MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/223 E., 2025/92 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı işverene ait işyerinde 01.02.2006 – 01.01.2012 tarihleri arasında kesintisiz ve sürekli çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, davacının iddialarının doğru olmadığını, davacı ile davalı arasında işçi-işveren ilişkisinin kurulmadığını, davacının kendi nam ve hesabına çalıştığını, bu nedenle davalı şirkete husumet yöneltilemeyeceğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
2.Fer’i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, davacının iddiasını yazılı belgeler bağlamında somut ve inandırıcı delillerle kanıtlaması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 29.03.2018 tarih ve 2016/151 - 2018/51
E. K. sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 14.01.2020 tarih ve 2018/1095 - 2020/56 E. K. sayılı kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Daire kararı ile "... Mahkemece, resen araştırma ilkesi gereğince, dinlenen tanık beyanlarında, davacının haftanın her günü işe gelmediğinin belirtilmesi, bir kısım tanık beyanlarında, davacının başka işyerleri ile de çalıştığının belirtilmesi dikkate alınarak, çalışmanın geçtiği belirtilen dönemde işyerinden bildirimi bulunup iptal edilmeyen diğer bordrolu tanıkların beyanlarına başvurulmalı, davacı ile davalı işyeri arasındaki ilişkinin niteliği ile çalışmanın niteliği belirlenmeli, feragat ile sonuçlanan işçilik davasından dolayı davacıya yapıldığı ileri sürülen 19.000 TL ödemenin davacıya yapılıp yapılmadığı tespit edilmeli, yapılan araştırmalar sonucu çalışmanın varlığına kanaat getirilmesi halinde, çalışmanın kısmi mi veya tam çalışma mı olduğu tespit edilmeli, buna göre davacının kısmi zamanlı çalışma durumunun günlük çalışma saatine göre (4857 sayılı İş Kanunu'nun 63. maddesi gereğince 7.5 saat çalışmanın 1 günlük çalışma hesabı ile) haftalık ve aylık çalışma süresinin kaç gün olduğu açıkça belirlenmeli, iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, işyerinde davacı tarafından ne süre ile ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliğine göre eylemli çalışmanın var olup olmadığı, sürekli veya kesintili olup olmadığı, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir. Davacı vekili, 01.02.2006-01.01.2012 tarihleri arasında kesintisiz olarak sigortalı çalışmalarının tespitini talep etmiş, Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının ... sicil sayılı işyerinde 18.06.2007 - 01.01.2012 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak ve asgari ücretle 1063 gün çalıştığının ve bu çalışmalarının Kuruma bildirilmediğinin tespitine şeklinde hüküm kurulmuş ise de tespite konu 1063 günlük eksik çalışmanın, hangi yıl ve dönemlere ait kaç gün olduğunun açıkça belirtilmemesi nedenleriyle kabule konu tarihlerin tespiti belirsiz olup hüküm infaza elverişli değildir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesinin (2). fıkrasında, “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir”, hükmü öngörülmüştür. Hükümlerin çelişkiden uzak ve infaza elverişli olması kamu düzeniyle ilgili olup, hükmü temyiz etmeyen yönünden sonuç doğurması gerekeceği de gözetilerek, gerçeğe ve hukuka uygun bir karar verilmesi gerekir. Belirtilen maddi ve hukuki ilkelere göre, Mahkemece davacının davalı işyerinde hangi dönemlerde ne kadar çalıştığının kabul edildiği açık ve net belirtilmek suretiyle infaza elverişli olacak şekilde hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir" şeklinde gerekçeyle karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 10.02.2025 tarih ve 2021/223 - 2025/92 E. K. sayılı kararı ile Yargıtay bozma kararına uyularak yapılan yargılama, toplanan deliller ve tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde, davanın kabulü ile davacının davalı ... sicil numaralı ... Ayakkabıcılık San. ve Tic. Ltd. Şti. unvanlı işyerinde hizmet akdine dayalı aşağıda gösterilen sürelerde fiilen asgari ücretle çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
Sigort. Sicil No. İşy. Sic. No. Giriş Çıkış Gün Say.
3 50...08 196.035 18.06.2007-- 30.06.2007 13... 16 2...8 196.035 01.07.2007-- 31.07.2007 30... 16 2...8 196.035 01.08.2007-- 31.08.2007 30... 16 2...8 196.035 01.09.2007-- 30.09.2007 30... 16 2...8 196.035 01.10.2007-- 31.10.2007 30... 16 2...8 196.035 01.11.2007-- 30.11.2007 30... 16 2...8 196.035 01.12.2007-- 31.12.2007 0 gün
3 50...08 196.035 01.01.2008-- 31.01.2008 0 gün
3 50...08 196.035 01.02.2008-- 29.02.2008 0 gün
3 50...08 196.035 01.03.2008-- 31.03.2008 30... 16 2...8 196.035 01.04.2008-- 30.04.2008 30... 16 2...8 196.035 01.05.2008-- 31.05.2008 30... 16 2...8 196.035 01.06.2008-- 30.06.2008 30... 16 2...8 196.035 01.07.2008-- 31.07.2008 30... 16 2...8 196.035 01.08.2008-- 31.08.2008 30... 16 2...8 196.035 01.09.2008-- 30.09.2008 30... 16 2...8 196.035 01.10.2008-- 31.10.2008 30... 16 2...8 196.035 01.11.2008-- 30.11.2008 30... 16 2...8 196.035 01.12.2008-- 31.12.2008 0 gün
3 50...08 196.035 01.01.2009-- 31.01.2009 0 gün
3 50...08 196.035 01.02.2009-- 28.02.2009 0 gün
3 50...08 196.035 01.03.2009-- 31.03.2009 30... 16 2...8 196.035 01.04.2009-- 30.04.2009 30... 16 2...8 196.035 01.05.2009-- 31.05.2009 30... 16 2...8 196.035 01.06.2009-- 30.06.2009 30... 16 2...8 196.035 01.07.2009-- 31.07.2009 30... 16 2...8 196.035 01.08.2009-- 31.08.2009 30... 16 2...8 196.035 01.09.2009-- 30.09.2009 30... 16 2...8 196.035 01.10.2009-- 31.10.2009 30... 16 2...8 196.035 01.11.2009-- 30.11.2009 30... 16 2...8 196.035 01.12.2009-- 31.12.2009 0 gün
3 50...08 196.035 01.01.2009-- 31.01.2009 0 gün
3 50...08 196.035 01.02.2010-- 28.02.2010 0 gün
3 50...08 196.035 01.03.2010-- 31.03.2010 30... 16 2...8 196.035 01.04.2010-- 30.04.2010 30... 16 2...8 196.035 01.05.2010-- 31.05.2010 30... 16 2...8 196.035 01.06.2010-- 30.06.2010 30... 16 2...8 196.035 01.07.2010-- 31.07.2010 30... 16 2...8 196.035 01.08.2010-- 31.08.2010 30... 16 2...8 196.035 01.09.2010-- 30.09.2010 30... 16 2...8 196.035 01.10.2010-- 31.10.2010 30... 16 2...8 196.035 01.11.2010-- 30.11.2010 30... 16 2...8 196.035 01.12.2010-- 31.12.2010 0 gün
3 50...08 196.035 01.01.2011-- 31.01.2011 0 gün
3 50...08 196.035 01.02.2011-- 28.02.2011 0 gün
3 50...08 196.035 01.03.2011-- 31.03.2011 30... 16 2...8 196.035 01.04.2011-- 30.04.2011 30... 16 2...8 196.035 01.05.2011-- 31.05.2011 30... 16 2...8 196.035 01.06.2011-- 30.06.2011 30... 16 2...8 196.035 01.07.2011-- 31.07.2011 30... 16 2...8 196.035 01.08.2011-- 31.08.2011 30... 16 2...8 196.035 01.09.2011-- 30.09.2011 30... 16 2...8 196.035 01.10.2011-- 31.10.2011 30... 16 2...8 196.035 01.11.2011-- 30.11.2011 30... 16 2...8 196.035 01.12.2011-- 31.12.2011 0 gün
Toplam 1243 gün asgari ücretle
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı verildiğini, hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacı ile davalı işyeri arasında hiç bir zaman işçi-işveren ilişkisinin oluşmadığını, sigortalılık koşullarının gerçekleşmediğini, davacının, davalının emir ve talimatı ile hiçbir zaman çalışmadığını, davacının sadece davalıya değil piyasada ayakkabı imalatı yapan birçok kişiye, evinden kendi nam ve hesabına çalışarak iş yaptığını, bu hususun dosya kapsamındaki tanık beyanları ve diğer delillerle sabit olduğunu, bilirkişi raporunun hatalı tespitler içerdiğini, itirazların değerlendirilmediğini, çalışmanın varlığının hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde ispatlanması gerekirken, işbu davada davacının iddiasını tanık delilleri dahil hiçbir delil ile ispatlayamadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, hak düşürücü süreden davanın reddinin gerektiğini, yazılı delil niteliğindeki resmi Kurum kayıtları karşısında davacının da iddiasını aynı mahiyette yazılı delillerle ispatlaması gerektiğini, fiilen çalışma olgusunun davacı tarafından bordro tanıkları ya da komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş tanıkları ile dahi ispatlanamadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.
2.Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; Mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirir. (05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulunun 12.07.2006 tarihli 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı Kararı).
Mahkemenin, Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Prof. Dr. Baki Kuru, Usuli Müktesep Hak (Usule İlişkin Kazanılmış Hak) Dr. A. Recai Seçkin’e Armağan, ... Hukuk Fakültesi Yayınları No. 351 Ankara, 1974, sayfa 395 vd.)
Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan Mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 tarihli ve 13/5 sayılı YİBK).
3.İnceleme konusu eldeki davada, Mahkemece bozmaya uyularak, davanın kabulüne karar verilmiş ise de Mahkemenin davanın kısmen kabulü ile davacının ... sicil numaralı işyerinde 18.06.2007-01.01.2012 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak ve asgari ücretle 1063 gün çalıştığı ve bu çalışmalarının Kuruma bildirilmediğinin tespitine dair ilk hükmünün davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece bozulduğu, uyulan bozma kararı sonrası bu kere Mahkemece davanın kabulü ile davacının ... sicil numaralı davalı ... Ayakkabıcılık San. ve Tic. Ltd. Şti. unvanlı işyerinde hizmet akdine dayalı asgari ücretle toplam 1243 gün fiilen çalıştığının tespitine karar verildiği, bir önceki kararın davacı tarafından temyiz edilmediği, şu halde hükmü temyiz eden davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum lehine oluşan usuli kazanılmış hak durumu gözetilerek, infaza elverişli olacak şekilde hüküm kurulması gerekirken, Mahkemece bu husus göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
09.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.