MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/341 E., 2025/1743 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çumra 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2022/631 E., 2024/958 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 01.07.2003 tarihinden itibaren 4b kapsamında mecburi tarım sigortalısı olduğunu, müvekkilinin ürün teslimlerinden 1994 yılından beri Bağ-Kur primi olarak muhtelif kesintiler yapıldığını, böyle olmasına rağmen 2926 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığı 01.07.2003 tarihinden itibaren 7...8 Bağ-Kur numarası ile tescil edildiğini, müvekkilinin davalı Kurumdan 1994 yılından itibaren sigortalı sayılması için başvuruda bulunduğunu, başvurusunun 18 yaşın altında olduğu gerekçesiyle reddedildiğini, bu nedenlerle ürün stopajları nedeniyle müvekkilinin 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığının 1994-01.07.2003 tarihleri arasında sigortalı sayılma gerektiğinin tespitini, bunun mümkün olmaması halinde 1998-01.07.2003 tarihleri arasında sigortalı sayılması gerektiğinin tespitini, aksi Kurum işleminin iptalini ve Kurum kayıtlarının talepleri gibi düzeltilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, "1-Davacının 01.08.1994-31.12.19 94... .03.1998-31.12.1998 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanuna tabi olarak Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine, '' karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, davacı iddiaları ve taleplerinin, haksız ve hukuka aykırı olduğunu, Kurumun resmi kayıtları esas olup, söz konusu kayıtlar çerçevesinde hareket edildiğini, davacının dayandığı iddiaları, hukuki bir temele dayanmadığı gibi somut ve geçerli bir delille de desteklenmediğini beyanla; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık döneminde yürürlükte bulunan 2926 sayılı Kanun'un 2. maddesi gereğince kendi adına tarımsal faaliyette bulunan 22 yaşını doldurmuş erkeklerin zorunlu sigortalı sayılacaklarının düzenlendiği, bu şekilde çalışma yapanları köy ve mahalle muhtarlarının Kuruma bildirmesinin gerektiği, Kurumun da bu şekilde çalışmaları re'sen tespit görevinin bulunduğu, aynı Kanun'un 5. maddesine göre zorunlu sigortalı olmaktan kaçınılamayacağı, 2926 sayılı Kanun'da sigortalılığın tespiti davasının açılması ile ilgili bir ön koşulun düzenlenmediği açıktır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2013/21-620 Esas, 2014/203 K. sayılı kararına göre talep edenin 22 yaşını takip eden yılbaşından itibaren sigortalı sayılacağına ilişkin koşulun mevcudiyetine karşı 01.08.1976 doğumlu davacının tevkifat tarihinde 22 yaşını doldurmadığı anlaşılmakla yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Üye ...'ın muhalefetine karşı, Başkan vekili ... Üyeler ..., ... ve ...'nun oyları ve oyçokluğuyla,
17.02.2026 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
I. TEMEL UYUŞMAZLIK:
1. 1. Çoğunluk ile aradaki uyuşmazlık, "tevfikat kesintisi yapılan 19 94... .08.1998 tarihinden önce 22 yaşını doldurmayan sigortalının, anılan tarihte yürürlükte olan 2926 sayılı Tarım Bağ-kur Kanunu'nun 5 nci maddesi uyarınca, yaşı nedeni ile sigortalı sayılıp sayılmayacağı, 24.07.2003 tarih ve 4956 sayılı kanunun 56 ncı maddesi ile yaşın 18 olarak kabul edilmesi nedeni ile bu yasal değişiklikten sonra 19 94... yıllarındaki tevfkifatlardan dolayı sigortalı sayılıp sayılmayacağı, lehe düzenlemenin geçmişe uygulanıp uygulanmayacağı" noktasında toplanmaktadır.
2. Çoğunluk görüşü ile "uyuşmazlık döneminde yürürlükte bulunan 2926 sayılı Kanun'un 2. maddesi gereğince kendi adına tarımsal faaliyette bulunan 22 yaşını doldurmuş erkeklerin zorunlu sigortalı sayılacaklarının düzenlendiği, bu şekilde çalışma yapanların köy ve mahalle muhtarlarının Kuruma bildirmesinin gerektiği, Kurumun da bu şekilde çalışmaları re'sen tespit görevinin bulunduğu, aynı Kanun'un 5. maddesine göre zorunlu sigortalı olmaktan kaçınılamayacağı, 2926 sayılı Kanun'da sigortalılığın tespiti davasının açılması ile ilgili bir ön koşulun düzenlenmediği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2013/21-620 Esas, 2014/203 K. sayılı kararına göre talep edenin 22 yaşını takip eden yılbaşından itibaren sigortalı sayılacağına ilişkin koşulun mevcudiyetine karşı 01.08.1976 doğumlu davacının tevkifat tarihinde 22 yaşını doldurmadığı" gerekçesi ile 18 yaşından itibaren tevkifat bulunan davacıyı sigortalı kabul eden ilk derece mahkemesinin kararının bozulmasına karar verilmiştir.
II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
3. Kanunlar kural olarak yürürlüğe girdikleri tarihten itibaren, yürürlükte bulundukları dönem içinde ortaya çıkan olay ve ilişkilere uygulanırlar. Hukuki güvenlik ilkesi, herkesin bağlı olacağı hukuk kurallarını önceden bilmesi, tutumunu ve davranışlarını buna göre güvenle düzene sokabilmesi anlamına gelir. Kişilerin davranışlarını düzenleyen kurallar onlara güvenlik sağlamalıdır. Bu güvenliğin sağlanabilmesi her şeyden önce, devletin kendi koyduğu hukuk kurallarına kendisinin uymasına bağlıdır.
4. Hukuk devletinde devlet, hukuk güvenliğini sağlama yükümlüdür. Hukuki güvenlik ilkesi kural olarak yasaların geriye yürütülmemesini gerekli kılar. “Yasaların Geriye Yürümezliği İlkesi” uyarınca yasalar kural olarak yürürlük tarihlerinden sonraki olay, işlem ve eylemlere uygulanmak üzere çıkarılırlar. Yürürlüğe giren yasaların geçmişe ve kesin nitelik kazanmış hukuksal durumlara etkili olamaması hukukun genel ilkelerinden "‘Kazanılmış Hakların Korunması” ilkesinin gereğidir.
5. Yasa koyucuyu önceye etkili kural getirmekten engelleyen genel bir hukuk kuralı bulunmamaktadır.
6. Önceye etki kavramı, yasaların yürürlüğe girmelerinden önceki zamana uygulanabilirliği konusu ile ilgilidir. Önceye etki özgürlükçü bir anayasanın temel koşullarına, hukuk düzeninin güvenilirliğine aykırı düşer ve bu yüzden kural olarak caiz değildir. Kişiler hukuka uygun davranışlarından dolayı daha sonra zarar görmeyeceklerinden emin olmalıdırlar. Önceye ... hukuk güvenliği ve vatandaş için güveninin korunmasını sağlar. Kazanılmış olan haklara saygı ancak bu şekilde gerçekleşir. Önceye ..., yaşamları Anayasal garanti altında olan fertlerin beklenmedik hak kayıplarına uğramasını engellemek için tanınmıştır. (.... Kanunların Önceye ...: Sosyal Sigortalar Hukuku Bakımından Bir Değerlendirme. ...://......./... /.../2014/01/9 s: 2477 vd). Anayasadaki “hukuk devleti ilkesi” yasa koyucuya bir yasanın kabulünden önceki zaman bakımından aleyhe sonuçlar doğuran bir yasa kabulü için dar sınırlar çizmektedir (... ..., Özel Hukuk-Kamu Hukuku ve Yargılama Hukuku Bakımından Kanunların Zaman İtibariyle Uygulanması, Prof. Dr. ...’a ..., C:II, ..., 2010, 2759-2875).
7.Çıkarılan yasa önceden oluşan güveni sağlıyor, kazanılmış hakları koruyorsa açık hüküm olmasa da istisna olarak geçmişe uygulanmalıdır. Önceye etki yasağında istisna için gerekli sebep, hukuki işlemin inşası sırasında mevcut olmalıdır. Kişi yeni düzenleme ile daha iyi bir konuma getirilmekte ise önceye etki kabul edilmelidir.
8.Mülkiyeti koruma kapsamına, edime hak sağlayan sigorta olayları dahildir. Önceden doğmuş bir sigorta olayının edim sağlayıcı etkisi kolaylıkla ortadan kaldırılamaz. Sosyal Sigortalar Hukukunda kazanılmış (müktesep) haklar dinamik nitelik taşırlar (.... Kanunların Önceye ...: Sosyal Sigortalar Hukuku Bakımından Bir Değerlendirme. ...://.... .../.../.../2014/01/9 s: 2477 vd).
9. Getirilen kuralın önceye etkili olmasında, sigortalı lehine yorum, amaca uygunluk yorumu, Sosyal Güvenlik Hukuku’nun kamusal nitelikte olması, maddi hukukun yetersizliği (her zaman, hayatın değişen sosyal akışı içinde gelişen tüm olayları ve ayrıntıları kurallaştırma gücüne sahip olmaması), çıkarlar dengesi ve adalet duyguları gerekçe olarak dikkate alınmalı, ayrıca, süregelen uyuşmazlıklarda, tamamlanmamış (ucu açık) hukuki durumlara yeni kanunun derhal uygulanması esası ölçü olarak alınmalıdır.
10. Önceye etki yasağının istisnaları değinmek gerekirse;
- Kişi yeni düzenleme ile daha iyi bir konuma getirilmekte ise,
- Şeklen anayasaya aykırı bir yasa usulüne uygun olarak önceye etkili olarak yeniden kabul edilmişse,
- Önceye etki bir yasanın açıkça lafzından, amacından ve oluşumundan anlaşılmakta ise
lehe hüküm geçmişe uygulanmalıdır. (.... Kanunların Önceye ...: Sosyal Sigortalar Hukuku Bakımından Bir Değerlendirme. ...://.... .../.../.../ 2014/01/9 s: 2477 vd.
11. Nitekim 2926 sayılı Tarım-Bağ-Kur Kanunu'nun 2. Maddesinde "22 yaşını doldurmuş ... kadınlar sigortalı sayılırlar” hükmü 02.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Kanunun 48. maddesi ile değişikliğe uğramış ve “...” olma koşulu yasa metninden çıkarılmış, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'da ... olmayan kadınlar yönünden sigortalılığı, kanun öncesine de uygulanmıştır. Karara göre: "2926 sayılı Kanunun 2. maddesinin “22 yaşını doldurmuş ... kadınlar sigortalı sayılırlar” hükmü 02.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Kanunun 48. maddesi ile değişikliğe uğramış ve “...” olma koşulu yasa metninden çıkarılmıştır. Sosyal güvenlik hakkı kamu düzeni ile ilgili olduğundan, sigortalılar lehine düzenlenen bu yeni kuralın eski olaylara da uygulanması gereklidir. Yeni düzenlemeye göre ... olma şartı yürürlükten kalktığından ve sigortalının lehine olan bu yeni şeklin eski olaylara da uygulanması gerektiğinden Yerel Mahkemenin davacının sigortalılığı yönünden ... olması gerekmediğine ilişkin kabulü isabetli olup, Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasında bu hususta bir uyuşmazlık bulunmamaktadır (Hukuk Genel Kurulu 18.05.20 11... /10-230 E. 2011/319 K. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 29.05.2013 t., 2012/10-1481 E., 2013/789 K. sayılı ilamları). Yargıtay 10. Hukuk Dairesi de aynı şekilde "Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Kanunun 2. maddesine göre 22 yaşını doldurmuş ... kadınlar sigortalı sayılırlar hükmü 02.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Kanunun 48. maddesi ile değişikliğe uğradığını ve "..." koşulunun yasa metninden çıkarıldığını, Sosyal Güvenlik hakkı kamu düzeni ile ilgili olup sigortalılar lehine düzenlenen bu yeni kuralın eski olaylara da uygulanması gerekli olduğunu, yeni düzenlemeye göre ... olma şartı yürürlükten kalktığından ve sigortalının lehine olan bu yeni şeklin eski olaylara da uygulanması gerektiğinden davacının sigortalılığının ... olmadığı gerekçesiyle baştan itibaren iptal edilmesine ilişkin Kurum işleminin Sosyal Güvenlik ilkeleriyle bağdaşmadığını" belirtmiştir. (Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 02.02.2012 t., 2011/14391 E., 2012/1345 K).
12. Maddedeki "... kadınlar hükmü" değiştirilmeden önce Anayasa Mahkemesine iptal edilmesi için somut norm denetimi ile itirazla götürülmüş, Anayasa Mahkemesi 17.04.2007 tarih ve 2003/81 E, 2007/50 K sayılı kararı ile bu hükmü iptal etmiştir.
III. SONUÇ:
3. 24.07.2003 tarihinde 4956 sayılı kanunun 56. maddesi ile 2926 sayılı Kanunun 5. maddesinde 22... olarak kabul edilmesi lehe bir düzenlemedir. O tarihte yürürlükte olan 506 sayılı SSK ve 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı sayılma için kabul edilen 18 yaşa uygun bir düzenleme getirilmiştir. Öncesinde eşitlik bakımından Anayasaya aykırılık olduğu açıktır. Lehe düzenlemenin sosyal güvenlik hakkı kamu düzeninden olduğundan geçmişe uygulanması gerekir. İlk Derece Mahkemesinin kararı isabetli olup, kararın onanması gerekir. Kaldı ki çoğunluk kabulüne göre 1998 yılı tevkifattan dolayı 01.08.1998 tarihinde 22 yaşını doldurduğundan en azından bu tarihten 31.12.1998 tarihine kadar verilen sigortalılığın bozma dışı bırakılması gerekirdi. Çoğunluğun bozma gerekçesine katılınmamıştır.