MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/355 E., 2025/176 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar asıl dava davacısı-birleşen karşı dava davalısı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Asıl davada davacı Kurum vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan ...'in emekliliğine esas ... sigorta günlerinin müfettiş incelenmesi sonucu usulsüz Oda kaydına istinaden geçersiz sayıldığını, yersiz ödenen 39.665,30 TL tutarındaki aylıkların her bir maaşın ödenme tarihinden itibaren davalılardan müştereken ve müteselsilen yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Bozma sonrası birleşen karşı davada davalılar müvekkilin davalı kurumda 0...8 Bağ-no ile kayıtlı olduğunu, kurumdan 2...1 tahsis numarası ile yaşlılık aylığı almakta iken SGK tarafından yapılan müfettiş incelemesi ve raporu ile ... sigortalılık sürelerinin 11.11.2008 tarih ve 230856 sayı ile yaşlılık aylığının iptal edildiğini, sigortalılık hizmet sürelerinin iptalinden dolayı almış olduğu aylıkların da başlangıç tarihi itibariyle Kurum tarafından faizi ile birlikte geri istendiğini, 6552 sayılı Kanun'la 5510 sayılı Kanun'a eklenen 54. maddeye göre 0...8 bağ-no ile iptal edilen hizmet sürelerinin yeniden geçerli sayıldığını, müvekkilin 01.01.2001'den 20.04.2009 tarihleri arasındaki iptal edilen ... hizmet sürelerinin geçerli sayıldığını ve tekrar aylık şartlarının yerine gelmesi ile 01.07.2015 tarihinden başlamak üzere tahsis no: 2...1 ile müvekkile yeniden yaşlılık aylığının bağlandığını, bu nedenlerle davanın kabulüne, yaşlılık aylığının müvekkile ilk yaşlılık aylığı bağlanma tarihi olan 01.01.2001 tarihinden itibaren başlatılmasına, Kurumca geri istenen müvekkile ödenmiş aylıkların 01.01.2001'den 20.04.2009 tarihleri arasındaki geçerli kabul edilerek kurumca geri istenmemesine, davalı idarenin aksine olan görüş, istem ve kararlarının iptaline, davalının çıkardığı muarazanın önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davalılardan ...'in ...'in akrabası olduğunu, müvekkilinin ...'le ilgili hiç bir işlem yapmadığını, hiç kimseye talimat vermedğini, ... Odasına kayıt olması için de yardımcı olmadığını, ...'in eşi ve yetişkin çocuklarının olduğunu, müvekkilinin yönlendirmesine ve işlerini takip etmesine ihtiyacının olmadığını, müvekkilinin rahatsızlığı sebebiyle iddia edilen takip işlerini yapabilecek birisinin olmadığını, ...'in emeklilik dilekçesi verdiğinde Kurumca Oda kayıtlarının incelendiğinde sağlıklı olduğu sonucunda varılarak borçlanmasının kabul edildiğini, primlerini yatırdığını, ... ve ... Hizmetlerin de birleştirilerek yaşlılık aylığına haz kazandığını, uzun zamandan beri de yaşlılık aylığı aldığını, sorumluluk hukuku açısından zararla müvekkili ... arasında illiyet bağı kurulamayacağını, müvekkilinin bu konuda her hangi bir eylemin söz konusu olmadığını, açıklanan nedenlerle asılsız ve mesnetsiz olan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen karşı davada, davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkil Kurumdan 2...1 tahsis numarası ile aylık alan davacının yaşlılık aylığı Teftiş Kurulu Başkanlığının 30.06.2008 tarih ve 2 no.lu soruşturma raporu neticesinde aylık bağlamada dikkate alınan ... hizmetlerinin sahte ve usulsüz Oda kaydı ile kazandırıldığı gerekçesi ile iptal edildiğini, hizmet iptali sonrasında prim ödeme gün sayısı şartını yerine getirememesi nedeniyle de aylığının iptal edildiğini, davacının ... ve Bayiler Odası Üye Kayıt Defterinin 2021 sırasındaki başka bir sigortalı adı üzerinde silinti kazıntı yapılması sonrasında adının eklenmesi suretiyle sigortalılık hakkı kazandığını, somut uyuşmazlıkta da davacının Oda kaydının başka bir üyenin adının tahrif edilerek üzerine yazılmak suretiyle oluşturulduğunu, davacının sigortalı olacak belgeye sahip bulunmadığını bildiği halde tahrifatla usulsüz yollarla sigortalılık hakkı kazandığını, bu nedenlerle tüm kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olmakla haksız ve yersiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 28.05.2015 tarihli 2009/6 48... /305 karar sayılı kararı ile karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin 28.05.2015 tarihli kararına karşı asıl dava davacısı Kurum vekili ve asıl davada davalı ... ve ... mirasçıları vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
Dairenin 30.01.2019 tarihli, 2018/3150 Esas, 2019/530 Karar sayılı kararı ile Mahkeme hükmünün eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğu, zira Mahkemece Kurumun 04.05.2015 tarihli yazısına istinaden yazılı şekilde karar verilmişse de anılan Kurum yazısından ve dosya kapsamından davacı Kurumun davalı ...’nin 1984-1993 tarihleri arasındaki sigortalılığına 6552 sayılı Kanun'un 58. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 54. maddesi gereğince geçerlilik tanıyıp tanımadığı, 2001-2009 yılları arasında ödenen 39.665 TL tutarındaki yersiz aylıklara ilişkin istirdadından vazgeçip vazgeçmediği, davalıya tekrar aylık bağlanıp bağlanmadığı, bağlanmışsa hangi tarihten itibaren başlatıldığının anlaşılamadığı, Mahkemece belirtilen hususların davacı Kuruma sorularak açıklığa kavuşturulması, şayet Kurumca anılan madde uyarınca iptal edilen sigortalılık süreleri geçerli kabul edilerek baştan itibaren aylık bağlanmış ise davanın konusuz kaldığının kabul edilmesi gerektiği, şayet baştan itibaren aylık bağlanmamışsa, davanın konusuz kaldığından söz edilemeyeceğinden esasa girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği hususlarına işaret edilmiştir.
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın reddine , birleşen karşı davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Asıl dava davacısı-birleşen karşı dava davalısı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; kurum işleminin yerinde olduğunu, davacının hizmetlerinin sahte oda kaydına dayandığının tespit edildiğini, geçici 54. maddenin olayda uygulanma imkanının olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlıkta asıl dava yersiz ödenen aylıkların tahsili, birleşen karşı dava ise yaşlılık aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali ile kesilen aylığın yeniden bağlanması istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; asıl dava davacısı-birleşen karşı dava davalısı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Asıl dava davacısı-birleşen karşı dava davalısı Kurum vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun kararın ONANMASINA,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
04.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.