MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1673 E., 2025/1178 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorlu 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/181 E., 2022/314 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacı Kurum vekili dava dilekçesinde özetle; davalı işverene ait işyerinde çalışan 1 51...88 T.C. Kimlik numaralı ... ...'in 03.06.2014 tarihinde iş kazası geçirdiğini, Kurum tarafından alınan iş kazası değerlendirme raporu ve sağlık kurulu kararı incelendiğinde de görüleceği üzere, bu kazanın işverenin sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı hareketi sonucu meydana geldiğinin aşikar olduğunu, yapılan incelemeler sonucunda davalı işverenin işyerinde kaza oluşumunu önleyici düzeni kurmadığının, gerekli kontrolleri yaptırmadığının anlaşıldığını, denetmen raporunda davalının %80 kusurlu olduğunun saptandığını, sigortalının geçirmiş olduğu kaza da %45,20 oranında maluliyet verildiğini, sigortalının geçirdiği iş kazası neticesinde ilgili kişiye Kurum tarafından 220.101,16 TL ilk peşin sermaye değerli gelir bağlandığını ve 21.604,39 TL tedavi masrafı ve geçici iş göremezlik ödemesinin Kurum tarafından karşılandığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte olmak üzere Kurumun uğradığı zararın tespiti ile Kurum zararının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; söz konusu kazanın davacının sigortalısının daha önce kendisine verilen eğitimlere ve uyarılara aykırı davranması ve iş güvenliğini dikkate almaması nedeni ile tamamıyla kendi kusuru neticesinde meydana geldiğini, davacının beyanlarının gerçeği yansıtmadığını, müvekkili şirkete işbu kaza ile ilgili hiçbir kusur atfedilemeyeceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.