MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/3306 E., 2025/1957 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/166 E., 2024/221 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; tahsis işlemlerinde doğum tarihinin 01.01.1974 olarak kabulü gerektiğinin tespitine ve aksi Kurum işleminin iptaline, müvekkiline 28.02.2022 tarihli yaşlılık aylığını takip eden 01.03.2022 tarihinden itibaren aylık bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum işleminin yerinde olduğunu beyanla, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 05.04.2024 havale tarihli beyan dilekçesinin eki dikkate alındığında davacıya 01.04.2023 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı gerekçesi ile davacının, 01.03.2022 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına yönelik talebinin reddine, davacıya, davalı Kurum tarafından 01.04.2023 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı anlaşıldığından söz konusu tarih sonrası davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davanın kabulüne dair karar verilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının yaşlılık aylığı tahsisinde doğum tarihinin yaş tahsis tespiti davasında kabul edilen tarih olarak dikkate alınması gerektiğinin tespiti aksi Kurum işlemi iptali istemine ilişkindir.
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 120. maddesinin 2. fıkrası “… Malullük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortalarına ilişkin yaş ile ilgili hükümlerin uygulanmasında, sigortalıların ve hak sahibi çocuklarının, sigortalının yürürlükten kaldırılmış 54 17... sayılı Kanunlara veya bu Kanuna tabi olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihte nüfus kütüğünde kayıtlı bulunan doğum tarihleri, sigortalının sigortaya tabi olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten sonra ... çocuklarının da nüfus kütüğüne ilk olarak yazılan doğum tarihleri esas tutulur.”; 3. fıkrası ise (Ek fıkra: 24.06.2004 - 5198 S.K./16. md.) “İş kazalarıyla meslek hastalıkları, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortasından gelir ve aylık tahsisleri ile sermaye değerinin hesabında, iş kazasının olduğu veya meslek hastalığının hekim raporuyla ilk defa tespit edildiği veya sigortalıların yürürlükten kaldırılmış 54 17... sayılı Kanunlara veya 506 sayılı Kanun ile diğer ... kurumlarına tabi olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten sonraki yaş tashihleri dikkate alınmaz.” hükmünü düzenlemektedir.
Yaş düzeltilmesi ile ilgili yasal düzenlemeler de 29.04.2006 tarihinde yürürlüğe giren ve 1587 sayılı Nüfus Kanunu'nu yürürlükten kaldıran 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 10. maddesi “(1) Kurumlarda kişiyle ilgili olarak yapılan işlemlerde nüfus kayıtları esas alınır. Kayıtlar arasında farklılık olması halinde nüfus kayıtlarında değişiklik yapılmaz, usulüne göre diğer kayıtlar düzeltilir.” ve Yine aynı Kanun'un 35. maddesi “…(1) Kesinleşmiş mahkeme hükmü olmadıkça nüfus kütüklerinin hiçbir kaydı düzeltilemez ve kayıtların anlamını ve taşıdığı bilgileri değiştirecek şerhler konulamaz. Ancak olayların aile kütüklerine tescili esnasında yapılan maddî hatalar nüfus müdürlüğünce dayanak belgesine uygun olarak düzeltilir…” şeklindedir.
Diğer taraftan 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 30. maddesi “- Doğum ve ölüm, nüfus sicilindeki kayıtlarla ispat olunur. Nüfus sicilinde bir kayıt yoksa veya bulunan kaydın doğru olmadığı anlaşılırsa, gerçek durum her türlü kanıtla ispat edilebilir.” hükümlerini içermektedir. Bazı kötü uygulamaları önlemek amacı ile özel bir düzenleme getirilmiş ve belli sigorta kollarında, hangi doğum tarihinin esas alınacağı açıkça belirlenmiştir.
Bu anlamda, 506 sayılı Kanun'un 120/2. maddesi gereğince sigortaya ilk tescil tarihinden sonra yapılan yaş tashihinin yaşlılık aylığında nazara alınamayacağı açıktır.
Eldeki davada, davacının doğum tarihinin 01.01.1979 olarak nüfusta kayıtlı olduğu, davacının bu doğum tarihinin doğru olmadığı gerçeği yansıtmadığı düzeltilmesi gerektiği gerekçesi ile Asliye Hukuk Mahkemesine 03.05.1991 tarihinde yaş tahsisi davası açıldığı bu dava devam ederken 24.06.1991 tarihinde işe girdiği tarihte yaşının nizalı olduğu henüz kesinleşmiş bir doğum tarihinin mevcut olmadığı açıktır. Sonuç olarak da davacının yaş tahsisi davası kabul edilip doğum tarihinin 01.01.1974 olarak düzeltildiği anlaşılmakla Kurum tarafından işe girmeden önce nizalı olan doğum tarihinin esas alınması yerinde olmayıp davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi bozmayı gerektirmiştir.
VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin yatırılan temyiz harcının ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.