MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2811 E., 2025/1832 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 62. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/102 E., 2023/219 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 10.04.2013 - 01.09.2019 tarihleri arasında davalı işveren nezdinde iç mimar/proje müdürü olarak çalıştığını, davacının çalıştığı dönemde asgari ücretin çok üzerinde maaş almasına rağmen sigorta primlerinin asgari ücret üzerinden ödendiğini, davacının işverenden sigorta primlerinin gerçek ücretine göre yatırılması talebine olumlu yanıt alamaması üzerine işten ayrıldığı, davalı Kurum tarafından yapılan başvurularının reddedildiği, 6 yılı aşkın süredir iç mimar olan davacının asgari ücret almasının hayatın olağan akışına uygun düşmediğini, banka hesabına yatan kısmın fazlasının elden ödendiğini belirterek davacının prime esas kazancın tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, zamanaşımına uğradığını ve Kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
2. Davalı işveren vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının 2019 yılında 8.400,00 TL ücret aldığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacının bordroda yazılı miktar kadar ücret aldığını, davacının ücret bordrolarının imzalı olduğunu, tanık dinletilmesine muvafakatlarının olmadığını, ücretin yazılı delil ile ispatlanması gerektiğini belirtilerek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile davalı arasında imzalanan sözleşmede ücret miktarının yazılmadığı, dava konusu döneme ilişkin olarak işveren tarafından düzenlenen 2018 yılına ait bordroların dosyada bulunmadığı, 2014/3, 2014/4, 2014/5, 2014/12, 2016/7, 2016/9, 2016/10, 2016/11, 2016/ 12... /8 aylarına ait bordroların imzasız olduğu, geri kalan ayların ücret bordrolarının ihtirazı kayıt konulmaksızın davacı tarafça imzalandığı, davacının imzalamış olduğu ücret bordrosu ile banka kayıtlarının birbiri ile örtüştüğü, davacının sunmuş olduğu belgenin davalı işverenin imzasını içermediği bu nedenle davacı lehine yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilemeyeceği, bu nedenle davacı tanıklarının beyanlarına itibar edilemeyeği hususları değerlendirilerek davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; huzurdaki davada davacının haklılığını ortaya koyan 4 farklı delil kalemi bulunduğunu, bu delillerin tanık beyanları, mimarlar odası görüşü, yazılı makbuz ve en önemlilerin biri de iş hayatının olağan akışı müessesesi olduğunu, davacı gibi tecrübeli bir mimarın asgari ücret alamayacağı hususunun tartışmaya kapalı olduğunu, verilen kararın hatalı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının eksik ödenen ücreti nedeni ile davalı Kuruma eksik bildirilen prime esas kazançlarının tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgilisine yükletilmesine
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.