MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1324 E., 2025/2865 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/328 E., 2024/39 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili, davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı işveren yönetimi altında 01.01.2019 tarihinde işe başladığı ve iş akdinin fesih tarihi olan 06.07.2020 tarihine kadar çalışmasının sürdüğünü, davacının davalı işverenin yanında taşlama ve alet bilemecisi/kesim/tamir bakım/onarım/döküm ocağı eritimi/bocket olarak çalıştığını, çalışmasının karşılı olan 3.200,00 TL ücretini elden aldığını, davacının davalı işyerinde çalışırken 06.07.2020 tarihinde sigortasının yapılmaması nedeniyle iş akdini haklı nedenlerle feshettiği ve başka işyerinde çalışmaya başladığını, davalı işverenin çağırması üzerine çalışmaya 16.07.2020 tarihinde tekrar başladığını, 10.08.2020 tarihinde ise davacının haklı nedenlerle iş akdini feshettiğini, davacının ... kaydının sadece 16.07.2020-10.08.2020 arasında yapıldığı öncesinde kayıt dışı çalıştırıldığını, davacının 01.01.2019-06.07.2020-16.07.2020-10.08.2020 tarihleri arasında kesintisiz olarak hizmet akdine ilişkin davalı yanında çalıştığının tespitine ve davacının prime esas kazancının aldığı ücret üzerinden kuruma bildirilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı işverenin cevap dilekçesinde; davacının 2020 yılı Mart ayı sonu itibariyle işe başladığını, kendisinden işe başlarken, sigorta için gerekli evrakların istendiğini, ancak davacının sigorta işlemlerinin yapan birimin kendisini bir kaç kez uyarmasına rağmen iki ay boyunca müvekkili şirketi oyaladığını, gerekli evrakları getirmediğini, bunun üzerine davalı şirket yetkilileri davacıyı işten çıkarmak durumunda kaldığını, davacının o süreçte müvekkil şirkette çalışmasının iki aydan biraz fazla olduğunu, davacının Temmuz ayı içerisinde sigorta işlemleri için gerekli olan evrakları tamamlayarak müvekkilli şirkete müracaat ettiğini, 16.07.2020 tarihinde işe başladığını davacının 18.08.2020 tarihinde ise herhangi bir gerekçe göstermeden işten ayrıldığını bunun dışında davacının müvekkili davalı şirkette bir çalışmasının olmadığını davacının müvekkili davalı şirkete ait işyerinde çalışma süresinin yaklaşık üç ay kadar olduğunu davacının hizmet tespitine ilişkin iddialarında haksız olduğundan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacı ile müvekkili Kurum arasında bir akdi ilişkisinin bulunmadığını, dava dilekçesinde belirtilen taleplerinin kurumdan istenmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Kurum işlemlerinin amir yasa hükümlerinin uygulanmasından ibaret olması ve söz konusu işlemlerinin kanuna, usule ve hukuka uygun olması sebebiyle davacının haksız ve mesnetsiz davacının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacının davalı işyeri nezdinde 15.03.2020-15.06.2020 tarihleri arası dönem net 2.435,07 TL ücret ile çalıştığının tespitine fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "I-Davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine,
II-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile hakkında istinaf başvurusunda bulunulan İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına,
III-Davanın kısmen kabulü ile
1-Davacının davalı işyeri nezdinde 01.04.2019-31.12.2019 tarihleri arasında net 2.776,82 TL ücret ile çalıştığının ve 01.01.2020-06.07.2020 tarihleri ile 16.07.2020-10.08.2020 tarihleri arasındaki dönem net 3.194,27 TL net ücret ile çalıştığının tespitine, fazla ilişkin taleplerinin reddine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; tespiti reddedilen döneme ilişkin fiili çalışmanın tanık beyanlarıyla sabit olduğunu, bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu ve maddi gerçekliği gözardı ettiğini, müvekkili davacının talebinin tam kabulüne karar verilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesince tanık beyanlarına istinaden yeniden hüküm kurulduğunu, ancak Bölge Adliye Mahkemesince salt olarak tanık beyanlarına dayanarak hüküm kurulmasının; ayrıca davacı yanın tanık beyanlarının çelişkili ve mesnetsiz olmasına rağmen işbu beyanlara itibar etmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, tanıkların İlk Derece Mahkemesince vermiş oldukları beyanlarda da taraflı olduklarını ve beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğini, zira tanıklar davacıyla birlikte 2.5 yıl çalıştıklarını iddia etmekteyken davacının yaklaşık olarak 1.5 yıl çalıştığını iddia ettiğini, çelişkili tanık beyanlarına itibar edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının, vasıfsız işçi olmasından dolayı asgari ücret aldığını, davacıya ait imzalı ücret bordrolarıyla da sabit olduğunu, söz konusu imzalı bordroların kesin delil niteliğine sahip olduğunu, davacı yanın imzalı maaş bordrolarındaki ücretten daha yüksek bir ücret aldığını, ancak yazılı delille ispatlayabileceğini beyan etmektedir.
Feri müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; çalışıldığı iddia edilen hizmete ilişkin belgelerin verilip verilmediği ya da kurumca tespit edilip edilmediğinin araştırılması gerektiğini, çalışma iddiasının gerçeğe uygunluğunun araştırılması gerektiğini, çalışma Bağ-Kur'luluk kayıtları celbolunarak çalıştığı iddia edilen dönemlerde varsa kanuni defterlerde böyle bir bildiriminin, ücret ödemesinin yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, Mahkemenin eksik araştırması neticesi verilen kabul kararının hukuka aykırı olduğunu, ayrıca çalışma olgusu saptandığı takdirde, çalışmanın Bağ-Kur niteliğinde olup olmadığının, yani fiili gerçek çalışma olup olmadığının araştırılması gerektiğini, Kurum işlemlerinin amir yasa hükümlerinin uygulanmasından ibaret olduğunu, bu sebeplerle aleyhe hükmedilen yargılama gideri vekalet ücreti yönleri ile de kararı temyiz ettiklerini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet ve prime esas kazancın tespiti istemine ilişkindir.
1.Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
2.Bu tür davalarda Mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen iş yerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.
3.6552 sayılı Kanun'un 11.09.2014 günü yürürlüğe giren 64. maddesiyle, 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 7. maddesine eklenen 4. fıkrada, hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talebi ile işveren aleyhine açılan davalarda, davanın Kuruma re'sen ihbar edileceği, ihbar üzerine davaya, davalı yanında fer'i müdahil olarak katılan Kurumun, yanında katıldığı taraf başvurmasa dahi Kanun yoluna başvurabileceği belirtilmiştir.
4.Eldeki dosyada; davacının 01.01.2019-06.07.20 20... .07.2020-10.08.2020 tarihleri arasında iki dönem halinde sürekli olarak hizmet akdine ilişkin davalı yanında çalıştığı halde ilk dönem çalışmalarının Kuruma bildirilmediği, ayrıca prime esas kazancının da kuruma eksik bildirildiği yönündeki iddialarına karşılık Bölge Adliye Mahkemesince kısmen kabul kararı verilmiş ise de anılan karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
5.Öncelikle hizmet tespiti talebi yönünden beyanı alınan bordro tanıkları davacının hizmet başlangıcının tam olarak hangi tarihte olduğu yönünde net bir beyanda bulunmadıkları gibi Mahkemece bordro tanıklarının beyanlarının halen davalı işyerinde çalıştıkları gerekçesi ile hükme esas alınmadığı anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere hizmet tespiti davalarında esas olan bordro tanıklarının beyanları olup, komşu işyeri tanıklarının beyanlarına bordro tanıklarının beyanlarının yetersiz olması halinde başvurulmaktadır. Sonuç itibariyle bordro tanıklarının beyanlarının halen davalı işyerinde çalıştıkları gerekçesi ile değerlendirilmemesi isabetsiz olmuştur. Ayrıca Mahkemece tüm bordro tanıkları dinlenmemiş olup anılan karar bu yönüyle de eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. Yapılacak iş, dosya kapsamından davalıya ait iş yerine ait kayıtların ve uyuşmazlık dönemini kapsar şekilde dönem bordrolarının getirtilerek tespit edilecek bordro tanıklarının anılan dönemle ilgili ayrıntılı ifadeleri alınarak aradaki çelişkileri gidermek, bu hususta gerekirse yüzleştirme yapmak ve sonucunda hangi tanık beyanının hükme esas alınacağına karar vererek davacının işe başlama ve ayrılma tarihleri hiçbir tereddüte mahal bırakmayacak şekilde ortaya koyarak toplanan deliller ışığında varılacak sonuca göre hüküm kurmaktan ibarettir.
6.Yine eldeki davada Mahkemece prime esas kazanca yönelik olarak yapılan araştırma eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalıdır. Davalı işyerinden davacı adına bildirim yapılan dönemde 16.07.2020 tarihli bireysel iş sözleşmesi mevcut olup; anılan sözleşmenin davacı işçi ve davalı işveren taraflarca imzalandığı, sözleşme kapsamında ücretin asgari ücret olarak belirlendiği, dosya kapsamına göre belirlenen asgari ücretin davacıya ödendiği anlaşılmaktadır. Anılan yazılı belgeler karşısında salt tanık beyanı ile ikinci dönem yönünden yapılan sigorta primine esas kazanç tespiti isabetsiz olmuştur. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde temyiz eden ilgililere iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.