MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2673 E., 2025/1575 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 16. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/109 E., 2023/171 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 02.08.2000 tarihinde ...'un sahibi olduğu davalı işverenlerden ... muhasebe şefi olarak çalışmaya başladığını, daha sonra işvereni 11.05.2015 tarihinde müvekkilin ... iş akdini fesh ederek, 12.05.2015 tarihinde yine kendisine ait davalı ... Müşavirliği'ne kaydırıldığını, davacının ... Müşavirliğinde muhasebe şefi olarak çalışmasını devam ettirirken 2018 yılı başında şirket sahibi ...'un talimatıyla yeğeni ...'un görünür sahibi olduğu ...'un da temsilci sıfatına haiz olduğu davalı ... de açıktan ve herhangi bir iş sözleşmesi olmadan muhasebe kayıtlarını tutturulduğunu belirterek, davacının ... şirketinde 01.04.2001-31.12.2001 tarihleri arasında aylık net 336.423.023,00 TL. ücretle, davalı ... şirketinde 01.10.2015-31.12.2018 tarihleri arasında aylık 3.500,00 TL. ücretle, ... şirketinde ise 01.01.2018-31.12.2018 tarihleri arasında asgari ücretle çalıştığının tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... ...San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ayrı dönemler için üç ayrı şirkete tek bir dava ile hizmet tespit talep ettiğini, davalılar arasında ihtiyari veya zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığını, davacının iddiasının aksine diğer davalı şirketler ile davalı müvekkil arasında organik bağ bulunmadığını, davalıların kurucularının farklı olduğunu, farklı adreslerde ve farklı iş kollarında faaliyet gösterdiğini, ... Ticaret Sicili Müdürlüğünden tüm davalı şirketlerin kayıtlarının tetkikinden bu durumun anlaşılacağını, bu nedenle öncelikle tüm davaların tefrik edilmesini, davacının hiç bir zaman davalı müvekkili şirketin çalışanı olmadığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.
Feri müdahil Sosyal Güvenlik Kurumu vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurumun yapmış olduğu işlemler yasal mevzuat gereği olduğunu, herhangi bir hukuka aykırılık ve yanlışlık bulunmadığını, bu nedenle yasal dayanaktan yoksun ve haksız olarak açılan yersiz davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava konusu döneme ilişkin hizmet bildirimlerinin mevcut olduğu, ancak davacının sadece ... Şirketi yönünden, diğer davalı ... Şirketinde çalıştığı çalışmaları ile çakışan aynı dönemde çalıştığı iddiası bulunduğu, davalı ... Şirketine yönelik hizmet tespiti talebi yönünden yapılan değerlendirmede, bordro tanıklarının beyanları, Kurum kayıtları ve tüm dosya kapsamına göre çalışma iddiasının usule uygun deliller ile ispat edilemediği, prime esas kazanç tespiti talebi yönünden yapılan değerlendirmede ise, davanın niteliği gereği, çalışma olgusunun her türlü delille ispatlanabilmesine karşılık ücretin ispatında bu denli bir serbestlik söz konusu olmadığı, çalışma olgusunun her türlü delille kanıtlanması olanağı bulunmakla birlikte; Hukuk Genel Kurulunun 2005/21-409 E., 2005/413 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 288. maddesindeki yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunduğu, somut olay incelendiğinde yazılı delil veya yazılı delil başlangıcı bulunmamasına göre iddianın usule uygun deliller ile ispat edilemediği kanaatine varıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılama ile dosya kapsamına göre, davacı 01.04.2001-31.12.20 01... .10.2015-31.12.2018 tarihleri arasındaki çalışmalarının gerçek ücreti üzerinden sigorta priminin bildirilmesini talep etmiş ise de, ücret miktarına ilişkin yazılı bir delilin bulunmadığı, yine 01.01.2018-31.12.2018 tarihleri arasında davalı ... Ltd. Şti. iş yerinde geçen çalışmalarının tespitini talep etmiş ise de, bu sürelerde davalı .....Ltd. Şti. iş yerinden tam zamanlı hizmet bildiriminin yapıldığı, dinlenen tanık beyanlarından bu tarihlerde ayrıca davalı ... Ltd. Şti. iş yerinde çalıştığının belirlenemediği anlaşıldığından, davacının yaptığı işin mahiyeti dikkate alındığında Mahkemece kurulan hükme ilişkin mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiş, Sosyal Güvenlik Kurumunun sıfatı karar başlığında davalı olarak gösterilmiş ise de, hizmet tespiti davalarında feri müdahil olduğu ve davalı olarak gösterilmesinin mahallinde düzeltilebilir maddi hataya dayalı olduğu anlaşıldığından, Daire karar başlığında feri müdahil olarak düzeltilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet ve sigorta primine esas kazancın tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.