MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2365 E., 2025/2886 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ereğli(Konya) 1. Asliye Hukuk (İş)Mahkemesi
SAYISI : 2023/556 E., 2024/517 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile davacının 2016 yılı Mart ayından itibaren 1,5 yıl davalıya ait ...Yapı İsimli inşaat boyası satımı üzerine faaliyet gösteren işyerinde yalıtım alçı boya ustası olarak çalıştığını 28.08.2017 tarihinde ... Mahallesinde bir inşaatta çalışırken 8. kattan asansör boşluğuna düşerek hayatını kaybettiğini, her ne kadar ... ...'ın sigortasının vefatından 2 gün önce 26.08.2017 tarihinde yapılmış görünse de, müteveffanın 2016 yılı Mart ayından itibaren 1.5 yıl çalıştığını, müteveffanın Kuruma bildirilmemiş ve primleri yatırılmamış olan çalışmalarının tespiti ile söz konusu hizmetlerinin diğer hizmetleri ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın iddialarını kabul etmediklerini, müteveffanın daha önce başka iş yerlerinde çalıştığını ayrıca asgari ücret üzerinden çalıştığını, davanın reddini savunduğu görülmüştür.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; usul yönünden Ankara Mahkemelerinin yetkili olduğunu bu nedenle yetkisizlik verilmesini, ayrıca Kurum işlemlerinin hukuka uygun olduğunu, davanın haksız ve mesnetsiz açıldığını bu nedenle davanın reddini savunduğu görülmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine;
I-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile hakkında istinaf başvurusunda bulunulan İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına,
II-Davanın kısmen kabulü ile
1-Davacılar murisi ...'ın davalı işveren nezdinde 25.04.2017-25.08.2017 tarihleri arasında hizmet akdi ile çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; muris ...’ın davalı ...’a ait işyerinde yalıtım-alçı boya ustası olarak 2016 yılı Mart ayından iş kazası sonucu vefat ettiği 28.08.2017 tarihine kadar yaklaşık 1,5 yıl kesintisiz çalıştığını, ancak sigorta bildiriminin yalnızca kazadan iki gün önce yapıldığını, murisin fiili çalışmasının tanık beyanları ile sabit olmasına rağmen Mahkemece eksik değerlendirme yapıldığını, bilirkişi raporunda çalışmanın yalnızca 25.04.2017-25.08.2017 tarihleri arasındaki 120 gün ile sınırlandırılmasının hatalı olduğunu, murisin aynı dönemde başka işyerlerinden sigorta bildiriminin bulunmasının davalı yanında çalışmadığı anlamına gelmeyeceğini, davalının uzun süredir alçı-boya işleri yapan bir taşeron olduğu, işyerinin ... tescilinin murisin ölümü sonrasında yapıldığı ve bu nedenle bildirimlerin gerçeği yansıtmadığının dosya kapsamından anlaşıldığını, tanık anlatımlarının murisin 2016 Mart ayından itibaren davalı yanında çalıştığını doğruladığını, buna rağmen kararın yeterli araştırma yapılmaksızın verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiş; ayrıca davalı ile fer’i müdahil ... Kurumu vekilinin temyiz başvurularının yeni iddialar içerdiğini ve hukuki dayanağı bulunmadığını belirterek reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacıların murisinin davalı yanında çalıştığı iddiasıyla açılan hizmet tespiti davasında ilk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verildiği, ancak Bölge Adliye Mahkemesince davanın kısmen kabul edilerek murisin 25.04.2017–25.08.2017 tarihleri arasında 120 gün kesintisiz çalıştığının kabul edilmesinin dosya kapsamına ve yasal düzenlemelere aykırı olduğu, tanık beyanlarına göre murisin davalı yanında sürekli ve kesintisiz çalışmadığı, genellikle iş oldukça kısa süreli çalıştığı ve zaman zaman başka kişiler adına da iş yaptığı, ayrıca davalı ile muris arasında işçi-işveren ilişkisinin bulunmadığı, murisin çoğu zaman müteahhitlere yönlendirilerek onların işlerinde çalıştığı, dosyada söz konusu dönemde kesintisiz çalışmayı ortaya koyan somut, açık ve kesin nitelikte bir delil bulunmadığı, yapılan araştırmalarda komşu iş yeri sahipleri ve çalışma arkadaşlarının da murisin davalı yanında anılan tarihler arasında çalıştığını doğrulamadığı ileri sürülerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının davanın kısmen kabulüne ilişkin kısmının bozulması ve İlk Derece Mahkemesinin davanın reddine ilişkin kararının onanması talep edilmiştir.
Fer’i müdahil ... Kurumu vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacılar tarafından murisin davalı işveren nezdinde sigortasız çalıştığı iddiasıyla açılan hizmet tespiti davasında ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verildiği, ancak Bölge Adliye Mahkemesince tanık beyanlarına dayanılarak ölümden önceki yaklaşık dört aylık döneme ilişkin çalışmanın varlığının kabul edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, hizmet tespiti davalarında çalışma olgusunun yalnızca tanık beyanlarıyla değil bordro, ücret makbuzu, giriş-çıkış kayıtları gibi yazılı ve objektif delillerle ispatlanması gerektiği, somut olayda murisin çalıştığına ilişkin herhangi bir yazılı belge bulunmadığı, özellikle ölümden hemen önceki döneme ilişkin hizmet tespiti taleplerinde ispatın daha sıkı değerlendirilmesi gerektiği, ayrıca işveren tarafından ölümden sonra yapılan bildirimlerin tek başına fiili çalışmayı ispatlamayacağı hususlarının dikkate alınmadığı ileri sürülerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının hizmetin varlığının kabulüne ilişkin aleyhe kısımları ile yargılama gideri ve vekâlet ücretine dair hükümler yönünden Kurum lehine bozulması talep edilmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacılar murisinin davalıya ait iş yerinde 2016 yılı Mart ayı ile 28.07.2017 tarihleri arasında çalıştığı iddiasıyla açılan hizmet tespiti istemine ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla taraf vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz yoluna başvurma harcı ve fazla alınan temyiz harcının davacılara iadesine,
Aşağıda yazılı temyiz harcının davalıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.