MAHKEMESİ : .... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2201 E., 2025/638 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ...1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/14 E., 2024/82 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde,davacını ... sigorta sicil numarası ile 20.10.1976 yılında davalı işveren ... ... ... sicil numaralı işyerine işçi sıfatı ile işe başladığını, davacının işe başladıktan sonra davalı işveren tarafından sigortasının yapıldığını primlerin yatırıldığını bildiğini, ... ... Merkezine yapmış olduğu müracaatında bu işyerinde sigortalı olarak çalıştığının tescilinin olduğunu, emekliliği dolduğundan emeklilik işlemleri için Kuruma başvurduğunda emeklilik süresinin dolmadığı yönünde bilgi verildiği, bu durumdan dolayı maddi kayba uğradığını ayrıca emeklilik işlemlerinin de gecikmesine neden olduğunu, bu nedenlerle davalı işyerinde çalıştığını ve 20.10.1976 yılı sigorta giriş başlangıcı ile sigorta hizmetinin tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davacının, müvekkilin ... olan babası-işveren ...’ya ait işyerinde 20.10.1976 yılında sigortalı olarak çalışmaya başladığını iddia ettiğini ancak ne zamana kadar çalıştığı konusunda bir iddia ve beyanda bulunmadığını, davacının iddia ve talepleri açıklattırılması gerektiği, yapılan araştırmada, davalının murisinin yaptığı işin sezonluk olduğu, yılda ancak bir ay işçi çalışabileceği bilgisine ulaşıldığını, bu nedenle davacının bir yıl ve sürekli bir çalışması olmasının mümkün olmadığını, davacının çalıştığını iddia ettiği yıldan itibaren yaklaşık 40 yıl geçtiğini, sigortasız geçtiğinin iddia edildiği hizmet süresinin tespitine ilişkin davaların ise hizmetin geçtiği yıldan itibaren 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davalının ikametgahının Silifke olduğunu, genel yetki kuralı gereğince davacı işbu davayı çalıştığını iddia ettiği yer veya davalıların ikametgahı mahkemesinde açabileceği bu nedenle Mahkemenin yetkisiz olduğunu, yasaca belirtilen 10 yılık hak düşürücü süre geçtikten sonra dava açıldığını, bu nedenle zamanaşımı itirazında bulunduğunu, zamanaşımı itirazının kabulü ile davanın reddine karar verilmesini talep edip, davacının dava dilekçesinde anlattığı hususları kabul etmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, açılan davanın usul ve esas yönünden reddi gerektiğini, Kurumda yapılan incelemeler neticesinde ... no.lu ...'ya ait işyerinin 20.11.1972 tarihinde kanun kapsamına alındığını, 31.12.1979 tarihinde Kanun kapsamından çıkartılıp imha edildiğini, hizmet tespitine yönelik davalarda öncelikle çalışıldığı iddia edilen hizmete ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediğinin, ya da çalıştığının Kurumca tespit edilip edilmediğinin araştırılması, hizmetin geçtiği iddia edilen yıllarda işyerinin gerçekten var olup olmadığı, 506 sayılı Kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı, çalışma konusu işin niteliği, devamlılık göstermediği, tanık beyanlarının, işyeri kapsam, kapasite ve niteliği dikkate alınarak değerlendirilmesi, çalışıldığı iddia edilen işyerindeki görevli personel ile birlikte o işyerine en vakın işyerlerinden o işyerini bilen ve tanıyan şahıslarında dinlenmesi suretiyle tanık beyanlarının sağlığının denetlenmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamının birlikte kül halinde değerlendirildiğinde:... kayıtlarında ... sicil no.lu işyerinin 20.11.1972-31.12.1979 tarihleri arasında faaliyet gösterdiği, 31.12.1979 tarihinde iz ve imha olduğunin bildirildiği, davacının davalılar ...-... isimli işyerinde 20.10.1976 tarihinde çalışmaya başladığına dair işe giriş bildirgesinin verildiği ancak ... kayıtlarında çalışmasının görünmediği, işverence, tespit istenen döneme ilişkin bordro verilmediğinden bordro tanığı bulunamadığı, Silifke İlçe Emniyet Müdürlüğü tarafından yapılan araştırmada, işyerine komşu olan işyeri tespit edilemediği, ancak davacı ile işyerinde çalışan kişilerin tespit edilerek bildirildiği, davacı ile birlikte çalıştığı tespit edilen kişilerin davacının işyerinde 19 76... . ayında çalıştığına ilişkin beyanda bulundukları ayrıca bu kişilerin kendi çalışmalarının da ... kayıtlarında görülmediğini belirttikleri, ... ... verilen sigortalı işe giriş bildirgesinin davacının işe alındığını gösteren yazılı delil niteliğinde olduğu ve dinlenen tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde, davacının 20.10.1976 tarihinde ... sicil no.lu işyerinde hizmet akdine dayalı ve sigortalı olarak çalıştığının kabulü gerektiği, davacının işe giriş bildirgesinin Kuruma verilmiş olması nedeni ile hak düşürücü sürenin söz konusu olmayacağı" gerekçesiyle, davanın kabulü ile davacının davacının 20.10.1976 tarihinde ... sicil nolu işyerinde bir gün süre ile çalıştığının ve sigorta başlangıç tarihinin 20.10.1976 olduğunun tespitine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... ve ... vekilleri süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz dilekçesinde, ... işleminin yerinde olduğunu, davanın reddi gerektiğini belirterek, temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.