MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2384 E., 2025/1160 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2013/970 E., 2019/1223 K.
Bölge Adliye Mahkemesince, Dairemizce verilen bozma kararına uyularak verilen karar; davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacılar vekili 02.10.2013 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisi sigortalının 15.09.2012 tarihli iş kazasında vefat etmesi nedeniyle fazlaya ilişkin talep hakkı saklı olmak üzere davacı eş ve çocuklar için 1.000 TL’şer maddi ve manevi tazminat olarak davacı eşe 100.000 TL, çocukların her biri lehine de 50.000 TL’şer tazminatın kaza tarihinden faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
2.Davacılar vekili davalı ... yönünden 21.01.2015 tarihli celsede davayı atiye terk etiğini beyan etmiştir.
3.Davacılar vekili 25.03.2016 tarihli dilekçesiyle maddi tazminat istemini eş için 219.532 TL’ye çocuklardan ... için ise 63.568 TL’ye artırmıştır.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili, ... ile aralarında hizmet akdi bulunmadığını, davalı şirket ile dış cephe yenilenmesi için sözleşme imzalandığını, husumetinin bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
2.Diğer davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 19.11.2019 tarihli kararı ile özetle; davanın davalı ... yönünden açılmamış sayılmasına, davanın davalı ... yönünden reddine, davanın davalı ...San. .... Ltd. Şti. yönünden kısmen kabulü kısmen reddi ile dava konusu iş kazası nedeniyle davacı ... için 148.490,15 TL, davacı ... için 43.051,06 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 15.09.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalı şirketten alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, dava konusu iş kazası nedeniyle ... için 75.000,00 TL, davacı ... için 40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 15.09.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalı şirketten alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 19.11.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalılardan ... İnş. ... .... San ... Ltd. Şti vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 02.07.2020 tarihli kararı ile özetle;Davacılar vekilinin istinaf isteminin esastan reddine, davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2. maddesi gereğince, düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak üzere, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile;
1-Davanın davalı ... yönünden açılmamış sayılmasına,
2-Davanın davalı ... yönünden reddine,
3-Davanın davalı ...San. .... Ltd. Şti. yönünden kısmen kabulü kısmen reddi ile
a-Dava konusu iş kazası nedeniyle davacı ... için 148.490,15 TL, davacı ... için 43.051,06 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 15.09.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalı şirketten alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
b-Dava konusu iş kazası nedeniyle ... için 75.000,00 TL, davacı ... için 40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 15.09.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalı şirketten alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Dairemiz İlk Bozma Kararı
Dairemizin 02.11.2021 tarih ve 2020/10627 E.- 2021/13294 K. sayılı ilamında özetle; davalı ...'nin 10.08.2015 ... Sicilinden terkin edilmiş olmasına karşın ihyası yönünde karar alınmadan karar verilmesinin hatalı olduğu, davalı ... hakkında hükümlülüğe bağlı vesayetin tahliyeyle sona ereceği bu kapsamda bihakkın tahliye tarihlerinin ceza infaz birimlerinden araştırılması, tahliyenin gerçekleşmesi halinde kısıtlılığın sona erdiği tarihten itibaren asile tebliğ yapılarak yargılamaya katılmasının sağlanması, davacılar vekilinin davalı ... hakkında 21.01.2015 tarihli celsede atiye terk beyanında bulunduğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunda anılan müessese hakkında bir hükme yer verilmediği göz etilerek söz konusu beyan davacılar vekilinden açıklatılmak suretiyle talebin anılan Kanun'un 123. maddesinde yer alan davanın geri alınması veya anılan Kanun'un 1 50... /4. maddelerinde yer alan davanın işlemden kaldırılması talebi mi olduğu gözetilerek davanın geri alınmasının karşı tarafın rızasına bağlı olduğu, hususu da dikkate alınmak suretiyle bir karar verilmesi gerektiği halde hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde anılan davalı yönünden açılmamış sayılmasına karar verilmesi de usul ve Kanun'a aykırı olduğuna işaret edilmiştir.
İstinaf Mahkemesinin Bozma Üzeri İkinci Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile öncelikle, davalı ... .... San. .... Ltd. Şti.’nin ... Sicil ... yapılan ilana göre tasfiyesini takiben 10.08.2015 tarihinde ... Sicilinden terkin edildiği açıktır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.06.2007 tarih, 2007/10-358 Esas, 2007/337 Karar sayılı kararında da benimsendiği üzere ticari şirketin tüzel kişiliği ... sicilinden silinmesi (terkini) ile sona erer. Dairemizce davacı vekiline, ihya prosedürü işletilmesi için kesin süre verilmiş, davacı vekili ise 15.03.2022 tarihli dilekçesi ile ihya yoluna gidilmeyeceği ifade edilmiştir. Bu durumda taraf ehliyeti bulunmayan adı geçen davalı şirket hakkında Dairemizce davanın usulden reddine karar vermek gerektiği, davalı ... hakkında 21.01.2015 tarihli celsede atiye terk beyanında bulunmuş ve davacı vekili 15.03.2022 tarihli dilekçesi ile beyanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'u madde 150'de düzenlenen müessese olduğunu izah etiğinden, Dairemizce bu davalı yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, davalı ... yönünden ise Türk Borçlar Kanunu'nun 470. maddesinde istisna akdi (eser sözleşmesi) düzenlenmiş olup, istisna akdi, taraflardan birinin (yüklenicinin-müteahhidin) bedel karşılığında diğer tarafa (iş sahibine) eser meydana getirmeyi üstlendiği bir sözleşme olduğu, İstisna akdinde iş akdinden farklı olarak müteahhit diğer tarafından yani iş sahibinden emir ve talimat almaksızın bir eserin meydana getirilmesi için bağımsız bir şekilde çalıştığı, müteahhit ayrı bir iş organizasyonu bulunan ve iş sahibine sadece işin sonucunu taahhüt eden bağımsız bir iş gören olduğu, somut olayda, kat maliklerini temsilen ... tarafından, apartmana ilişkin davalı şirket ile mantolama şartnamesi düzenlendiğinin anlaşıldığı, bu davalılar arasında istisna akdi olup, 4857 sayılı Kanun'un 2. maddesi kapsamında asıl işveren-alt işveren ilişkisi olmadığı, dolayısıyla davalı ... Kurulunun asıl işverenlik sıfatı ve şahsi kusuru da bulunmadığından uyuşmazlık konusu tazminatlardan sorumluluğu bulunmadığı, bu sebeple, Dairemizce bu davalı hakkında sorumluluğu bulunmadığından davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 29.03.2022 tarihli kararının süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, ".. davacı vekilinin 21.01.2015 tarihli beyanının davalı ... hakkındaki dosyanın işlemden kaldırıması talebi olduğu anlaşılmakla beraber, davacılar vekilinin bu beyanında rücu ettiğini beyan ettiği, nitekim bu davalı hakkında usulüne uygun nitelikte verilmiş bir işlemden kaldırma kararı bulunmadığı için davanın açılmamış sayılmasına karar vermenin de mümkün olmadığı gözetilerek, anılan davalı yönünden davacının gösterdiği deliller toplanmak, anılan davalının ustabaşı olduğunun iddia edilmesine ve açılan ceza dava dosyasının bulunduğunun anlaşılmasına göre bu ceza dava dosyanın işbu dosya kapsamındaki kısmının noksan bulunduğu gözetilerek, asıl dosyayı dosya arasına getirtmek, 6098 sayılı TBK'nın 74. maddesi kapsamında beraat kararının hukuk hakimini bağlamadığı da gözetilerek ve dosya kapsamındaki kusur oran ve aidiyetinin tespitine ilişkin raporun yetersiz olduğunu da dikkate alarak, işbu ceza dosyası kapsamındaki delillerle birlikte dosyanın iş kazasının gerçekleştiği alanda uzman inşaat iş güvenliği uzmanlarından oluşturulacak heyete tevdi ederek tarafların kusur oran ve aidiyetlerini tespit ettirmek sonucuna göre davanın esası hakkında bir karar vermekten ibarettir...." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ".-Davanın, davalı .... San. .... Ltd. Şti. yönünden usulden reddine,
2-Davanın, davalılar ... ile ... yönünden reddine,." karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle;-... ve davalı şirket yönünden taraflarca yapılmış bir istinaf ve temyiz olmadığından dolayı bu taraflar yönünden Diyarbakır 3 İş Mahkemesi tarafından verilen karar kesinleştiğini bu nedenle taraflar yönünden kararın bozulması ve yeni karar tesis edilmesi usule açıkça aykırılık teşkil ettiğini,
-Site yönetiminin yapmış olduğu sözleşmenin eser sözleşmesi olarak kabul edilmesi durumunda neden ve hangi gerekçeler ile kusurlu olmadığı yönünde hiçbir değerlendirme yapılmadan kusursuz olduğunun iddia edildiğini,
-Davalı site yönetimi ve şirket arasındaki ilişki anahtar teslim iş olarak nitelendirilebilecek bir ilişki olmadığını belirterek temyiz talebinde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazası sonucu maddi ve manevi tazminatın davalı taraftan tahsili istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere, delil ve ispat durumuna göre, kusur belirlemesine dair kabulün dosya kapsamı ile dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre, ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz yoluna başvuru harcı ve aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.