MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/296 E., 2025/121 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 01.07.1993 olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 17.06.2022 tarihli kararı ile davanın kabulüne, davacının, dava dışı ...'a ait ... sigorta sicil numaralı iş yerinde sigorta başlangıç tarihinin 01.07.1993 tarihi olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 17.06.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 21.09.2023 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin 21.09.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "...Mahkemece, öncelikle Kurumdan dava dışı ...-... ünvanlı işverenin ... sicil no.lu işyerinden 1993/2. Dönem bordrosundaki ... ... adına, 01.07.1993 (giriş) -20.07.1993 (çıkış) olmak üzere 20 gün süre ile bildirilen hizmet süresinin başka birine mal edilip edilmediği,davacının işe giriş bildirgesi üzerindeki el yazısı ile yapılan açıklama gereği davacıya neden bu hizmetin mal edilmediğinin gerekçesinin bildirilmesinin istenmesi, her ne kadar işyeri dosyası imha edildiğinden 20.07.1993 tarihli müfettiş raporunun tespit edilemediği Kurumca bildirilmişse de bu raporun kurum kayıtlarından ayrıntılı araştırılarak varsa dosyaya celbinin sağlanmalı,Kurumda sigorta sicil dosyası olan başkaca ... ... olup olmadığının araştırılarak varsa sicil dosyası celbedilmeli, Nüfus Müdürlüğünden diğer ... ...'lar araştırılarak, varsa Kurumdan ve nüfus müdürlüğünden bildirilecek bu kişilerin de beyanlarına başvurulmalı, böylelikle çalışmaların kime ait olduğu hususu net olarak ortaya konularak, davacının talebine ilişkin de toplanan tüm deliller değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmelidir.
.." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ".... eldeki davanın, sigorta başlangıç tarihinin tespiti talebine ilişkin olarak açılmışsa da aidiyet tespitine ilişkin olduğu, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin bozma ilamında da ifade edildiği üzere, bu tür davalar kamu düzenine ilişkin olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli olduğu, davacının, 04.01.1992-01.12.1997 tarihleri arasında kanun kapsamında bulunan dava dışı ...'a ait ... sicil sayılı iş yerinde 01.07.1993 tarihinde çalışmaya başladığına ilişkin işe ilk giriş bildirgesinin düzenlenerek 21.07.1993 tarih ve ... evrak numarasıyla davalı Kuruma intikal ettirildiği, davalı Kurumun davacıya ... SSK sigortalı sicil numarası vererek ve davacının daha sonraki hizmetlerini de yine bu sicil numarası ile kayıt altına aldığı, mahkememizce alınan grafoloji bilirkişi raporunda, 01.07.1993 tarihli işe ilk giriş bildirgesinde yer alan imzanın davacının eli ürünü olduğu yönünde görüş bildirildiği, Mahkemece dinlenen tanıkların anlatımlarından davacının 01.07.1993 tarihinde ve sonrasında dava dışı işveren işyerinde fiilen çalıştığının anlaşıldığı, bununla beraber davacı adına işe ilk giriş bildirgesinin verilmiş olmasının davacının dava dışı işveren işyerinde en azından bir gün çalıştığına karine teşkil ettiği, dosya kapsamında davacının dava dışı işyerinde 01.07.1993 tarihinde fiilen çalıştığının aksini ispatlar mahiyette her harhangibir delilin bulunmadığı, her ne kadar dava dışı işveren tarafından davalı Kuruma verilen dava konusu 01.07.1993 tarihli işe ilk giriş bildirgesinin üzerine " 20.07.1993 tarihli ...'nın (sigorta müfettişi) tespit tutanağında işçinin adı ... ... olarak geçmiştir." şeklinde şerh düşülmüşse de bahse konu şerhte yer verilen tespit tutanağının davaya konu 01.07.1993 tarihli işe ilk giriş bildirgesinin davalı Kurum kayıtlarına intikal ettiği 21.07.1993 tarihinden bir gün önce düzenlenmiş ve davalı Kurum tarafından tespit tutanağının düzenlendiği tarihten bir gün sonra yani 21.07.1993 tarihinde davaya konu işe ilk giriş bildirgesinin kayıtlara alınarak davacıya ... SSK sigortalı sicil numarası verilerek davacının daha sonraki hizmetlerinin de yine bu sicil numarası ile kayıt altına alınmış olduğu hususları birlikte dikkate alındığında bu ifadenin, nüfus kayıtlarına göre düzenlenen 01.07.1993 tarihli işe ilk giriş bildirgesinde gerçek adı ... olarak geçen davacının, davalı Kurum müfettişinin düzenlediği 20.07.1993 tarihli tespit tutanağında ... ... olarak geçtiğine yönelik olduğu, diğer bir değişle; bahse konu şerhle, davacının resmi kayıtlara göre gerçek adının yazılı olduğu davaya konu 01.07.1993 tarihli işe ilk giriş bildirgesi ile davalı Kurum müfettişi tarafından düzenlenen tespit tutanağı arasında bağlantı kurularak tespit tutanağında geçen ... ...'un gerçekte bildirgede yer verilen ... olduğunun ifade edildiği, bununla beraber Mahkemece dinlenen davacı tanığı ...'ın davacı adının aslında ... olduğunu ancak davacının kendisine ... diye seslenilmesini istediğini, kendisinin davacıya iş yerinde hep ... diye seslendiğini, aynı şekilde bordro tanığı ...'un, davacıyı aynı iş yerinde çalışmaları nedeniyle tanıdığını, davacının ismini ... olarak bildiğini soy ismini bilmediğini, duruşmada davacının isminin ... olduğunu öğrendiğini, davacıya ... olarak hitap ettiklerini beyan ettikleri, tanık anlatımlarından da anlaşılacağı üzere davacının dava dışı işyerinde ... ismi ile tanındığı bu isimle kendisine hitap edildiği, dolayısıyla tanık anlatımları da dikkate alındığında da dava dışı işyerinde davacının ... ismi ile bilindiği ve Kurum müfettişi tarafından tespit tutanağı düzenlenirken, davacının gerçek isminin değil ve fakat davacıya iş yerinde hitap edilen ismine yer verildiğinin bu yüzden davalı Kurum tarafından davacı adına, davacının resmi kayıtlarına göre düzenlenen işe ilk giriş bildirgesine şerh düşülerek işe giriş bildirgesi ile davalı Kurum müfettişi tarafından düzenlenen tespit tutanağı arasında bağlantı kurulduğunun kabulü gerektiği, ..." gerekçesiyle, davanın kabulü ile davacı ... (T.C. Kimlik No: ... )'nun dava dışı işveren ...'a ait ...sigorta sicil numaralı ..... unvanlı iş yerinde sigorta başlangıç tarihinin 01.07.1993 tarihi olduğunun tespitine, karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde, fiili çalışmanın ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın reddinin gerektiğini belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmişlerdir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
10.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi