MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/698 E., 2025/1194 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze 10. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/15 E., 2024/412 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz incelemesinin duruşmalı yapılması talep edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma talebinin kabulüne karar verildikten sonra, duruşma için 03.03.2026 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü davalı ... İnş. San. ve Tic. A.Ş. adına gelen olmadı, vekilinin mazeret dilekçesi gönderdiği görüldü. Davacı ... adına Av. ... geldi. Davalı ... San. Tic. A.Ş. adına gelen olmadı, vekilinin mazeret dilekçesi gönderdiği görüldü. Yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kurum sigortalılarından ...’ın yaptığı iş nedeniyle meslek hastalığına tutulduğu, sigortalının meslek hastalığına yakalanmasının davalıların kusurlu eylemi sonucu meydana geldiği, meslek hastalığı nedeniyle sigortalıya 50.573,06 TL gelir bağlandığı, 1.376,32 TL tedavi gideri ödendiği, şimdilik toplam Kurum zararının 51.949,38 TL olduğu, sigortalıya ödenen geçici iş göremezlik ödeneğinin henüz bildirilmemiş olup, bu konudaki istem haklarını saklı tuttukları, sigortalı tarafından davalılar aleyhine Gebze 1. İş Mahkemesinin 2015/680 Esas sayılı dosyası ile dava açılmış olup, dosyanın yargılaması sonucu kusurlu bulunacaklara yönelik dava ve istem haklarını saklı tutukları iddiasıyla Kurum zararının davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
1.Davalı ...Sanayi ve ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; sigortalı işçi ...’ın, meslek hastalığına yakalanmış olduğu gerekçesiyle, sigortalıya bağlanan gelirlerin davalıdan tahsili amacıyla, davalı aleyhine açılan davanın haksız ve hukuka aykırı olduğu, sigortalının, davalı şirket bünyesinde 01.12.2005 tarihinden 11.02.2011 tarihine kadar çalıştığı, sigortalı işçinin, iş sözleşmesinin sona erdiği 11.02.2011 tarihinde son brüt ücreti 1.365,24 TL ve net ücreti de 977,38 TL olduğu, sigortalı işçinin tüm ücret ve sosyal haklarının ... Bankası, ... şube kodu, ... hesap numaralı hesaba yatırıldığı, Meslek Hastalıkları Hastanesi tarafından düzenlenen sigortalı işçinin davalı işyerinde gerçekleşen çalışması sırasında meslek hastalığına yakalandığına dair kanaat içerir sağlık kurulu raporuna itiraz ettikleri, sigortalı işçinin diğer işyerlerinde geçekleşen hizmeti dikkate alınmaksızın meslek hastalığının doğrudan davalı şirket ile ilişkilendirilmesinin hatalı olduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının işbu davadan 11.06.2020 tarihinde YSK raporunun kendisine tebliğ edilmesi neticesinde haberdar oldukları, önceki işlemlere itiraz ettikleri, davacı tarafından ileri sürülen iddiaların mesnetsiz olduğu, hastalığın meslek hastalığı olup olmadığının ve meslek hastalığı ise, meslekte kazanma güç kayıp oranının hiçbir kuşku ve duraksamaya yol açmayacak biçimde belirlenmesi gerektiği, davalı şirketin iddia edilen hastalığın meydana gelmesinde hiçbir kusuru bulunmadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla; davanın kısmen kabulü ile 68.679,86 TL İlk PSD kurum zararının (davalı ... Sanayi Ticaret ve Anonim Şirketi yönünden %76,5 bu alacağın 52.540,09 TL'sinden, davalı ... İnşaat Sanayi ve Tic. A.Ş. yönünden %13,5 bu alacağın 9.271,78 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) ödeme ve onay tarihlerinden itibaren, 1.376,32 TL tedavi giderinin (davalı ... Sanayi Ticaret ve ... Şirketi yönünden %76,5 bu alacağın 1.052,86-TL'sinden, davalı ... İnşaat Sanayi ve Tic. A.Ş. yönünden %13,5 bu alacağın 185,79 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) sarf tarihlerinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı Kuruma verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
1.Davacı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kurum sigortalısının meslek hastalığına tutulmasında davalı işverenlerin Kurum müfettiş raporuyla sabit olduğu üzere tam kusurlu oldukları, yerel mahkemece davalıların kusur oranının %90 olarak kabul edilmesinin ve Kurum alacaklarının eksik hesaplanmasının hatalı olduğu, sigortalının sürekli iş göremezlik derecesinin Kurumca %31,51 olarak belirlendiği, Kurum yönünden bağlayıcılığı bulunmayan ATK raporundaki düşük oranlı iş göremezlik derecesine itibar edilerek hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, ayrıca davalıların Kurum zararından müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmaları gerekirken, kusurları oranında ayrı ayrı sorumlu tutulmalarının rücu hukukuna aykırılık teşkil ettiği ve Kurum aleyhine hükmedilen yargılama giderleri ile vekalet ücretinin yerinde olmadığı iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Davalı ... Sanayi ve ... Şirketi vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı şirket ile diğer davalı şirketin ortaklık yapısı ve faaliyet alanı bakımından tamamen bağımsız olduğu, sigortalının farklı işverenler nezdinde geçen çalışmaları neticesinde oluştuğu iddia edilen meslek hastalığına ilişkin zarardan davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmalarının Borçlar Kanunu’nun teselsül hükümlerine aykırı olduğu, nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve 10. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatları uyarınca, ayrı zamanlarda ve irtibatlı olmaksızın meslek hastalığına sebebiyet veren işverenlerin ancak kendi kusurları oranında sorumlu tutulabileceği, davacı Kurumun da talep artırım dilekçesinde davalılardan ayrı ayrı rakamlar üzerinden talepte bulunduğu, öte yandan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının miktar itibarıyla kesin olmasına rağmen maddi hata sonucu temyiz yolu açık olarak verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, sigortalının diğer davalı şirkette geçirdiği iş kazasından kaynaklanan maluliyet oranının hesaplamadan dışlanarak sadece meslek hastalığına özgü %26,20 oranı üzerinden hüküm kurulmasının isabetli olduğu ancak teselsül hükümlerinin uygulanmasının yerinde olmadığı iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
3.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; yerel mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı şirkete atfedilen %13,5 oranındaki kusur oranını kabul etmedikleri, dava dışı sigortalının meslek hastalığına yakalandığı hususunun diğer davalı şirket bünyesinde çalıştığı dönemde kesinleşmiş mahkeme kararı ile tespit edildiği, sigortalının şirkette çalıştığı 2 yıl 5 aylık kısıtlı sürede hastalığın ilerlememesi için görev yerinin değiştirilerek gerekli tüm idari önlemlerin alındığı, işyerinde iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin eksiksiz olduğunu ve illiyet bağının bulunmadığı, sigortalının yaşam tarzı ve genetik faktörlerinin hastalığın ilerlemesindeki etkisinin araştırılmadığı, hükme esas alınan %26,2 maluliyet oranının üstünkörü bir incelemeye dayandığı ve denetime elverişsiz olduğu, hesaplama raporunda 2024 yılı sonrası için farazi verilerle fahiş tazminat miktarlarına ulaşıldığı ve ek rapor alınması taleplerinin reddedildiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, rücuen tazminat istemine ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgililerden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.