MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2633 E., 2025/1297 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Balıkesir 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/12 E., 2023/248 K.
Bölge Adliye Mahkemesinin kararı fer'i müdahil Kurum ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının konutunda 02.03.2006 tarihinden 27.01.2015 tarihine kadar evin temizlik ve bakım işlerinde asgari ücretle çalıştığını, bu çalışmalarının hergün (haftanın 5 günü) saat 12.00-17.00 arasında gerçekleştiğini, resmi tatillerde de bu çalışmanın devam ettiğini, yıllık ücretli izin kullanmadığını, dini bayramlarda izin yaptığını, 5510 sayılı Kanun'un 8619 hükmüne göre "bir hizmet akdine dayanarak " bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanlar bu kanuna göre sigortalı hak ve yükümlülüklerini sigortalının işe alındığı tarihte başlar " denildiğini, davacının işe başladığının davalılar tarafından SGK'ya bildirilmediğini, çalıştığı süre boyunca da hiçbir bildirim yapılmadığını, bu nedenle çalıştığı günlere ilişkin sigortalılık kaydı bulunmayan davacının sosyal güvenliğe ilişkin hakları bakımından mağdur olduğu, bu mağduriyetinin giderilmesi için 02.03.2006-27.01.2014 tarihleri arasında davalılara ait konutta asgari ücretle çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın usul ve Yasaya aykırı olduğu iddiaların gerçeği yansıtmadığını, hak düşürücü sürenin geçtiğini (davanın 09.09.2015 tarihinde açıldığını, 09.09.2015 tarihinden geriye doğru, 5 yıl inildiğinde, 09.09.2010 tarihine ulaşıldığını, davacı tarafın en fazla talep edebileceği sürenin, 09.09.2010 - 27.01.2014 tarihleri arasında kalabileceğini, davacının yaptığı işin niteliği gereği yarım gün çalışmanın her yıl, Haziran ayında okulların kapanmasıyla, işin son bulduğunu, okulların açılmasıyla çalışmanın başladığını, davacının iddiası gibi hep öğleden sonra çalıştığını özlük haklarını alıp, izinlerini kullandığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Fer'i müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; 6552 sayılı Kanuna göre, fer'i müdahil olduklarını, davalı gösterilmelerinin yasaya aykırı olduğunu, bu durumun sonuçları itibariyle Kurumun davalı konumunun değiştirilmesine karar verilmesini, davacının Kurumdaki dosyasının tetkikinde 02.03.2006 - 27.01.2014 tarihleri arasında davalılarca yapılmış hiçbir çalışma bildirimi bulamadığını, davacının ilk defa İşvereni ... ... olan işyerinden 01.04.2014 tarihinde işe girişi bulunduğunu hizmet süresi tespit davalarının, kamu düzenini ilgilendirmesi nedeniyle, araştırmaların özenle yapılmasını, çalışma olgusunun hiçbir şüphe ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde kanıtlanması gerektiğini, öncelikle davacının çalışmasının süreklilik arz edip etmediğinin netleştirilmesi için konutun kapsamı, hangi işlerde çalışıldığı, bu işlerin ne kadar süreyle yapılabileceğinin araştırılmasını, ücret ödemelerinin nasıl yapıldığını, varsa yazılı delillerinin getirtilmesini, talep konusu dönem içinde, doğum hastalık ve benzeri nedenlerle çalışmaya ara verilip verilmediğinin, aynı apartmanda oturanlar ile yörede komşu işyeri sahiplerinin, çalışanlarının kolluk vasıtasıyla araştırılarak bilgi ve görgülerine başvurulmasını, işverenin tek başına davayı kabulünün hukuki sonuç doğurmayacağını, hak düşürücü sürenin 5 yıl olduğunu kesintili geçen çalışmalar nedeniyle davanın dinlenmesinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davanın kısmen kabulü ile
Davacı ...’un 01.04.2008-31.12.2013 tarihleri arasında davalılar yanında part-time çalışmalar sonucu; Nisan/2008 15 gün, Mayıs/2008 14 gün , Haziran 2008 15 gün, Temmuz 2008 15 gün, Ağustos 2008 15 gün, Eylül 2008 15 gün, Ekim 2008 15 gün , Kasım 2008 14 gün, Aralık/2008 15 gün, Ocak 2009 14 gün, Şubat 2009 14 gün, Mart 2009 15 gün, Nisan 2009 14 gün, Mayıs 2009 15 gün, Haziran 2009 15 gün, Temmuz 2009 15 gün, Ağustos 2009 15 gün, Eylül 2009 15 gün, Ekim 2009 14 gün, Kasım 2009 15 gün, Aralık 2009 14 gün, Ocak 2010 15 gün, Şubat 2010 14 gün, Mart 2010 14 gün, Nisan 2010 15 gün, Mayıs 2010 14 gün , Haziran 2010 15 gün, Temmuz 2010 15 gün, Ağustos 2010 15 gün, Eylül 2010 15 gün, Ekim 2010 15 gün, Kasım 2010 14 gün, Aralık 2010 15 gün, Ocak 2011 14 gün, Şubat 2011 14 gün, Mart 2011 15 gün, Nisan 2011 14 gün, Mayıs 2011 15 gün, Haziran 2011 15 gün, Eylül 2011 15 gün, Ekim 2011 14 gün, Kasım 2011 15 gün, Aralık 2011 14 gün, Ocak 2012 15 gün, Şubat 2012 15 gün, Mart 2012 14 gün, Nisan 2012 15 gün, Mayıs 2012 14 gün, Haziran 2012 15 gün, Temmuz 2012 15 gün, Ağustos 2012 15 gün, Eylül 2012 15 gün, Ekim 2012 15 gün, Kasım 2012 14 gün, Aralık 2012 15 gün, Ocak 2013 14 gün, Şubat 2013 12 gün, Mart 2013 15 gün, Nisan 2013 14 gün, Mayıs 2013 15 gün, Haziran 2013 15 gün, Temmuz 2013 15 gün, Ağustos 2013 15 gün, Eylül 2013 15 gün, Ekim 2013 14 gün, Kasım 2013 15 gün, Aralık 2013 14 gün olmak üzere 1011 günlük çalışmasının tespit ve tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine, " karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının 02.03.20 06... .01.2014 tarihleri arasında bütün yılı kapsamak üzere haftanın 5 günü 5'er saat çalıştığını, tanık anlatımlarıyla ve davalı ...'nin beyanlarıyla, davalı ... ...'nin isticvap davetiyesine rağmen duruşmaya gelmediğinden ikrar sayılması gerektiğini, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken bilirkişi raporlarına dayanılarak karar verilmesinin ve Mahkemenin tazminata hükmetmemesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Fer’i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle, davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, Yargıtayın aradığı kriterlere sahip olmayan tanık beyanları esas alınmak suretiyle karar verilmesinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporunun yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan düzenlendiğinini ve buna ilişkin itirazlarının göz ardı edildiğini, yetersiz deliller ve eksik araştırma neticesinde karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.