MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1119 E., 2022/1039 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kütahya 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2015/1404 E., 2021/373 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkim ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının davalı iş yerinde hafriyat şoförü olarak çalışırken 03/07/2015 tarihinde trafik iş kazası geçirdiğini, her defasında bu tonajdan çok daha fazla miktarlarda malzeme yüklenerek taşımacılık yaptırıldığını, kazanın meydana geldiği yer olan rampanın başında, yavaşlamak için fren pedalına basan müvekkilinin frenlerin boşta olduğunu, tutmadığını fark ettiğini, hızının rampa başında iken 20-25 km civarında olan kamyonu frenlerinin tutmaması ile durduramayan müvekkilinin rampa aşağı boyunca aracın ivmeden dolayı hızlanması neticesinde iş kazası geçirdiğini belirterek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak kaydıyla şimdilik geçici iş göremezlik zararına ilişkin olarak 250,00 TL maddi tazminat ile yine sürekli iş göremezlik zararına ilişkin olarak 750,00 TL maddi tazminat ile olay tarihi 01.09.2015 tarihinden itibaren yasal faizi ile 100,00 TL tedavi giderinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davacı vekili,12.07.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini toplam 310.930,54 TL olarak artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın ihbarını talep ederek, araçların periyodik olarak bakımlarının yapıldığını, buna ilişkin belgelerin sunulduğunu, davacının kullandığı aracın üzerine taşıma kapasitesinin üzerinde yük konulduğu iddiasının doğru olmadığını,davacının aracı hızlı kullanması neticesinde aracın duramadığını, aracı durduramayacağını anlayan davacının araçtan atladığını, kazanın davacının kendi kusurundan kaynaklandığını, bu nedenle tazminat talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının asıl işvereninin taşeron firma ... İnşaat .... ....Şti olduğunu, davacının taşeron çalışanı olması ve taşeron sözleşmesinin ilgili maddesi gereği gerekli iş güvenliği eğitimlerinin davacıya verilmediği iddiası hususunda da müvekkil şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "...: Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı ... Güvenlik İl Müdürlüğünün 05.12.2016 tarihli, 3580 sayılı kararında; E Cetveline göre; % 44 (Yüzde kırk dört), Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun 28.03.2017 tarihli, 25/3853 karar sayılı kararında; Sigortalının 22.02.2014 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle maluliyet oranının, E Cetveline göre % 44 (yüzde kırk dört) olduğuna, başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığına, kontrol muayenesi gerekmediğine oy birliği ile karar verilmiştir. Dava konusu iş kazası ile ilgili kusur durumunun belirlenmesi için dosyada kusur raporları alınmıştır. Aynı konu ile ilgili rucuen tazminat dosyası olan Mahkememiz 2018/37 Esas sayılı dosyada alınan son kusur raporu ile eldeki dosyada alınan 02.10.2017 tarihli kusur raporundaki kusur oranları aynı olduğundan ve bu kusur dağılımı oluşa dosya kapsamına daha uygun olduğundan, ... Şirketi %30, ihbar olunan ... İnşaat Şirketi %30, sigortalı ... %40 kusurlu olduğuna dair kusur raporu doğrultusunda kusur oranları kesinleştirilmiştir. Söz konusu iş kazasında TBK’nun 61. maddesine göre davacı dışındaki kusura etmenler toplamına göre hesaplama yapılmalıdır. Dolayısıyla tazminat hesabından davacının %40 oranında kusuru indirilmelidir. Belirlenen kusur ve maluliyet oranları doğrultusunda maddi tazminat hesabı için dosya hesap bilirkişisi ...'e tevdi edilmiştir. Bilirkişi ...'in 03.03.2021 tarihli raporuna göre sigortalı kazazedenin maddi zararının 310.930,50-TL olduğu, sigortalı kazazedenin tedavi giderine ilişkin talebi yönünden dosyaya belge sunulmadığından bu talep yönünden hesaplama yapılamadığı belirtilmiştir. Dosya kapsamı, maluliyet, kusur ve hesap raporları tüm belge ve bilgiler hep birlikte değerlendirilerek davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..." gerekçesiyle,
Davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile
1. 310.930,50-TL maddi tazminatın (geçici iş göremezlikten kaynaklanan 399,96-TL ve sürekli iş göremezlikten kaynaklanan 310.530,54-TL olmak üzere) kaza tarihi olan 01.09.2015 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2.Tedavi giderlerine ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde, bilirkişi raporunda tespit edilen kusur oranlarının çelişkili olduğunu, davacının tazminat alacaklarının davalı şirketin sorumlu olmadıklarını, SGK tarafından davacının maluliyet oranının % 44 olarak belirlendiğini, ancak güncel maluliyet oranı tespit edilmeden karar verildiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazasına dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere, delil ve ispat durumuna göre, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre, ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında, temyiz kapsam ve nedenlerine göre hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.