MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/937 E., 2025/1347 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 43. İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/932 E., 2021/212 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalılar ... ile ... Belediyesi vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, sigortalının 19.06.2010 tarihinde meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iş kazası sebebiyle maluliyetinin bulunmadığını, iş gücü kaybının iş kazasından değil davacıda var olan epilepsi hastalığından kaynaklandığını, davacının iş yeri talimatına uygun davranmaması sonucu kendi kusurlu hareketi ile kazaya sebebiyet verdiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
2.Davalı ... Ürünleri İmalat ve.... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; tazminat talebinin zamanaşımına uğradığını, diğer davalı ... Şirketi aralarında herhangi bir bağ bulunmadığını, davacının epilepsiden kaynaklı %40 engelli raporu olduğunu, iş kazasından kaynaklı iş gücü kaybı bulunmadığını, meydana gelen iş kazasında şirketlerinin kusuru bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
3.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; iş kazasının olduğu tarihte işveren sıfatlarının bulunmadığını, husumet itirazında bulunduklarını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 22.02.2021 tarihli ve 2016/932 E., 2021/212 K. sayılı kararı ile; davanın kısmen kabulü ile 124.546,24 TL maddi tazminatın iş kazası tarihi olan 19.06.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Ürünleri İmalat ve.... Şti. ve davalı ... Belediyesinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 35.000,00 TL manevi tazminatın iş kazası tarihi olan 19.06.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Ürünleri İmalat ve.... Şti. ve davalı ... Belediyesinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, davalı ...San. ve.... A.Ş.'ye yönelik açılan maddi ve manevi tazminat davalarının ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 22.02.2021 tarihli ve 2016/932 E., 2021/212 K. sayılı kararına karşı davacı vekili ile davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 22.09.2021 tarih ve 2021/1932 E., 2021/2228 K. Sayılı kararı ile davalı asıl işveren ... ile alt işveren ... Ürünleri İmalat ve.... Şirketi nezdinde çöp toplama ve nakli hizmet alım işinde 04.05.2020 tarihinden itibaren çöp toplama işçisi olarak çalışan davacının olay tarihi olan 19.06.2010 tarihinde 32 yaşında iken iş kazası geçirdiği, yapılan işin niteliği itibariyle yardımcı iş niteliğinde sayılmakla davalı ... Belediyesinin asıl işveren ... Ürünleri İmalat ve.... Şirketinin alt işveren olarak esas alınan kusur oranına göre dava konusu tazminatlardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu sonucuna varılmasının yerinde olduğu, Adli Tıp 3. İhtisas Kurulunun 03.06.2020 tarihli raporu kapsamında davacının % 27 oranında iş göremezlik oranının bulunduğunun ve bakıma muhtaç olmadığının tespit edildiği, SGK inceleme raporuna göre; davalı ... Ürünleri İmalat ve.... Şti'nin %75, davacının %25 kusurlu olduğunun tespit edildiği, kusur durumunun tespiti için her biri iş güvenliği uzmanı olan bilirkişi heyetine tevdi edilen dosyada alınan 26.07.2019 tarihli heyet raporunda iş kazasının oluşumunda gelişi güzel çalışılmasına ve buradaki güvenliğin çalışanların inisiyatifine bırakması nedeniyle %50 oranında davalı ... Ürünleri İmalat ve.... Şti. yapılan işin niteliği itibariyle kullandırılan vincin halatın sağlamlığının sağlanmaması nedeniyle %15 oranında, davalı ..., gerekli mesafede durmaması nedeniyle %35 oranında davacı kusurunun belirlenmesinin olaya ve dosyadaki delillere uygun olduğu, ... hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunun denetime elverişli, kusurun aidiyeti ve dağılımı açısından yapılan değerlendirmelerin ise isabetli olduğu, yapılan hesaplamalarda SGK tarafından ödenen rücuya tabi ödemelerin isabetli bir şekilde tenzil edildiği, yol masrafları tedaviye yönelik olduğundan yapılmayan muhtemel tedaviye ilişkin dahi masraf talep edilebileceği gözetildiğinde yol masraflarının hüküm altına alınmasında isabetsizlik bulunmadığı, ıslah değer artırım dilekçesi kapsamında davalı olarak iş ortaklığının gösterilmesi maddi yazım hatası olup, davacı tarafın düzeltme dilekçesinin kabulü ile bu kapsamda davalı ... yönünden Mahkemece takdir edilen vekalet ücretinde istinafa gelen yönünden hata bulunmadığı sonucuna varıldığı, yerleşik içtihatlar kapsamında maddi ve manevi tazminat talepli davalarda faiz başlangıç tarihinin olay tarihi olduğu, talep gibi faiz başlangıç tarihinin belirlenmesinin yerinde görüldüğü, eyleminin kabul edilen meydana geliş biçimi, tarafların kusur oranları, ekonomik ve sosyal durumları, olay tarihi ve yukarıda anılan ilkeler nazara alındığında, davacı yararına takdir edilen manevi tazminat tutarının manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek düzeyde olup, fazla olmadığı sonucuna varıldığı, davacının 19.06.2010 tarihinde geçirdiği iş kazası sürekli iş göremezlik oranının tespiti için SGK ... Sosyal Güvenlik Merkezinin 28.02.2017 tarihli raporuna göre sürekli iş göremezlik derecesi %27 olarak tespit edilmişken, itiraz üzerine alınan SGK Yüksek Sağlık Kurulunun 13.03.2019 tarihli raporuna göre %27, Adli Tıp 3. İhtisas Kurulunun 03.06.2020 tarihli raporuna göre de %27 olarak tespit edildiği, bu açıklamalar doğrultusunda davacının 19.06.2010 tarihli iş kazası neticesinde davacı bakımından değişen ve gelişen durumun olmadığı ve ... zamanaşımı süresinin başlangıç tarihinin olay tarihi olduğu eldeki davanın; 6100 sayılı HMK'nın yürürlükte olduğu tarihte açıldığı, dilekçe kapsamına göre fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğu belirtilerek kısmi dava türünde açılmış olup 11.11.2020 tarihli ıslah dilekçesinde ise "belirsiz nitelikte maddi tazminat" miktarının artırıldığının belirtildiği, dava konusu olayda, davacı bakımından zamanaşımının başlangıç tarihinin 19.06.2010 tarihi olduğu, hal böyle olunca, kısmi dava olarak açılan davanın tam ıslah yolu ile dahi olsa belirsiz alacak davasına dönüştürülemeyeceği de dikkate alınarak maddi tazminat isteminin artırılmasına ilişkin ıslaha karşı süresi içerisinde ileri sürülen zamanaşımı def'i nin ilgili asıl işveren yönünden kabul edilip, davacı yönünden ıslahla artırılan maddi tazminat kısmının ilgili davalı yönünden reddi yerine, yazılı şekilde ıslah konusu maddi tazminat istemini de kapsar biçimde, maddi tazminat isteminin kabulüne karar verilmesi hatalı olmakla, davalı ... Belediyesinin maddi tazminat yönünden ıslah zamanaşımına yönelen istinaf talebinin yerinde bulunduğu, öteki taraftan; davacı için alınan raporlarda "bakıma muhtaç kaydı" bulunmamasına rağmen geçici iş göremez kaldığı süre boyunca bakıcı gideri hesabı yapılarak maddi tazminat alacağına karar verilmesi yönünden açık istinafa gelen davalı ... Belediyesinin istinaf başvurusunun kabulü ile bu miktarın ilgili davalı yönünden reddi gerektiği gerekçesiyle;
I-Davalılar ... ve ...Sanayi ve ... Şirketinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine,
II-Davalı ... Belediyesinin istinaf başvurusunun yukarıda belirtili sebeplerle sınırlı olarak HMK.'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına,
III- Davanın davalılar ... Ürünleri İmalat ve.... Şti. ve ... Belediyesi yönünden kısmen kabulü ile
a-124.546,24-TL maddi tazminatın (davalı ... Belediyesinin bu miktarın 300,00- TL'sinden sınırlı sorumlu olmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) iş kazası tarihi olan 19.06.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Ürünleri İmalat ve.... Şti. ve ... Belediyesi'nden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin ... Belediyesi yönünden reddine,
b-35.000,00-TL manevi tazminatın iş kazası tarihi olan 19.06.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Ürünleri İmalat ve.... Şti. ve ... Belediyesinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
c-Davalı ...'ne yönelen davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin 22.09.2021 tarih ve 2021/1932 E., 2021/2228 K. sayılı kararının süresi içerisinde davacı ve davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 05.11.2024 tarih ve 2023/11056 E- 2024/10398 K. ile "...Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; 19.06.2010 tarihinde geçirdiği iş kazası neticesinde yaralanan davacının SGK ... Sosyal Güvenlik Merkezi'nin 28.02.2017 tarihli raporu, SGK Yüksek Sağlık Kurulunun 13.03.2019 tarihli raporu ve giderek Adli Tıp 3. İhtisas Kurulunun 03.06.2020 tarihli raporu ile sürekli iş göremezlik oranının %27 olarak tespit edildiğine, yardıma muhtaç olmadığına ve kontrol muayenesi gerekmediğine karar verildiği anlaşılmıştır. Bu açıklamalara göre davacının sürekli iş göremezlik oranının %27 olduğunun Adli Tıp 3. İhtisas Kurulunun 03.06.2020 tarihli raporu ile tespit edildiği gözetildiğinde, davacının zararının bu tarihte belli olduğu anlaşılmaktadır. Zira meslekte kazanma gücü kayıp oranı iş kazasından dolayı talep edilecek tazminatın sınırlarının belirlenmesi için gerekli olduğundan zararın öğrenildiği tarih dikkate alındığında talep artırım dilekçesi ile talep edilen maddi tazminat miktarının zamanaşımına uğradığından söz etmek mümkün değildir.. Bu açıklamalar doğrultusunda, davaya konu iş kazasından kaynaklı tazminat davalarında davacının maddi tazminat alacağının tespiti, yargılama sürecinde taraflarca gösterilecek delillere göre belirlenip hesap edilecek olmasına göre davanın açıldığı tarih itibariyle davacının maddi tazminat alacağını tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyecek olması nedeniyle ve hukuki nitelendirmenin hakime ait olduğu hususu da dikkate alınarak davayı 6100 sayılı HMK’nın 107. maddesine dayalı belirsiz alacak davası olarak değerlendirerek dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin de bu doğrultuda irdelenmesi, sonucuna göre yargılama sürecinde sunulan maddi tazminatın artırılmasına dair istemin de ıslah olarak değil; talep artırım talebi olarak değerlendirilmesi ve buna göre de zamanaşımının dava tarihi itibariyle tüm alacak yönünden kesildiğinin kabul edilerek talep artırıma yönelik dilekçeye yönelik zamanaşımı def’inin reddine karar verilmesi gerektiği açıktır.Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin 04.12.2020 tarihli talep artırım dilekçesinde talep edilen miktarın zamanaşımına uğradığından bahsedilemeyeceğinden davacının tazminat istemleri değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olmuştur... " gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "olay tarihi olan 19.06.2010 tarihinde ... Belediyesine ait şantiyede vinç ile yer altı çöp konteyneri içerisindeki çöplerin kamyona dökülmesi işi sırasında vincin halatının kopması üzerine konteynerin alt işveren ... Şirketi işçisi davacının bacak kısmına düşmesi suretiyle zararlandırıcı olayın meydana geldiği anlaşılmıştır. Davalı asıl işveren Belediye ile alt işveren ... Şirketi nezdinde çöp toplama ve nakli hizmet alım işinde 04.05.2020 tarihinden itibaren çöp toplama işçisi olarak çalışan davacının olay tarihi olan 19.06.2010 tarihinde 32 yaşında olduğu, yapılan iş niteliği itibariyle yardımcı iş olup davalı ... asıl, davalı ... Şirketinin alt işveren olarak esas alınan kusur oranına göre dava konusu tazminatlardan müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları belirlenmiştir. ..., bilirkişi heyeti raporunun denetime elverişli, kusurun aidiyeti ve dağılımı açısından yapılan değerlendirmelerin isabetli olduğu anlaşılmıştır. Yapılan hesaplamalarda SGK tarafından ödenen rücuya tabi ödemelerin isabetli bir şekilde tenzil edildiği belirlenmiştir. Yol masrafları tedaviye yönelik olup yapılmayan muhtemel tedaviye ilişkin dahi masraf talep edilebileceği gözetilmiştir. Eylemin kabul edilen meydana geliş biçimi, tarafların kusur oranları, ekonomik ve sosyal durumları, olay tarihi ve yukarıda anılan ilkeler nazara alındığında, davacı yararına takdir edilen manevi tazminat tutarı manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek düzeyde olduğuna dair tespit yönünden bozma yapılmadığı görülmekle bu hususlar korunmuştur. Davacının 19.06.2010 tarihinde geçirdiği iş kazası sürekli iş göremezlik oranının tespiti için SGK ... Sosyal Güvenlik Merkezinin 28.02.2017 tarihli raporuna göre sürekli iş göremezlik derecesi %27 olarak tespit edilmişken, itiraz üzerine alınan SGK Yüksek Sağlık Kurulunun 13.03.2019 tarihli raporuna göre %27, Adli Tıp 3.İhtisas Kurulunun 03.06.2020 tarihli raporuna göre de %27 olarak tespit edilmiştir. Davacının sürekli iş göremezlik oranının %27 olduğunun Adli Tıp 3.İhtisas Kurulunun 03.06.2020 tarihli raporu ile tespit edilmesi, maddi tazminat istemli davanın belirsiz alacak davası olarak açılmış olması nedenleriyle 04.12.2020 tarihli talep artırım dilekçesinde talep edilen miktarın zamanaşımına uğramadığı kabul edilmiştir. Yeri gelmişken belirtmek gerekir ki; Yargıtay 21.(Kapatılan)HD.'nin 22/06/20 20... /440 Esas, 2020/2579 Karar sayılı ilamı ışığında; davacı için alınan raporlarda -bakıma muhtaç kaydı- bulunmamasına rağmen geçici iş göremez kaldığı süre boyunca bakıcı gideri hesabı yapılmasının, bu hususu istinaf nedeni olarak ileri süren davalı ... yönünden hatalı olduğuna dair tespit yönünden bozma yapılmadığı nazara alınarak bu davalı yönünden hüküm altına alınacak maddi tazminat tutarında bakıcı masrafı(486,13-TL) hariç tutulup bozma ilamı doğrultusunda aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle;
I-Davanın Kısmen Kabulü ile
II-Davanın davalılar ... Belediyesi ile ... Ürünleri İmalat ve.... Şti. ve ... Belediyesi yönünden kısmen kabulü ile
a-124.546,24-TL maddi tazminatın (davalı ... Belediyesinin bu miktarın 124.060,11-TL'sinden sınırlı sorumlu olmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) iş kazası tarihi olan 19.06.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Ürünleri İmalat ve.... Şti. ve ... Belediyesinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin ... Belediyesi yönünden reddine,
b-35.000,00-TL manevi tazminatın iş kazası tarihi olan 19.06.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Ürünleri İmalat ve.... Şti. ve ... Belediyesinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
c-Davalı ...'ne yönelen davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1-Davalı ... Belediyesi vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a.Davacının geçirmiş olduğu kaza sonucu maluliyeti olmadığı gibi, aksine, çalışmasına engel bir durumunun da tıbben söz konusu olmadığını, davacının uzun yıllardır epilepsi hastası olduğunu, müvekkiline atfedilen kusur %15 oranında olduğundan 300,00-TL'nin % 15'i oranında maddi tazminata hükmedilmesi gerektiğini,
b.Davanın belirsiz alacak davası olarak açılmadığını,
c.Kusur oranını kabul etmediklerini,
d.Vekalet ücreti ve yargılama giderine ilişkin kurulan hükmün hukuka aykırı olduğunu, yine kabul anlamına gelmemek kaydıyla asıl alacağa işletilen faiz ve faiz başlangıç tarihi de hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı ... ... Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a.Zamanaşımı itirazında bulunduğunu,
b. Davacının epilepsi hastası olduğunu, davacının iş görmezlik tespitinde bu hastalığının etkili olmadığı yönündeki rapora itibar edilerek bu yönde hüküm kurulmasının doğru olmadığını,
c.Vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, iş kazasında sürekli işgöremezliğe uğrayan sigortalının tazminat istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde belirtilen hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz kapsam ve nedenlerine göre, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar ... ile ... Belediyesi vekillerinin temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgililerden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.