MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
TSAYISI : 2023/2213 E., 2025/1391 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Düzce 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/320 E., 2020/482 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilin davalı şirkette 05.09.2013 tarihinde temizlikçi olarak işe başladığı, müvekkilin 10.12.2013 tarihinde davalı işyeri yemek üretim tesisinde çalışırken sol el orta parmaktan yaralandığı, olay ile ilgili Düzce 2. İş Mahkemesinin 2017/534 Esas sayılı dosyası ile iş kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat davası açıldığı, ancak SGK’ya bildirilmiş herhangi bir iş kazası olmadığından dolayı taraflarına iş kazası tespit davası açılması için Mahkemece süre verildiği belirterek davalı işyerinde meydana gelen dava konusu kazanın iş kazası olduğunun tespit edilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Şirket vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde belirtilen “şerit et kesme makinası” veya başka bir et kesme makinasının işyerinde olmadığı, olmayan bir makinada davacının elini kesmesinin mümkün olmadığı, olayın gerçek dışı soyut ifadelerle anlatıldığı, davacının maluliyetini kabul etmemekle birlikte, aksi bir halde dahi herhangi bir maluliyet var ise de, bunun kesinlikte firmalarında yaşanan bir kazada olmadığı, müvekkil şirketin ulusal olarak kabul görmüş, hazır yemek işinde güven ve saygınlığı olan, yaklaşık 500 çalışanı olan bir firma olduğu, işyerinde iş güvenliği kapsamında Kanun ve yönetmeliklere dair yükümlülüklerin fazlası ile yerine getirildiği, hiçbir zaman işçilere iş kazasının saklama yönünde telkinde bulunulmadığı, davacının, müvekkil işyerindeki iş akdinin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmayacak şekilde sona erdiği, buna mukabil davacı tarafın bu gerçek dışı davayı açmış olduğu belirtilerek açılan davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
2.Davalı ... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde; açılan davanın mesnetsiz ve haksız bir dava olduğu, davacının Kuruma yapmış olduğu başvuruya cevap verildiği, komisyon tarafından davacının iddia ettiği olayın iş kazası sayılamayacağına karar verildiği, ayrıca iddia edilen iş kazası olayı ile ilgili davacıya herhangi bir ödeme yapıldığına dair kayıt bulunmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 24.12.2020 tarihli kararı ile davanın kabulüne, davacının 12.04.2017 tarihinde davalı şirketin işyerinde çalışırken parmağının kesilmesi ile sonuçlanan kaza geçirdiği ve bu kazanın 5510 sayılı Kanun’un 13. maddesi uyarınca iş kazası olduğunun tespitine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 24.12.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 15.02.2023 tarihli kararı ile-davalılar vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulüne 6100 sayılı hmk'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine, verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 15.02.2023 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, kaza tarihinde 2017/4. ayında 30 gün bildirimi bulunan ...'un " ...Ben kaza anını bizzat görmüş değilim, ancak davacının parmağının kesildiğini duymuştum. Hatta hastaneye götürürlerken gördüm. Hangi gün olduğunu tam olarak çıkartamam, ancak hafta içi bir gündü." beyanı ile kazayı görmediklerini, duymadıklarını beyan eden tanıkların beyanları arasındaki çelişki giderilmeli, yine tanık beyanlarında geçen ve davalı işyerinde aşçı başı olduğu anlaşılan ...'nin beyanına başvurularak olayın 5510 sayılı Kanun 13/1-a kapsamında iş kazası olup olmadığı araştırılıp irdelenmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir, gerekçesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile Davacının, 12.04.2017 tarihinde geçirmiş olduğu kazanın 5510 sayılı Kanunu'nun 13. maddesi gereğince iş kazası olduğunun tespitine, karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı işveren vekili:
Davacının temizlik görvelisi olduğunu, kaza olduğunu beyan ettiği tarihte işyerinde bulunmadığı, hastane kayıtlarında kazanın evde meydana geldiğinin belirtildiğini, karar gerekçesinin yetersiz olduğunu, eksik inceleme ile karar verildiğini beyanla kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı Kurum vekili:
Doğuradan görgüye dayalı bilgileri bulunmayan tanık beyanları ile karar verildiğini, davacının iş tanımına uymayan işte kaza geçirmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ne Kuruma nede hastaneye başvurusu bulunmayan davacını yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyanla kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık iş kazası tespiti istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.