MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2267 E., 2025/1896 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/149 E., 2022/173 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacı vekili; davacının babasının 2000 yılından önce emekli olmasına ve fazla prim ödemesine rağmen bu durum dikkate alınmadan davacıya eksik aylık ödendiğini, davacının bir dönem kardeşiyle beraber ölüm aylığı aldığını beyanla, davacının kardeşi ile birlikte ölüm aylığı aldığı döneme ait eksik yatan aylıkların ve ödenmeyen bayram ikramiyesi vb. gibi devlet tarafından verilen ikramiyelerin tamamının ve davacının kesilmiş olan tüm bu aylıklarının kesinti tarihlerinden işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili; davacının davasında haksız olup davalı Kurum işleminin yasal olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ... T.C. Kimlik numaralı davacı ...’ın, davalı Kurumdan 2010/Ocak - 2019/ Ekim dönemi eksik ödenen aylıklar toplamı ve 2019/Kasım – 2020/Kasım dönemi yersiz yapılan kesintiler toplamı ile birlikte toplam 38.715,79 TL miktarın davalı Kurumun dava süreci devam ederken 23.11.2020 tarihinde davacıya ödediği anlaşıldığından davacının asıl alacak yönünden davalı Kurumdan alacaklı olmadığının tespitine, eksik ödenen fark aylıklar ve yersiz yapılan kesintiler toplamının ödeme tarihi olan 23.11.2020 tarihine kadar işleyen 16.013,27 TL yasal faizin davalı Kurumdan alınarak davacıya verilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.