu nedenle kaza tarihinde sağ olan anne ve babanın destek paylarının desteğin ... olduğu kabul edilerek hesaplama yapılması için ek rapor alınması gerektiğini, bu taleplerinin kabul edilmemesi halinde müteveffanın kaza tarihinde stajyer öğrenci olduğu, eğitimini tamamlayıp elektrik teknikeri veya mühendisi olarak çalışmaya başlayacağı ihtimaline göre bilinmeyen dönem kazancı hesaplanırken ücretinin asgari ücretin dört katı tutarında olduğu kabul edilerek hesaplama yapılmasını, güncel asgari ücrete göre hesaplama yapılması gerektiğini, manevi tazminat miktarının çok düşük olduğunu, davacı ...'a gelir bağlanmadığı halde, gelir bağlandığından bahisle indirim yapılmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek temyiz talep etmiştir.
2-Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; müteveffanın Mesleki ve ... Anadolu Lisesi öğrencisi olduğunu, staj eğitimi gördüğünü, müteveffayla müvekkili arasında işçi - işveren ilişkisinin bulunmadığını, gerçekleşen kazanın müteveffanın ağır kusuruyla gerçekleştiğini, davalı şirkete atfedilecek bir kusur bulunmadığını, kazanın gerçekleştiği tarihte müteveffanın davacılara bir desteğinin bulunmadığını, farazi bir destek hesaplamasının doğru olmadığını, TRH 2010 tablosuna göre hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, anne ve babaya yüksek destek oranında gelir bağlanması hesabı yapıldığını, maddi ve manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu iddia ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek temyiz talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, taraflara verilen kusur oranları yerinde ise de taraf vekillerinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Dosya kapsamından; davacılar murisinin davaya konu iş kazası nedeniyle vefatı üzerine davacılar baba ... ve anne ...'a 01.0.12021 tarihinden itibaren geçerli gelir bağlandığı Sosyal Güvenlik Kurumu'nun 20.12.2022 tarihli yazı cevabında bildirilmiş ise de davacıların bağlanan gelirlerin istendiğine ve Dairemiz geri çevirme kararı sonrası SGK'nın yazı cevabından denetmen raporuna göre hak sahiplerinin gelir hareketlerinin güncellendiği ve fiili ödeme bildirildiği ancak peşin sermaye değerine ilişkin kesinti ve değişikliğin belirlenmeden tazminatına karar verildiği anlaşılmaktadır.
SGK gelirlerinin (geçici iş göremezlik ödeneği ve ilk peşin sermaye değerli gelir) tenzilinde kamu düzeni ilkesi kapsamında uygulanma imkanı bulunan 6098 sayılı TBK'nun 55. maddesi kapsamında rücu edilebilir olan kısmının hesaplanan tazminat alacağından tenzil edilerek davacının netice tazminat alacaklarının belirlenmesi gerektiği açıktır.
Mahkemece yapılacak iş; Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından hak sahiplerine peşin sermaye değeri bağlanıp bağlanmadığı, hak sahiplerine yapılan fiili ödeme olup olmadığı, bağlanan gelirlerden değişen durumlara göre geri alım yapılıp yapılmadığı tüm bu ödemelere ilişkin bilgi ve belgelerin Kurumdan sorulmasına, davalıların belirlenen kusur oranına göre rücu edilebilir kısmın tenzili yapılarak yeniden hesap raporu alınmasının gerekmesi halinde ise oluşacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
3. Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.