MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/510 E., 2025/2018 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/159 E., 2024/634 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... ... (...)’ın davacı bünyesinde çalışmasının bulunmadığı halde, Şirketin muhasebecisi ... ve onun yanında çalışan yardımcısı ... ile anlaştığını, davacı Şirket bünyesinde sürekli değişen 30-50 kişi arasında çalışan olduğunu, Şirket muhasebecisinin davalı ile birlikte toplam 6 kişiyi müvekkilinin yanında çalışmaları bulunmadığı halde çalışıyor gibi gösterdiğini, davacının bu durumdan habersiz sigorta primlerini SGK'ya ödediğini, böylece hem davacı Şirketin hem de SGK’nın zarara uğratıldığını, bu konu ile ilgili İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/95130 Soruşturma sayılı dosyasında suç duyurusunda bulunduklarını beyanla, davalı ... ... (...)'ın 01.01.2012 – 01.05.2015 tarihleri arasında çalışmadığının tespiti ile fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak üzere davalının çalıştığı gösterilen süre içinde ödenen sigorta primlerinin şimdilik 10.000,00 TL'nin ödeme tarihleri ile birlikte hesaplanacak yasal faizi ile birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1- Davalı ... ... (...) vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın iddialarının doğru olmadığını, davacı Şirketin haberi olmadan böyle bir işlem yapılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
2- Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; 6552 sayılı Kanun uyarınca dava açılmadan önce Kuruma başvuru yapılması gerektiğini, aylık prim ve hizmet belgelerinin verilmesinin işverenin Kuruma karşı olan işverenin sorumluluğunu ortadan kaldırmadığını, Kurumdan kaynaklanan yanlış ve yersiz tahsil edilmiş bir prim olmadığını, 5510 sayılı Kanun'un 89/3. ve Borçlar Kanunu'nun 65. maddesi gereğince prim iadesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne; 3...4 T.C kimlik numaralı ve 3...2 sigorta sicil numaralı davalı ... ...'ın davacı işveren ... ve ... ve ... Şirketine ait ... sicil no.lu iş yerinden 03.03.2012 - 01.05.2015 (talep dönemine ilişkin) 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamında toplam 1140 günlük hizmetinin iptali gerektiğinin tespitine, 3...4 T.C kimlik numaralı ve 3...2 sigorta sicil numaralı davalı ... ...'ın adına söz konusu tarihler arasında Kuruma ödenen 14.598,92 TL sigorta primlerinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 81... sayılı Kanun'un 89/3 maddeleri uyarınca 3...4 T.C kimlik numaralı ve 3...2 sigorta sicil numaralı davalı ... ... ve diğer davalı Kurumdan müştereken ve müteselsilen istirdatı yönündeki talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava kısmen kabul edildiği halde davalı Kurum lehine vekalet ücreti verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi yönüyle hükmün hatalı olduğu tespit olunduğu değerlendirilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile; İzmir 1. İş Mahkemesinin 05.11.2024 tarih, 2021/159 Esas ve 2024/634 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile
- Davalı ...'ın davacı işveren .... San. ve .... Ltd. Şti.'ye ait ... sicil nolu iş yerinden 03.03.2012 - 01.05.2015 (talep dönemine ilişkin) 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamında toplam 1140 günlük hizmetinin iptali gerektiğinin tespitine,
- Davalı ... adına söz konusu tarihler arasında Kuruma ödenen 14.598,92 TL sigorta primlerinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 81... sayılı Kanun'un 89/3 maddeleri uyarınca davalı ... ve diğer davalı Kurumdan müştereken ve müteselsilen istirdadı yönündeki talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1- Davacı vekili temyiz dilekçesinde; taraflarınca açılan aynı nitelikte olan emsal davada Yargıtay tarafından "ödenen primlerin iadesi gerektiğine" karar verildiğini, sigortalı gösterilen ...'ın sigortalılığının iptali ve ödenen primlerin istirdadı talepli açılan davada Yargıtay 21.Hukuk Dairesinin 2019/20 82... /233 Karar sayılı ilamında bozma kararı verildiğini, "davacı Şirketin talimatı ve bilgisi olmadan muhasebecisi tarafından yanıltılarak prim ödemesinde bulunduğunun" Yargıtay kararıyla da hüküm altına alındığını, ödenen primlerin hesaplanarak müvekkili Şirkete iadesi talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir.
2- Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; Kurum aleyhine masraf ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ...'ın davacı Şirket nezdinde çalışmadığının tespiti ile haksız olarak ödenen primin isridatı istemine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı Kurum vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Eldeki davada davacı tarafça davalı adına yapılan bildirimlerini gerçek olmadığının tespiti ile davacı işyerinden yapılan 01.01.2012 – 01.05.2015 tarihleri arası döneme ilişkin sigortalılık süresinin iptali isteminde bulunduğu, toplanan deliller kapsamında iptal edilen bildirimlerin gerçek ve fiili çalışmaya dayanmadığının tespiti ile ödenen pirimlerin iadesine ilişkin davacı Şirket talebinin reddi yönünde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de bu sonuca eksik inceleme ve araştırma ile gidilmiştir.
3. Somut olayda İlk Derece Mahkemesi tarafından gerçek ve fiili çalışmaya dayanmayan sigortalık süresinin iptaline yönelik verilen karar doğru olmakla birlikte primlerin iadesi talebi yönünden dosya kapsamında toplanan delillere göre dava dışı muhasebeci ... ...'in, davacı Şirketi yanıltmak suretiyle davacı Şirket bünyesinde çalışmayan kişilerin sigortalı olarak gösterilmesi nedeniyle haksız ve hukuka aykırı olarak fazladan prim ödenmesine sebep olduğu, davacı Şirketin çalışanlarına ödediği ücretlere ilişkin hesaba yatırılan paraların tek kalem halinde hesaba geçtiği, hangi aya ait ücret ödemelerinin karşılığı olduğu yazılmış olup çalışan kişilerin isimlerinin yazılı olmadığının anlaşıldığı, davacı Şirketin muhtasar beyannamelerin incelenmesinde, işçilerin ücretlerinden kesilen vergilerin tek kalem halinde muhtasar beyannameye yazılmak suretiyle Vergi Dairesine beyanda bulunulduğu, işçilerin isimlerinin bulunduğu bir listenin olmadığı, muhasebecinin davacı Şirkette çalışmayan kişileri kasten çalışıyormuş gibi beyan ederek davacı Şirkete zarara uğrattığı bu haksız eylemi nedeniyle davacı Şirket tarafından Savcılığa şikayet dilekçesi verildiği hususları hep birlikte değerlendirildiğinde davacı Şirketin talimatı ve bilgisi olmadan muhasebecisi tarafından yanıltılarak prim ödemesinde bulunduğu, buna göre 5510 sayılı Kanun'un 89/3. maddesinde açıkça düzenlendiği üzere yersiz ödenen primlerin davacı Şirkete iadesine karar verilmesi gerekirken reddedilmesi hatalı olup, Mahkemece davalı ... adına 03.03.2012 - 01.05.2015 tarihleri arasındaki iptal edilen dönemde davacı tarafından yersiz ödenen sigorta pirimlerinin hesaplanıp sonucuna göre bir karar verilmeden hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.