MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1693 E., 2025/2128 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 9. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/143 E., 2020/186 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin kabulüne Mahkeme kararının kaldırılmasına yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Asliye Mahkemesi kararı davalılar ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizin 20.12.2024 tarihli ve 2023/4826 Esas, 2024/13548 Karar sayılı kararı ile bozulmuştur.
Dairemiz bozma kararına İlk Derece Mahkemesince direnilmesi üzerine karar davalılar ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu’nun 373. maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yapılan incelemede;
Dairemizin 20.12.2024 tarihli ve 2023/4826 Esas, 2024/13548 Karar sayılı kararına karşı direnilmiş ise de davacının 04.05.2009 – 19.09.2016 tarihleri arasında yaşlı ve hasta olan davalıya bakmak sureti ile davalı yanındaki çalışmalarının tespitini talep ettiği eldeki davada İlk Derece Mahkemesince davacı ile davalının kendi serbest iradeleri ile aralarında akdettikleri .... Noterliğinin 04.05.2009 tarih ve ... yevmiye numaralı ölünceye kadar bakma sözleşmesine göre;
davacının bu sözleşme kapsamında bakım ve yardım edimini yerine getirdiği, karşılığında ise davalının davacıya İzmir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 16 ada, 10 parselde bulunan zemin kat 1 numaralı bağımsız bölüm taşınmazı devrettiği, davacının söz konusu taşınmazı 24.08.2016 tarihinde ...’a satması üzerine taraflar arasında uyuşmazlık çıktığı ve mahkeme kararı ile ölünceye kadar bakma sözleşmesinin iptali ile tapu tescilinin davalı adına yapılmasına karar verildiği, bu haliyle davacının yaptığı bakım ve diğer yardım faaliyetlerinin ölünceye kadar bakma sözleşmesinin ifası kapsamında olduğu, dolayısıyla davacının sözleşme kapsamında yaptığı bakım ve yardımın hizmet akdi kapsamında yapılan ifa olarak nitelendirilemeyeceği, davacının davalının evinde 04.05.2009 - 19.09.2016 tarihleri arasında hizmet akdine tabi olarak çalıştığının kabulünün mümkün olmadığı gerekçelerine dayalı olarak davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen ret kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin kararı ile taraflar arasında en başından itibaren kurulan hizmet akdinde davacıya yapılacak ödemenin sonradan tarafların ortak rızası ile ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile davacıya bir ev verilerek ödemenin niteliğinin değiştirildiği, ölünceye kadar bakma sözleşmesinin öncesinde ve sonrasında davacı tarafından yapılan işin kapsamının da değişmediği, davacının ... yanındaki çalışma süresinin belirlenmesi yönünden ise; davacı ile ... arasındaki hizmet akdinin 04.05.2009 tarihinde yapılmış olan ölünceye kadar bakma sözleşmesinden çok önce başladığı, ancak davacı tarafından 04.05.2009 tarihinden itibaren çalışma tespitinin talep edildiği, İzmir 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.11.2017 tarih ve 2016/395 E., 2017/547 K. sayılı dosyasına ilişkin dava dilekçesinde ... tarafından aralarındaki anlaşmazlığın 18.08.2016 tarihinde vuku bulduğu ve ...'in bu tarihte evden ayrıldığı beyan edildiğinden; davacının 04.05.2019 - 18.08.2016 tarihleri arasındaki sürede hizmet akdi ile çalıştığının kabulünün gerektiği gerekçesine dayalı olarak davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile İzmir 9. İş Mahkemesince verilen 29.09.2020 tarih, 2018/143 Esas ve 2020/186 Karar sayılı kararın kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle, davanın kısmen kabulü ile davacının davalılar murisi ...'na ait tescilsiz iş yerinde 04.05.2009 - 18.08.2016 tarihleri arasında, asgari ücreti üzerinden, hizmet akdi ile çalıştığının tespitine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalılar ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi Dairemizce bozulmuş ve bozma kararına karşı Bölge Adliye Mahkemesince direnilmiştir.
Somut olayda davacı ile davalı ... arasında, kendi serbest iradeleri ile 04.05.2009 tarihinde, tam iki tarafa borç yükleyen bir sözleşme olan ölünceye kadar bakma sözleşme yapılmış, davacı bu sözleşme kapsamında bakım ve diğer yardım faaliyetlerini davalıya ait evden ayrıldığı tarihe kadar yerine getirmiştir. İşbu davada hizmet tespiti talebinde bulunan davacının taraflar arasında düzenlenen ölünceye kadar bakma sözleşmesi kapsamında esasen bakım borçlusu olduğu anlaşılmakla, ölünceye kadar bakma sözleşmesi kurulmasından sonra bakım görevini yerine getirmemesinden kaynaklı olarak sözleşmenin iptal edilmesi sonucunda sözleşme kapsamında ifa edilen edimlerin aynı zamanda hizmet akdi olarak yorumlanması hatalıdır. Davacının davalı ...'na yönelik olarak ölünceye kadar bakma sözleşmesi kapsamında yerine getirdiği bakım ve gözetim ediminin hizmet akdi kapsamında yapılan ifa olarak nitelendirilmesi mümkün olmadığından davanın reddi yönünde hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde direnme kararı verilmesi yerinde görülmediğinden ve Dairemiz kararının usul ve kanuna uygun olduğu anlaşıldığından dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeple;
Dosyanın YARGITAY HUKUK GENEL KURULUNA GÖNDERİLMESİNE,
11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.