MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/767 E., 2025/1151 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/74 E., 2024/55 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı, davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 01.03.2000-27.12.2016 tarihleri arasında davalıya ait iş yerinde kesintisiz olarak çalıştığını ancak 05.07.2005 tarihinden itibaren sigortalı yapıldığını, alacak davası öncesi taraflar arasında yapılan arabuluculuk görüşmeleri sırasında davalı işverence gönderilen listede de 01.03.2000-27.12.2016 tarihleri arasında çalıştığı kabul edilerek hak ettiği tazminatlarının hesaplandığını ileri sürerek davacının 01.03.2000-27.12.2016 tarihleri arasında davalıya ait iş yerinde kesintisiz olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; davacının 05.07.2005 tarihinde çalışmaya başladığını, bunu gösteren ücret bordrolarına da herhangi bir ihtirazi kayıt koymadığını, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne; davacının davalıya ait ... sicil numaralı iş yerinde 01.03.2000-27.12.2016 tarihleri arasında aralıksız çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile
"Somut olayda; davacının adına hizmet bildirimi yapılmayan 01/11/2000-04/07/20 05... .05.2015-30.06.2015 tarihleri arasında da, davalıya ait iş yerinde bakım ve onarım işçisi olarak hizmet akdi ilişkisine dayalı ve sigortalı sayılmasını gerektirir nitelikte, fiili ve kesintisiz şekilde çalıştığının; başta uyuşmazlık konusu dönemde davalıya ait iş yerinde çalıştıkları kesinleşmiş mahkeme kararları ile belirlenmiş olan ... ile ... olmak üzere dinlenilen tanıkların beyanları ve dosyada mevcut diğer delillerle doğrulanması, dosya kapsamı, mevcut delil durumu, ilk derece mahkemesinin gerekçesi hep birlikte değerlendirildiğinde; davacının 01.11.2000-04.07.20 05... .05.2015-30.06.2015 tarihleri arasına yönelik talebinin kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak; davalıya ait iş yerinde, davacı ile aynı gün çalışmaya başladıklarını beyan eden ve bu iş yerinde 01.11.2000 tarihinde çalışmaya başladıkları yukarıda anılan mahkeme kararları ile de kesinleşmiş olan tanıklar ... ile ...'nın beyanları karşısında; tanık ... tarafından 14.03.2018 tarihli e-posta ekinde davacı vekiline gönderilen kıdem ve ihbar tazminat hesaplama belgesinde yazılı çalışma başlangıç tarihine itibar edilmesinin mümkün bulunmadığı, davalı iş yerinden adına 01.11.2000 tarihinden önce hizmet bildiriminde bulunulmuş olup da davacının bu tarih öncesine ilişkin çalışması hakkında bilgi sahibi olan tanık beyanı veya itibar edilmesi mümkün bir başka delil de olmadığı gözetilerek 01.03.2000-31.10.2000 tarihleri arasına yönelik talebin reddine karar verilmesi ayrıca talepte bulunulmayan bildirimli sürelerin dışlanmaması ise yerinde bulunmamıştır." gerekçesiyle, davalı ile fer'i müdahil Kurumun istinaf başvurularının kısmen kabulü ile Bursa 1. İş Mahkemesinin 22.01.2024 tarih ve 2021/74 E. 2024/55 K. sayılı kararının kaldırılmasına; davanın kısmen kabulü ile davacının, davalıya ait ... sicil numaralı iş yerinde 01.11.2000-04.07.20 05... .05.2015-30.06.2015 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak kesintisiz bir şekilde çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili özetle;
1.Bölge Adliye Mahkemesi kararında bahsedilen emsal dosyalarda her ne kadar sigorta başlangıç tarihleri bordro tanıklarından ...'nun işe başlangıç tarihi baz alınarak belirlenmiş ve kesinleşmişse de bu dosyalarda arabuluculuk görüşmelerinde davalı şirket tarafından sunulan e-mail'de bulunan kıdem ve ihbar tazminat hesaplama tablosunda yer alan tarihin değerlendirilmemiş olduğunu,
2. Davalı şirketle davacının işçilik alacakları için yaptıkları arabuluculuk görüşmelerinde şirket yetkilisi ... tarafından taraflarına gönderilen listede davacı ...'ın, işe giriş tarihinin 01.03.2000 tarihi olarak belirtildiğini ve teklif edilen tazminat miktarının da 01.03.2000-27.12.2016 tarihleri arasındaki kesintisiz çalışmasına göre hesaplandığını, ...’un bu arabuluculuk toplantılarına davalı şirketin düzenlediği yetki belgelerine istinaden katıldığını, bu nedenle delil niteliğindeki şirket belgelerinin ve şirket yetkilisinin beyanının hükme esas alınmamasının bozmayı gerektirdiğini,
3.Toplu kıdem ve ihbar tazminat hesaplama tablosunda yer alan çalışma başlangıç tarihi esas alınarak davanın kabulüne dair hüküm tesis edilmesi gerekirken davanın kısmen kabulüne ve davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olup bozmayı gerektirdiğini ileri sürerek temyiz talebinde bulunmuştur.
Davalı vekili özetle;
1-Davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını,
2-Hükme esas teşkil edemeyecek nitelikteki tanık beyanlarının dikkate alındığını ve tanıkların da yalnızca davalının aleyhine olan beyanlarına itibar edilip, lehine olan beyanlarının gözardı edildiğini, doğruyu yansıtmayan, husumetli ve yoruma dayalı tanık beyanlarının esas alındığı yerel Mahkeme ve istinaf mahkemesi kararının kabul edilemez olduğunu, davanın reddi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Fer'i müdahil Kurum vekili özetle;
1-Davacının davasını ispat edemediğini,
2-Bu tür davalarda kamu düzenini ilgilendiren yönü ile davanın ispatının salt tanık beyanları ile yapılamayacağını, çalışma olgusunun tereddütsüz biçimde ıspatlanması gerektiğini, kararın bu yönleri ile eksik olup bozulması gerektiğini ileri sürerek temyiz talebinde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı, davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgililerine ayrı ayrı yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.