MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/352 E., 2025/250 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıya ait ve şehir içi yolcu taşımacılığı hat işletmesinde kullanılan 65... plaka sayılı araçta 10.04.2013-20.10.2017 tarihleri arasında iş akdine dayalı ve şoför olarak çalıştırıldığını, belirtilen tarihler arasında bu hizmetin iki kere olmak üzere 31.05.2015-15.06.20 15... .05.2016-09.06.2016 tarihleri arasında fasıla oluştuğu, bunun dışındaki çalışmaların kesintisiz olduğunu, sigorta başlangıç tarihinin 10.04.2013 olmasına rağmen Kuruma 08.06.2014 tarihi olarak bildirildiğini beyanla, davacının, davalı iş yerinde 10.04.2013-20.10.2017 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, davacının, kendilerine ait 65... Plaka sayılı şehiriçi yolcu taşımacılığında kullanılan araçta kısmi süreli (...) çalışma esaslı olarak 08.06.2014 tarihinde işe başlatıldığını, fiili çalışmaları çerçevesinde oluşabilecek sigortalılığının noksansız olarak Kuruma bildirildiğini, bu kapsamda ... Van İl Müdürlüğünce yapılan denetim ve inceleme raporu sonucu bildirilmeyen çalışmalarının da Kurumca 5510 sayılı Kanun'un 86. maddenin 7. fıkrası itibariyle tespit edildiğini, müvekkiline ait aracın aile aracı olduğunu, genel olarak müvekkili ve kardeşi tarafından kullanıldığını, ihtiyaç duyulduğunda davacı tarafından kullanıldığını beyanla haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Fer'i müdahil ... Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; hizmet tespiti davalarının kamu düzenine ilişkin olduğunu, hizmetin geçtiği yılların Kurumdan sorulması gerektiğini, davacının çalıştığını iddia ettiği işyeri kayıtları ve ücret tediye bordrolarının celbedilmesi gerektiğini, davacının çalıştığını iddia ettiği iş yerinin komşu olan işyerlerinin Belediye, Emniyet veya Jandarmadan sorularak saptanması gerektiğini belirterek açıklanan nedenlerle davanın reddine, Mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemenin 02.02.2021 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacının davalıya ait ... sicil no.lu iş yerinde 08/06/2014-30/05/2015, 16/06/2015-08/05/20 16... .06.2016-20.10.2017 tarihleri arasında 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamında hizmet akdine dayalı olarak aylık asgari ücretle fiilen ve aralıksız çalıştığının tespitine, tespit edilen dönem içinde davalı işyerinden Kuruma bildirimi yapılan 210 günlük sürenin dışlanmasına ve 210 günlük bildirim yönünden açılan davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine, davacı tarafın fazlaya dair diğer taleplerinin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Son Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
Daire 02.11.2022 tarihli kararında; eldeki dosyada, Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli olmadığı, tanık beyanlarının hüküm kurmaya yeterli olmadığı değerlendirilmiştir. Davalının yoğun zamanlarda çağrı üzerine gelip çalıştığı iddiası karşısında dinlenen tanık beyanları tam olarak çalışmanın ne şekilde gerçekleştiğini aydınlatmaya yeterli olmamaktadır. Aynı durakta aynı döneme rastlayan şoförler tespit edilerek beyanlarına başvurulmalı; iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliğine göre eylemli çalışmanın var olup olmadığı, sürekli veya kesintili olup olmadığı, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir gerekçesiyle Mahkemesince verilen karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar
Mahkemenin 13.05.2025 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacının davalıya ait ... sicil no.lu iş yerinde 08/06/2014-30/05/2015, 16/06/2015-08/05/20 16... .06.2016-20.10.2017 tarihleri arasında 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamında hizmet akdine dayalı olarak aylık asgari ücretle fiilen ve aralıksız çalıştığının tespitine, tespit edilen dönem içinde davalı işyerinden Kuruma bildirimi yapılan 226 günlük sürenin dışlanmasına ve 226 günlük bildirim yönünden açılan davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine, davacı tarafın fazlaya dair diğer taleplerinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, davacının müvekkilinin yanında çalıştığı sürelerin tam ve eksiksiz olarak SGK'ya bildirilmiş olup davacının bildirilmeyen hizmeti bulunmamasına rağmen Mahkemenin yetersiz gerekçelerle davacının davasını kısmen kabul ettiğini, müvekkilinin aracında davacının çalıştığı dönemde 3 kişi çalışmakta olup davacının müvekkilinin yanında part-time çalıştığını, davacı ile müvekkili arasında yapılan ve dosyaya sunulan 21.03.2017 tarihli part-time sözleşmesi ile davacının kısmi süreli olarak müvekkilinin yanında çalıştığını göstermekte olup, Mahkemenin bu sözleşmeyi hiç dikkatte almadığını, davacının müvekkili dışında araç işleten üçüncü kişilerle iş ilişkisi içinde olmasına rağmen mahkemenin bu hususu dikkatte almadığını beyanla karara karşı temyiz talebinde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmiş ise de; davacı dava dilekçesinde Kuruma bildirilmiş olan dönemler dışındaki eksik bildirilen dönemleri talep ettiğinin anlaşılması karşısında tespit edilen dönem içinde davalı işyerinden Kuruma bildirimi yapılan ve 226 günlük bildirim yönünden hizmet tespitinde hukuki yararının bulunmadığı şeklinde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının ayrı ayrı reddine,
2-Davalı vekilinin itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, (1) no.lu bendindeki "ve 226 günlük bildirim yönünden açılan davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine," ibaresi silinmek suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.