MAHKEMESİ : ...Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/257 E., 2025/821 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/274 E., 2022/586 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ... ile eşi ... arasında boşanma davası devam ederken davacının eşi ...’un vefat ettiğini, bu nedenle davacı ile eşinin boşanmadığını, davacının hala ... ile evli olduğunu ve soyadını kullandığını, ölen eşinden dul ve yetim aylığı bağlanan davacının aylığının davalı Kurumca 01.12.2018 tarihi itibariyle kesildiğini ve tarafına borç tahakkuk ettirildiğini, karara yaptıkları itirazın reddedildiğini, Kurum işleminin hatalı olduğunu, dul ve yetim aylığının davacıya miras olarak kalmadığını, yasa gereği kişinin kendisinden kaynaklı sosyal bir hakkı olduğunu, davacının aylığı hak ettiği tarihin 01.04.2015 olduğunu, genelge tarihinden çok önce davacının maaşı hak ettiğini, davacının tek başına yaşadığını, geçimini almış olduğu bu maaş ile sağladığını, başkaca bir geliri bulunmadığını, hukuka ve gerçeğe aykırı olarak boşanma davasında kusurlu sayıldığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının kusurlu sayılması nedeniyle iptali durumunda dahi aldığı maaşın sosyal bir hak olduğunu ve ...'un eşi olması sebebiyle bu maaşın bağlandığını ileri sürerek, Kurum işleminin iptali ile davacının borçlu olmadığının tespitine, almış olduğu dul ve yetim aylığının devamına karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum işlemlerinin mevzuata uygun ve yerinde olduğunu, 06.11.2018 tarih ve 2018/38 sayılı Emeklilik İşlemleri Genelgesi'nin, 2.2.1. Eşe Aylık Bağlama Şartları "Boşanma davası devam ederken vefat eden sigortalının eşinin hak sahipliği hususunda; ölen sigortalının mirasçıları tarafından 4721 sayılı Kanun'un 181. maddesine göre boşanma davasına devam edilmemişse, evlilik boşanma ile değil ölüm ile sonuçlandığından sağ kalan eşe Kanun hükümlerine göre aylık bağlanacağını, ölen sigortalının mirasçılarından birinin 4721 sayılı Kanun'un 181. maddesine göre davaya devam etmesi ve mahkeme kararı ile hayattaki eşin kusurlu olduğunun tespit edilmesi halinde aylık bağlanmayacaktır. Hayattaki eşin hak sahipliği sıfatının söz konusu karar kesinleşene kadar devam ettiği hususu göz önüne alındığında, sigortalının ölüm tarihinden kararın kesinleşme tarihine kadar geçen süre için eşe aylık bağlanacak ve kesinleşme tarihini takip eden ödeme dönemi başından itibaren aylık kesilecektir.'' şeklinde hükmüne amir olduğunu, bu nedenle davacı ...'un vefat eden eşi ...'dan kaynaklı 01.04.2015 tarihinden itibaren bağlanmış olan dul aylığının bahsi geçen Genelgenin yürürlük tarihini takip eden aybaşı olan 01.12.2018 tarihi itibariyle kesildiğini ve 01.12.2018 tarihinden itibaren yersiz ödenen dul aylıklarının tahsili cihetine gidilerek borç oluşturulduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 1- Davacının davasının kabulü ile
2-Davacının 18.11.2021 tarih ve E-39804963-903.05.05-35343708-34.551.034 sayılı itirazın reddedilmesine dair davalı Kurum işlemlerinin iptaline,
3-Davacıya yeniden aylık bağlanması gerektiğinin tespitine,
4-Davacının davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, ... Aile Mahkemesinin 27.10.2015 tarih ve 2013/384-2015/628.... sayılı boşanma davasının 06.09.2013 tarihinde açıldığı, davacı ...'un dava devam ederken 13.03.2015 tarihinde vefat ettiği, davacı mirasçısı vekilinin davaya kusur yönünden devam edilmesi talebi doğrultusunda davaya devam edildiği, yargılama sonunda davacının vefatı sebebiyle boşanma hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve ...'un boşanmaya sebebiyet verecek derecede kusurlu olması sebebiyle TMK'nın 181. maddesi uyarınca ...'un yasal mirasçısı olmadığının tespitine karar verildiği, kararın Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 06.04.2017 tarih ve 2015/26336-2017/3999.... sayılı kararıyla onanarak taraflara tebliğ edildiği, karar karşı tashihi karar başvurusu olmamakla kararın 16.05.2017 tarihinde kesinleştiği, bu kapsamda, davacı ... ile eşi arasında boşanma davası görülmekte iken 13.03.2015 tarihinde vefat eden eşi üzerinden, davacıya 01.04.2015 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanması yerinde ise de ölen kocanın mirasçıları tarafından boşanma davası sürdürülüp boşanma ile sonuçlandığında, davacı ...'un hak sahipliği de ortadan kalkacağından; davacı, boşanma kararının kesinleştiği tarihe kadar aylık almaya hak kazanacak iken, boşanma kararının kesinleşmesiyle birlikte davacının hak sahipliğinin sona ereceği ve davacıya bağlanan aylığın da kesilmesinin gerekeceği, ... Aile Mahkemesinin 2013/384-2015/628.... sayılı kararı 16.05.2017 tarihinde kesinleştiğinden ve dosya kapsamındaki belgeler ile cevap dilekçesi içeriğinden davalı Kurum tarafından da 01.12.2018 tarihinden itibaren yersiz ödenen dul aylıklarının ve 2019-2020-2021 yılı bayram ikramiyelerinin tahsili yoluna gidilerek davacı adına borç oluşturulmasına dair Kurum işlemlerinin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu belirtilerek, istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında karar verilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın hakkaniyete aykırı verildiğini, davacıya bağlanan aylığın müktesep hak niteliğinde olduğunu, somut olayda ... Aile Mahkemesince verilen kararın 5510 sayılı Kanun'un 56. maddesindeki şartları barındırmadığını, zira sadece kusurlu olduğuna kanaat getirilerek bu şartların varlığının ispatlanamayacağını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla şayet davacı kusurlu olsa bile bağlanan aylığın davacıya tanınan sosyal bir hak niteliğinde olduğunu, davacının mağdur durumda olduğunu belirterek, usul ve yasaya aykırı verilen kararın temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.
C. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, aksi Kurum işleminin iptali ile kesilen ölüm aylığının yeniden bağlanmasına ve borçlu olmadığının tespitine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.