MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/81 E., 2025/1070 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ağrı 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/16 E., 2023/139 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... ... ... A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkili ...'nın, halen davalı işverenin işçisi olup dava konusu iş kazası meydana gelmeden önce, davalı işveren nezdinde arıza bakım ve onarım işçisi olarak çalıştığını, dava konusu iş kazasının, 21.12.2012 tarihinde Ağrı ili ... ilçesine bağlı ... köyünde meydana gelmiş olup olay ile ilgili olarak tahkikat... ... tarafından yapıldığını, taraflarınca Ağrı 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/194 Esas sayılı dosyası ile açılan iş kazası nedeniyle maddi tazminat talepli dava dosyasında ... söz konusu kazanın ayrıntılarını içerir tahkikat evraklarının bir örneğinin Mahkeme dosyasına gönderilmesi talep edilmiş ise de; ..., arşivde bulunan kayıtların 5 yıl süre ile saklandığı sonrasında imha edildiğine, kaza olayının üzerinden 8 yıl geçtiğinden dolayı da söz konusu kaza olayına ilişkin herhangi bir tahkikat evrakının bulunmadığına ilişkin cevap verdiğini, müvekkilinin kaza olayının yaşandığı dönemde bünyesinde çalıştığı ... ... isimli firma kazanın yaşanmasının akabinde Sosyal Güvenlik Kurumu ... İl Müdürlüğüne iş kazası bildiriminde bulunduğunu, davalı işveren tarafından ... onarım ve bakım işleriyle görevli müvekkiline, çalışmakta olduğu sırada kullanması gerekli teçhizatların sağlanmamış, kazanın meydana gelmesini önleyecek herhangi bir önlem alınmadan müvekkilinin arızanın olduğu köye gidip arızanın giderilmesi yönünde çalışması için emir ve talimat verildiğini, müvekkilinin aldığı talimat üzerine, zaman kaybetmeden arızanın olduğu yere gittiğini ve kendisine verilen görevi yerine getirmeye başladığını, ancak, bu sırada ... direğinden gelen akıma kapılan müvekkilinin ciddi biçimde yaralandığını, aynı gün ...Hastanesine kaldırılan müvekkilinin, ... sevk edildiğini ve bir ayı aşkın bir süre ... Üniversitesi ...Tıp Merkezi ...Araştırma Hastanesi'nde yoğun bakımında kaldığını, akabinde uzun bir süre tedavi olmaya devam ettiğini, meydana gelen işbu kazanın, aynı gün Ağrı ili, ... ilçesi ... bildirildiğini, ... tarafından yapılan inceleme neticesinde kaza tutanağı tutularak, olay yerindeki kişilerin ifadeleri alındığını, fakat meydana gelen kazanın üzerinden 8 yıl geçtiğinden dolayı kaza olayına ilişkin tutanakların... ... tarafından imha edildiğini, yine kazadan hemen sonra taşeron firma Sosyal Güvenlik Kurumu’na iş kazası bildiriminde bulunduğunu, Kurum yetkilileri tarafından kolluk kuvvetlerince olay ile ilgili düzenlenen tutanağın olmaması nedeniyle müvekkiline ait hastane kayıtları ile işveren tarafından yapılan iş kazası bildirimi olmasına rağmen ret cevabı verildiğini beyan ederek dava konusu olayın iş kazası olarak tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... ... ... A.Ş. vekili dilekçesinde özetle; zamanaşımı, husumet, derdestlik, kesin hüküm itirazlarının bulunduğunu, dava dilekçesinin içeriğinden olayın oluş şekli anlaşılamadığını, davacının kendi kusuru var mıydı, iddia olunan tehlikeyi öngörmüş müydü, bölgede çalışıyor muydu, davacının vücudunda meydana geldiği iddia olunan hasarın ... çarpmasından kaynaklanıp kaynaklanmadığına dair bilgi-belge -kayıt olup olmadığı hususunun yargılamanın seyrini etkileyecek nitelikte olduğunu, nitekim dosya kapsamında yer alan bilgi belgelerin incelendiğinde davacının vücudunda meydana geldiği iddia olunan hasarın ... çarpmasından kaynaklandığına dair herhangi bir kayıt bulunmadığını, müvekkili şirketin, olay tarihi itibariyle merkez ve ilçelerin arıza bakım ve onarım işlerini ... ... şirketine ihale suretiyle verdiğini, imzalanan hizmet alım sözleşmesi ile diğer teknik şartnameler gereğince can ve mal emniyetini tehlikeye düşürecek aksaklıklar ve eksikliklerin tespit edilmesi ve bu konuda önlem alınmasının yüklenici firmanın sorumluluğu olduğunu, hizmet alım sözleşmesinin ilgili maddelerinde yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları düzenlenmiş ve özetle işin yapımı sırasında meydana gelebilecek iş kazalarından ve bu kazaların sebep olacağı zararlardan doğrudan doğruya yüklenicinin sorumlu olacağının düzenlendiğini, ayrıca maddenin 3. fıkrasında iş sağlığı ve güvenliği hususunda sorumluluğun yüklenicide olduğunun açıkça düzenlendiğini, davacının olayın meydana geldiği tarihte dava dışı ... ... Şirketinde çalıştığını, davacının, çalışmaları için emir ve talimatların dava dışı ... ... Şirketinden aldığını, yine personellerin çalışmalarına ilişkin kontrol ve denetimlerin de hizmet alım sözleşmesi ve diğer teknik şartnameler kapsamında ... ... Şirketince yapıldığını, bu nedenlerle sözleşme metinlerinde de anlaşılacağı üzere meydana gelen iş kazasından işçinin bağlı olarak çalıştığı yüklenici firmanın sorumlu olduğunu, dolayısı ile müvekkili şirketin pasif husumet ehliyeti bulunmadığından dolayı açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, davaya konu iş kazasından dolayı müvekkili şirketin olaya sebebiyet verecek herhangi bir kusur, kasıt ve ihmali bulunmadığını, kaza geçiren personele yapılan iş çerçevesinde gerekli tüm iş sağlığı ve güvenliği eğitimleri ile kişisel koruyucu donanımlar ihale şirketi tarafından verildiğini, davacının çalışma yaparken ne tür tedbirler alınması gerektiğini bildiğini, personellerin işe başlamadan önce ... (... ...) eğitimine katılarak çalışma ve manevra yapma eğitimi verilerek başarılı olanlara ... belgesi verildiğini, kazaya uğrayan personelin bu kapsamda ... belgesi bulunduğunu, davacıya yapılan iş çerçevesinde gerekli tüm iş sağlığı ve güvenliği eğitimleri ile kişisel koruyucu donanımların verildiğine dair tutanakların dava dışı ihale firmasında mevcut olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, kaldı ki davacı tarafa bu malzemeler verilmemiş olsa bile tedbirsiz hareket eden davacının, aldığı eğitim kapsamında yapılacak çalışmanın doğurabileceği tehlikeleri anlayabilecek yeterlilikte olmasına rağmen can güvenliğini hiçe sayarak çalışması ağır ve asli kusurlu davrandığını gösterdiğini, yine iş kazası nedeniyle açılacak davalardan olan maddi tazminat ve tespit davası için en önemli belgenin, SGK müfettişleri tarafından düzenlenen tutanaklar, belgeler olduğunu, nitekim SGK müfettişleri, iş kazasını yerinde inceleyecek, tarafların ifadelerine başvuracak, iş kazası geçiren işçinin sigorta bilgileri ve çalışma koşulları, maaşı vb. hususlarda bilgi sahibi olacak ve her türlü araştırmayı yapacaklarını, bu nedenle SGK müfettişleri tarafından hazırlanan raporların çok büyük önem taşıdığını, dosya kapsamına bu yönde rapor ibraz edilmediğinden kusur oranlarının belirlenmesinin şu aşamada çok zor olduğunu, bu nedenle açılan davanın ve davacının taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiğini beyan ederek, davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı SGK Başkanlığı vekili dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde müvekkili Kurum aleyhine iddia edilen hususlar haksız ve dayanaksız olduğundan, usul ve yasaya aykırı olan davanın reddi gerektiğini, eklice kayıtlı servis görüşünden de anlaşılacağı üzere, davacının iddia etmiş olduğu iş kazası ile ilgili işverence iş kazası bildiriminin yapıldığı, Kuruma müracaatın yapıldığı, ancak iş kazası geçirildiğine dair 2016/21 sayılı genelge uyarınca o dönemde yeterli bilgi ve belge sunulmaması neticesinde işlem yapılamadığını, davacı yanın sunmuş olduğu 17.03.2021 tarih ve 22242796 sayılı cevabi Kurum yazısında da eksik evrakların Kuruma gönderilmesinin talep edildiğini, bu bildirime rağmen eksiklikleri tamamlamayan davacı tarafın, Kuruma izafe edebileceği bir kusur bulunmadığını, özellikle kolluğun, tutulan kaydı imha etmesinden vekili olduğu Kurumun sorumlu tutulması gerektiğini, kaldı ki, hastane kayıtlarında iş kazası şeklinde giriş yapılmasının tek başına SGK tarafından buna ilişkin incelemeyi gerektirmediğini, mevcut durumun tedavi giderlerinin karşılanması noktasında önem arz ettiğini, işverenin iş kazası bildiriminde bulunmuş olmasının disiplin cezası alınıp alınmaması konusunda ehemmiyet arz etmekte olup yine işçinin süresi içerisinde yapması gereken yazılı başvurunun yerine geçmediğini, işbu davaya karşı zamanaşımı def'inde, derdestlik ve yetki itirazında bulunduklarını, zira 5510 sayılı Kanun'un 97/1. maddesine göre, "bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, iş kazası, meslek hastalığı, vazife malûllüğü ve ölüm hallerinde bağlanması gereken gelir ve aylıkların, hakkın kazanıldığı tarihten itibaren beş yıl içinde istenmeyen kısmı zamanaşımına uğrar." İddia edilen kazanın 21.12.2012 tarihinde gerçekleştiği göze alındığında iş bu davanın zamanaşımına uğradığını, ayrıca husumetin sadece vekili olduğu kurum ve asıl işverene yöneltilmesinin de uygun olmadığını, davanın alt işverene karşı da dermeyan edilmesi gerektiğini, bu yüzden husumet sebebiyle davanın reddini, aksi takdirde alt işverenin de davaya dahil edilmesini talep ettiklerini, dava dilekçesi ile ibraz edilen Yargıtay kararınında göz önüne alındığında, meydana gelen kazanın iş kazası olduğu tespit edildikten sonra bu kaza ile yapılan iş arasında uygun bir illiyet bağının bulunup bulunmadığı ve bu hususta rapor alınması gerektiğinin görüleceğini, Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 2013/15627 Esas ve 2014/16900 Karar sayılı kararında da ilgili kurumlardan arızaya ilişkin rapor alınması ve olay ile davacının arızası arasında uygun illiyet bağı bulunup bulunmadığını tespit edilmesi gerektiğinin belirtildiğini beyan ederek davanın öncelikle zamanaşımı ve husumet yokluğu nedeniyle, aksi durumda esastan reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan kanıtlara dayanılarak, ilamda belirtildiği şekilde; davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre ve özellikle davacının yaralanmasına sebep olan davaya konu kazanın 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesine göre iş kazası olduğunun sabit olması karşısında Mahkemenin kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından davalıların istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... ... vekili dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, iş sağlığı ve güvenliği hususunda müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, şirketin pasif husumet ehliyetinin bulunmadığını, bu nedenle taraflarınca davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, kazalının ağır ve asli kusurlu olduğunu iddia ederek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazasının tespiti istemine ilişkindir.
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 3 70... . maddeleri.
2. Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun'un 13 ve devamı maddeleridir. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13. maddesinin birinci fıkrasında iş kazası,
"a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,
b)İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle,
c) Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,
d) Bu Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,
e) Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında, meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen özüre uğratan olaydır." şeklinde belirlenmiştir.
3. İş kazası nedeniyle sosyal sigorta yardımlarının yapılabilmesi öncelikle Kurumun zararlandırıcı sigorta olayının iş kazası olduğunu kabul etmesine bağlıdır. İş kazası olgusu Kurumca kabul edilmezse somut olayda olduğu gibi sigortalının ya da hak sahiplerinin olayın iş kazası olduğunu dava yolu ile tespit ettirmesi gerekmektedir.
3.Dosya kapsamı incelendiğinde, davacının 21.12.2012 tarihinde iş kazası geçirdiğinin tespiti talebiyle huzurdaki davanın açıldığı, davacının kaza tarihinde davalı asıl şirket ... ... ... A.Ş. nin alt işvereni olan ... ... ..Ltd. Şti.'den bildirimlerinin yapıldığı anlaşılmakla Mahkemece öncelikle davacının talebi bakımından iddia olunan iş kazasının gerçekleştiği işyeri ve işveren netleştirilmeli, davacının kaza tarihi bildirimli olduğu dava dışı ... ... ..Ltd.Şti. davanın kamu düzenine ilişkin niteliği gereği HMK’nın 124. maddesi uyarınca davaya usulüne uygun şekilde dahil edilmeli ve davaya dahil edilen bu işverenin de göstereceği delillerin toplanması suretiyle dava konusu uyuşmazlık hiçbir kuşku ve tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlenmeli ve oluşacak kanaate göre karar verilmelidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
3. Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.