MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2786 E., 2025/1833 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 25. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/6 E., 2023/165 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 20.03.2013 tarihinden iş akdinin haklı nedenlerle feshedildiği 16.03.2018 tarihine kadar elektrik ustası olarak aylık brüt 3.671,79 TL ücret ile çalıştığını, müvekkilinin son brüt ücretinin 3.671,79 TL olduğunu, Ankara 24. İş Mahkemesinin 2019/18 Esas sayılı dosyası ile işçilik alacağı davası açıldığını, tanıkların dinlendiğini, bilirkişi raporu düzenlendiğini, 27.05.2019 tarihli bilirkişi raporunda davacının aylık maaş ücretinin brüt 3.671,79 TL ve net 2.625,00 TL olduğunun, hesaplamaların buna göre yapılacağı değerlendirmesinde bulunulduğunu, müvekkilinin maaş ücretine dair yapılan tespit ve hesaplamaların Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin kesin kararı ile ispat edildiğini, müvekkilinin gerçek ücreti üzerinden SGK bildirimlerinin yapılmadığını, elden ücret aldığına dair belge mevcut olduğunu, SGK'ya 16.10.2020 tarihli başvuruya menfi ya da müspet cevap verilmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile müvekkilinin davalı işverenlik nezdinde 2013-2018 tarihleri arasında çalışması karşılığı en son aylık maaş ücretinin brüt 3.671,79 TL olarak tespitine karar verilmesine, geriye dönük SGK prim kazancının alınan gerçek maaş ücretine göre yeniden düzenlenmesine ve ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; Ankara 24. İş Mahkemesinin 2019/18 Esas sayılı dosyasında davacının elektrik ustası olup olmadığı araştırılmadan hesaplama yapıldığını, davacının ustalık belgesi bulunmadığını, davacının imzasına havi ücret bordrolarında almış olduğu ücretin açıkça yazdığını ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında:
"Davanın kısmen kabulü kısmen reddine, davacının, davalı şirkete ait iş yerinde çalıştığı son ay olan 2018/3. ayın prime esas kazancına 4.948,90 TL ek kazanç bildirilmesi gerektiğinin tespitine, talep edilen diğer aylar yönünden davanın reddine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekilileri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde temyiz isteminde bulunmuştur. Temyiz dilekçesinde davacı müvekkilin 2013-2018 tarihleri arasındaki tüm çalışma dönemine dair en son maaş ücretinin asgari ücrete oranlanması neticesinde düzenlenen 07.11.2023 tarihli bilirkişi ek raporunda yapılan hesaplamalar nazarında haklı davamızın kabulüne karar verilmesini, senetle ispat kuralının denetlenmesini, mevcut kararın bozulmasını savunmaktadır.
Davalı Kurum vekili Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde temyiz isteminde bulunmuştur. Temyiz dilekçesinde alacak davasındaki ücret tespitinin emsal ücrete göre yapıldığını, bu nedenle esas alınamayacağını, BAM kararında sadece davacı tarafın istinaf istemi dikkate alınarak hüküm kurulduğunu, kararın bozulmasını talep etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, prime esas kazancın tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve davalı Kurum vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi 1. fıkrası hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisinden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.