MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/275 E., 2025/210 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı iş yerinde çalışmakta iken 24.02.2016 tarihinde meydana gelen trafik iş kazası sonucu muris sigortalının vefat ettiğini beyan ederek tahkikat sonucunda nihai alacak miktarının kesin olarak belirlenmesinin mümkün olduğu anda artırılmak üzere, davacı eş ... için 1.000,00-TL, müşterek çocukların her biri için 500,00-TL maddi tazminatın davalı işveren ...San. ve Tic. A.Ş., sürücü ... ..., işleten ... Belediyesinden tahsili, yetersiz ödemeye ilişkin ibranamenin (2918 sayılı KTK md. 111/2'ye göre) iptali ile bakiye maddi tazminatın...Sigorta A.Ş.'den tahsili, davacı eş ... için 150.000,00-TL, müşterek çocukların herbiri için 100.00,00-TL manevi tazminatın işveren ...San. ve A.Ş.'den tahsiline, faizin işveren, sürücü ve işleten yönünden olay tarihinden, sigortacı yönünden temerrüt tarihinden itibaren işletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
09.01.2019 tarihli ön inceleme duruşmasında, vekaletnamesinde davadan feragat etmeye de yetkili kılınan davacılar vekili tarafından davalılar ... Belediyesi, ... ..., ... Sigorta A.Ş. yönünden bu davalılar ile sulh oldukları, bu davalılar yönünden davadan feragat ettiklerini, diğer davalı ...Sanayi ve Tic. A.Ş. yönünden manevi tazminat ve destekten yoksun kalma talepleri hakkında davayı devam ettikleri beyan edilmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın meydana gelmesinde 35... plakalı araç sahibinin hem işveren hem işleten sıfatıyla kusuru olmadığını, müvekkilinin kazanın meydana gelmemesi için üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, buna karşılık davacıların murisi ... araç kullandığı esnada emniyet kemerini takmadığı sırada kazanın meydana geldiğini ve yaşamını yitirdiğini, araç sahibinin kusurunun söz konusu olmadığını, İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesinin raporu dikkate alındığında araç sürücüsünün emniyet kemerini takmaması nedeniyle kendi ölümünde alt düzeyde tali nitelikte kusurlu olduğunun bildirildiğini beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 28.10.2021 tarihli ve 2020/330 E., 2021/512 K. sayılı kararı ile davacılar murisinin davaya konu 24.02.2016 tarihinde karşı şeritteki aracın kendisine çarpması sonucu vefatı ile meydana gelen kaza olayında, davalı işverenin mevcut deliller, yönetmelik hükümleri itibari ile alınan tüm kusur raporları da dikkate alınarak atfı kabil bir kusur olmadığı sonuç ve kanaatine varılmakla davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 28.10.2021 tarihli ve 2020/330 E., 2021/512 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 26.01.2022 tarih ve 2022/106 E., 2022/164 K. sayılı kararı ile "dosya kapsamındaki yazı, bilgi ve belgelere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmamasına, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve 10.09.2021 tarihli Trafik İhtisas Dairesince verilen Adli Tıp Kurumu raporuna göre sürücü ... ... idaresindeki otobüs ile seyir halinde iken yola gereken dikkati vermemesi ve yol, hava ve zemin koşullarını dikkate alarak seyrini istikametine ayrılan yol bölümü içerisinde kalacak şekilde sürdürmeye gerekli ve yeterli özeni göstermesi gerekir iken bu hususlara riayet etmediği, kaza mahalli tehlikeli, virajlı ve eğimli yol bölümünde karşı şeride girip karşı yönden gelen ... sürücü idaresindeki tankerin önünü kapatarak kazaya sebebiyet verdiği, araç sürücüsü ... ...'ın tam kusurlu olduğu davacının hakkında tefrik kararı verilen ... ... yönünden 2019/25 Esas sayılı dosya ile davadan feragat edildiği, Mahkeme kararında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından HMK'nın 359. maddesine 28.07.2020 tarihli 31199 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7251 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkındaki Kanun'un 38. maddesiyle eklenen fıkra ile HMK'nın 353/1. b-1 bendi uyarınca davacı vekilince yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir" gerekçesine dayalı olarak; hakkında istinaf başvurusunda bulunulan İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine" karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin 26.01.2022 tarih ve 2022/106 E., 2022/164 K. sayılı kararının süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 25.05.2023 tarih ve 2022/3838 E.- 2023/5980 K. ile "... Eldeki dava dosyasında, 24.02.2016 tarihinde, ...San. ve Tic. A.Ş. 'nin sigortalı çalışanı olan davacıların murisi ...'in işverene ait 35... plaka sayılı tanker ile ... (...) istikametinden ... (...) istikametine doğru seyretmekte iken ... ’ın aynı yol üzerinde işverenine ait 35... plaka sayılı otobüsle ... (...) istikametinden ... (...) istikametine doğru seyrettiği esnada, ...Fabrikası önüne geldiğinde, sağa virajlı yolda aracını kaydırarak, şerit ihlalinde bulunarak yolun karşı yönden gelen araçlar için ayrılmış bölümüne girdiği (muş) ve aracının sol ön kısmı ile karşı yönden gelen sürücü ...’in sevk ve idaresindeki 35... plaka sayılı tankerin sol ön kısmına çarptığı, kaza olayı sonucunda tanker sürücüsü olan davacılar murisi ...'in vefat ettiği, otobüste bulunan yolcuların çeşitli şekilde yaralandığı, olay sonrası ceza soruşturması kapsamında alınan 29.02.2016 bilirkişi raporu ile "kaza olayının meydana gelmesinde 35... plakalı otobüs şoförü ... ’ın % 100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, 35... plakalı tanker şoförü ...’in kusurunun bulunmadığının" belirlendiği, ceza yargılaması sırasında trafik uzmanı ... tarafından düzenlenen 24.10.2016 tarihli rapor ile "kazanın oluşumunda sanık sürücü ... ...’ın asli derecede tamamen kusurlu olduğu, ... ...’in atfı kabil kusurunun bulunmadığının" belirlendiği, yine T.C. Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi'nce düzenlenen 28.11.2016 tarihli rapor ile "sanık sürücü ... sevk ve idaresindeki otobüsle seyri sırasında yola gereken dikkatini vermesi, seyrini hava ve yol durumu ile kullandığı aracın teknik yapısına göre ayarlaması, direksiyon hâkimiyetine ve aracını seyir şeridinde tutmaya özen göstermesi gerektiği halde bahsedilen bu hususlara riayet etmemiş olup şerit ihlali ile neden olduğu olayda asli kusurlu olduğu, ... sürücü ... sevk ve idaresindeki tanker aracı ile kendi şeridinde seyri sırasında meydana gelen kaza sonucu, emniyet kemeri takmadığından, kendi ölümünde alt düzeyde tali kusurlu olduğunun" belirlendiği, ceza yargılaması sonucunda sanık ... hakkında verilen mahkumiyet kararının istinaf incelemesinden geçmek suretiyle kesinleştiği, Kurum tarafından yapılan tahkikat sonucu düzenlenen 19.04.2019 tarihli inceleme raporu ile "davacılar murisi ...'in 24.02.2016 tarihinde geçirdiği ve vefat ettiği kaza ile ilgili olarak olay sırasında ...'in emniyet kemerinin takılı olmadığının anlaşılması nedeniyle olayda %10, ağır kusurlu olduğu, diğer araç sürücüsü üçüncü kişi ... 'ın kazanın meydana gelmesinde %90 kusurlu olduğunun" belirlendiği, yargılama sırasında alınan 15.09.2019 tarihli bilirkişi heyet raporu ile "davalı ... ’ın, davacılar murisi ...’in kaza olayına maruz kalmasında % 75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu, 35... plaka sayılı tanker sürücüsü davacılar murisi ...’in kendisinin kaza olayına maruz kalmasında % 25 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu, davalı ... Belediye Başkanlığının davacılar murisi ...’in kaza olayına maruz kalmasında atfı kabil bir kusurunun bulunmadığı, davalı ...San. ve Tic. A.Ş.’nin, davacılar murisi ...’in kaza olayına maruz kalmasında atfı kabil bir kusurunun bulunmadığı, davalı...Sigorta A.Ş.’nin davacılar murisi ...’in kaza olayına maruz kalmasında atfı kabil bir kusurunun bulunmadığı"nın belirlendiği, Bölge Adliye Mahkemesi kararı sonrası alınan 31.01.2021 tarihli bilirkişi heyet raporu ile "Davalı işveren müessesenin (...Sanayi ve Ticaret A. Ş.) % 25 (Y. Yirmi beş) oranında kusurlu olduğu, 35... plakalı Otobüsü kullanan davalı ... ’ın % 75 (Y. Yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu, davalı ... Belediye Başkanlığının kusursuz olduğu, 35... plakalı su tankeri şoförü kazalı ...’in kusursuz olduğu, 35... plakalı araç şoförünün kusurundan dolayı davalı...Sigorta A. Ş.’nin sorumluluğunun bulunduğunun" belirlendiği, davalı tarafın itirazı üzerine alınan T.C. Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 10/09/2021 tarihli raporu ile " kazanın oluşumunda salt trafik kanunu ile sürücülerin kusur durumu gözetilerek kaza irdelenmiştir" denilmek suretiyle sonuç olarak "davalı sürücü ... ’ın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, ... sürücü ...’in kusursuz olduğunun" belirlendiği, Mahkemece mevcut deliller, Yönetmelik hükümleri itibari ile alınan tüm kusur raporları da dikkate alınarak davalı işverene atfı kabil bir kusur olmadığı sonuç ve kanaatine varılarak davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu açıklamalar doğrultusunda hükme esas alınan kusur raporlarındaki kabul ile kusur oranı tespitlerinin trafik iş kazasının gerçekleşmesine ilişkin oluşa uygun olmadığı anlaşılmaktadır. Gerçekten davalı işverenliğe ait araçta emniyet kemeri bulunup bulunmadığı hususu araştırılıp açıklığa kavuşturulduktan sonra kazanının meydana geldiği tarih itibariyle yürürlükte bulunan mevzuata göre ve bulunması halinde rücuen tazminata ilişkin dava dosyası içeriği, kararın kesinleşip kesinleşmediği de gözetilmek suretiyle mevcut raporlar arasındaki çelişki giderilmeli ve sonucuna göre bir karar verilmelidir... " gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Alınan tüm rapoplarla, bozma ilamı ve gelen belgeler uyarınca, İstanbul 33.İş Mahkemesi kanalı ile bilirkişi ...- ... ve ... tarafından düzenlenen 31.01.2021 tarihli bilirkişi raporunda; davalı işveren müessesenin ( ... San. Ve Tic. A.Ş' nin ) % 25 oranında kusurlu olduğu, -Davalı ... ' ın kazada % 75 oranında kusurlu olduğu, davacıların murisi ...' in kusursuz olduğu, tespitli İTÜ Trafik Kürsü'nden oluşan bilirkişi heyetinin raporunun hükme esas alınmasına karar vermek gerekmiştir. Dosya aktüerya hesabı için bilirkişiye tevdii edilmiş olup raporda: İzmir 16. İş Mahkemesinin 2021/318 Esas sayılı dosyasında; davacı SGK tarafından sürücü ... aleyhine, ... ...'in geçirdiği 24/02/2016 tarihli iş kazası nedeni ile 28/02/2019 onay tarihli bağlanan gelirin peşin sermaye değerinin ...'e 120.447,26 TL, ... 'e 37.557,92 TL ve ... 'e 39.383,49 TL olması nedeni ile tahsili talepli rücuen tazminat davası açıldığı, davalı tarafa daha önceki tarihte belediye ve sigorta kurumlarınca yapılan tazminat ödemelerinin hesaplamadan düşülmediği itirazı kapsamında, dava tarihinin 11.09.2018 olduğu,, davacı ...'e dosya içerisinde bulunan ödeme dekontlarından 19.10.2018 tarihinde sigorta tarafından 96.427,10 TL ana para ve 21.405,87 TL faiz ödemesi yapıldığı, bu ödemenin yargılama sırasında yapılmasında güncellenemediği, ancak sigorta tarafından 24.01.2017 tarihinde (dava tarihinden önce) ... için 136.451,79 TL, ... için 20.641,20 TL, ... için 20.641,38 TL ödeme yapıldığı, hesaplamaya esas kusur oranları da belirlenmiş olduğundan dava öncesi ödeme güncelleme oranı yapılarak ve diğer ödemeler dikkate alınarak yeniden hesaplama yapıldığı, dava tarihinden önce sigorta tarafından eş ... ile çocuk ...'ye sigorta tarafından yapılan ödeme ile zararlarının karşılanmış olduğu, davacı ... açısından ise 508.727,32 TL zararın = 0,82 si = 417.156,40 TL si güncelenmiş tutar olarak sigorta tarafından karşılanmış olduğu, sonuç olarak sigorta tarafından ödeme yapılan 24.01.2017 tarihi itibari ile ; davacı eş ...'in 115.198,48 TL zararı hesaplandığı bu tarihte sigorta tarafından 136.451,79 TL ödeme yapılmakla davacının zararının karşılanmış olduğu, sigorta tarafından davacı ...'e yargılama devamında; 19.10.2018 tarihinde 96.427,10 TL Ana para ve 21.405,87 TL faiz ödemesi de yapıldığı, davacı çocuk ... ... 'in 20.153,07 TL zararı hesaplandığı bu tarihte sigorta tarafından 20.641,38 TL ödeme yapılmakla davacının zararının karşılanmış olduğu,davacı çocuk ... 'in 25.160,29 TL zararı hesaplandığı bu tarihte sigorta tarafından 20.641,38 TL ödeme yapıldığı ve davacının ödemelerden sonra 91.570,92 TL zararının hesaplandığı yönünde tespitlerde bulunulduğu anlaşılmıştır. Sonuç olarak; davacılar murisinin iş kazasındaki kusur oranı, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kaza tarihi, mevzuat hükümleri, iş kazasının meydana geldiği tarihten davanın açıldığı tarihe kadar geçen süre, tarafların kusur sorumlulukları ve kusur oranları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacı ... yönünden yapılan ödemeler ile zararın karşılandığı tespit edildiğinden maddi tazminat talebinin reddi ile 70.000,00 TL manevi tazminatın kabulüne, davacı ... ... önünden yapılan ödemeler ile zararın karşılandığı tespit edildiğinden maddi tazminat talebinin reddi ile 70.000,00 TL manevi tazminatın kabulüne, davacı ... yönünden karşılanmayan 91.507,00TL maddi tazminat ve 70.000,00 TL manevi tazminat talebinin kabulüne, fazla taleplerin reddine karar vermek gerekmiştir" gerekçesiyle;
"Davanın kısmen kabulü ile
A) Davacı ... yönünden;
1-1.000,00 TL maddi tazminat talebinin reddine,
2-70.000,00 TL manevi tazminat talebinin olay tarihi olan 24.02.2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine. Fazlaya ilişkin 80.000,00 TL manevi tazminat isteminin reddine,
B) Davacı ... ... yönünden;
3-500,00 TL maddi tazminat talebinin reddine,
4-70.000,00 TL manevi tazminat talebinin olay tarihi olan 24.02.2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine. Fazlaya ilişkin 30.000,00 TL manevi tazminat isteminin reddine,
C) Davacı ... yönünden;
5-91.570,00 TL maddi tazminat talebinin olay tarihi olan 24.02.2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-70.000,00 TL manevi tazminat talebinin olay tarihi olan 24.02.2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine. Fazlaya ilişkin 30.000,00 TL manevi tazminat isteminin reddine," karar verilmiştir.
VI.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a.Kusur dağılımının yeterince açıklığa kavuşturulmadan hüküm verildiğini,
b.... tarafından davacılara yapılan ilave ödeme hesaplanan tazminat miktarından düşülmediğini,
c.Hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, vefat eden sigortalının yakınlarının tazminat istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde belirtilen hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.