MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2898 E., 2025/1631 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kırıkkale 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/154 E., 2023/256 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 01.08.1986 tarihinde davalılardan ... Kurumuna ait ... kaynak atölyesinde kaynakçı olarak, 0...4 sigorta sicil numarası ile çalışmaya başladığını, 01.08.19 86... .08.1988 tarihleri arasında işveren tarafından sadece sağlık sigortası yapılmak suretiyle çalıştırıldığını, 04.10.2021 tarihinde bu birimden emekli olduğunu, fabrikanın farklı atölyelerinde diğer işçilerle aynı işlerde, hafta içi her gün olmak kaydıyla sabah saat 07.30'dan, akşam 17.00'a kadar bilfiil çalıştırıldığını, davalı Kuruma ait ... Okulu kapandığından, sürekli bir şekilde hafta içi her gün fabrikaya gelmek zorunluluğu olduğunu, müvekkiline asgari ücretin üzerinde işçi ücreti verildiğini, ayrıca diğer işçilere sağlanan, yemek, ayakkabı, havlu vesaire sosyal haklardan da yararlandırıldığını ve yıllık ücretli izin haklarının dahi kullandırıldığını, Yargıtay içtihatlarından hareketle müvekkilinin diğer işçilerle aynı koşullarda ve üretim amaçlı çalıştırıldığından ... ilişkisini aşan çalışma yaptırıldığının açık olduğunu, dolayısıyla 18 yaşından önceki çalışmalarının sürekli ve kesintisiz olduğu ile uzun vadeli sigorta kapsamında olduğunun tespitine karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkilinin, davalı Kuruma 18 yaşından önce girmiş olup, 18 yaşına kadar bu şekilde çalıştırıldığını belirterek davacının 01.08.19 86... .08.1988 tarihleri arasındaki hizmetlerinin tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
1-Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; 506 sayılı Kanun'un 60. ve geçici 54. maddesi uyarınca sigortalılık tescili 01.04.1981 tarihinden sonra olan davacının, (06.08.1988) 18 yaşından önceki çalışmalarının da değerlendirmeye alınarak uzun vadeli sigorta kollarına tabi olarak sayılmasının hukuka aykırılık teşkil ettiğini, Yüksek Mahkemenin birçok kararında, on sekiz yaşın altındaki ... sürelerinin uzun vadeli sigorta kollarından sayılması bakımından 01.04.1981 tarihinin kıstas alındığını ve bu tarihten sonraki on sekiz yaş altındaki ... sürelerinin uzun vadeli sigorta kollarından sayılmadığını, bu yönüyle, 506 sayılı Kanun'un 60/G maddesi üzerinden değerlendirme yapılmasının gerekmekte olduğu, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının sadece üretime yönelik çalışmasının olup olmadığı üzerinden değerlendirmeye girişilmemesi gerektiğini, davacının, davalı işyeri ile akdedilen ... sözleşmesi kapsamında eğitim aldığını, üretime yönelik çalışmasının bulunmadığını, ... Sözleşmesi üzerinden 36 yıl geçtikten sonra söz konusu sözleşmenin inkâr edilmesi ve bu dönemin hizmet ilişkisi olduğunun iddia edilmesinin Medeni Kanun'un iyiniyet kuralına ve hukukun temel kurallarına aykırı olduğunu, bununla birlikte talebin zamanaşımına da uğradığını, davacının sigorta primlerinin Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından ödendiğini, asgari ücretin %30'u kadar ücret aldığını ve ... döneminde 30'ar gün; işçi olduğu dönemde 20'şer gün yıllık izin kullandığını, bu durumun yasal düzenlemelerle çıraklara tanınan geniş sosyal hakların yansıması olduğunu ve hizmet akdi ile iş görmediğini ve ... sözleşmesi kapsamında davalı işyeri nezdinde eğitim aldığını açıkça gösterdiğini, davacının ... eğitimini tamamlayıp ... diplomasını tamamlamasının esas olduğunu, diğer işçiler gibi 2 yıllık ... okulu sonrası fabrikalarda pratik ... eğitimine tabi tutulduğunu, eğitimin üretim olarak değerlendirilmesinin yanlış olduğunu, ilgili dönemde 16 yaşında olan davacının bu dönemde üretimde çalışması ve fazla mesai yapmasının fizyolojik ve teknik olarak imkânsız olduğunu, davacının ... eğitiminin geçtiği ağır ve tehlikeli işyeri olan ... Fabrikasında çırağın böylesi işlerde çalıştırılmasının mümkün olmadığını, işbu dava hakkında Yargıtay 10. Hukuk Dairesi Başkanlığının da içtihadı olduğunu, dava edilen dönemde davacının eğitim mi yoksa üretim mi yaptığının değerlendirilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
2-Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacı taraf davasında haklı olsa dahi huzurdaki davanın ikame edilmesinde Kurumun herhangi bir ihmali ya da mevzuata aykırı işlemi bulunmadığı, dolayısıyla huzurdaki dava nedeniyle herhangi bir sorumluluğunun olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasının kabulü ile davacının ... sicil no.lu davalı Kurumda 01.08.1986 - 01.08.1988 tarihleri arasında hizmet akdiyle uzun vadeli sigorta kollarına tabi olacak şekilde kesintisiz çalıştığının tespiti ile ilgili tarihlerdeki çalışmalarının prim ödeme gün sayısına ilavesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... vekili ve fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf istemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davacının çalışmalarının eğitim amaçlı değil de işçi statüsünde olduğunu gösterir yeterli ve inandırıcı delil bulunmadığını, tanık beyanlarının yetersiz, resmi kayıtlarla çelişkili ve çalışma ilişkisini ispatlar mahiyette olmadığını, bilirkişi raporunun da tanık beyanları doğrultusunda tanzim edildiğini, ancak tanık beyanlarının yetersiz ve resmi kayıtlarla çelişkili olduğunu, sadece davacı tanıklarının dinlendiğini, bordro tanıklarının dinlenilmediğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının 01.08.19 86... .08.1988 tarihleri arasında davalı iş yerinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir.
1.Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/ 10... sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
2.Bu tür davalarda Mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen iş yerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik alacakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.
3.506 sayılı Kanun’un 2. maddesine göre sigortalılık niteliği, hizmet akdinin kurulması ve 6. madde gereğince çalışmaya başlanması ile edinilir. Aynı Kanun’un “Sigortalı Sayılmayanlar” başlıklı 3/II-B maddesinde; “Özel kanunda tarifi ve nitelikleri belirtilen çıraklar hakkında, ... devresi sayılan süre içinde analık, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile bu Kanun'un 35. maddesi hükümleri uygulanmaz.” hükmü öngörülmüştür.
Atıf yapılan ve dava konusu dönemde yürürlükte bulunan özel kanun olan 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu'nun 3. maddesi, çırağı; “... sözleşmesi esaslarına göre bir meslek alanında mesleğin gerektirdiği bilgi, beceri ve iş alışkanlıklarını iş içerisinde geliştirilen kişi” olarak tanımlanmıştır.
Anılan Kanun'un “... Şartları” başlıklı 10. maddesine göre çırak olabilmek için
a)14 yaşını doldurmuş, 19 yaşından gün almamış olmak. (Bu bentte yer alan "onüç yaşını" ibaresi, 16.08.1997 tarih ve 4306 sayılı Kanun'un 6. maddesiyle "ondört yaşını" olarak değiştirilmiştir.)
b)En az ilköğretim okulu mezunu olmak.
c)Bünyesi ve sağlık durumu gireceği mesleğin gerektirdiği işleri yapmaya uygun olmak gerekmektedir.
Ancak 19 yaşından gün almış olanlardan daha önce ... eğitiminden geçmemiş olanlar, yaşlarına ve eğitim seviyelerine uygun olarak düzenlenecek mesleki eğitim programlarına göre ... eğitimine alınabilir. Kanun'un 13. maddesi hükmüne göre ise “Bu Kanun'un uygulandığı yer ve meslek dallarında 818 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun ... sözleşmesine dair hükümleri ile 18 yaşını doldurduktan sonra sözleşmesi devam eden çıraklar hakkında 1475 sayılı İş Kanunu'nun, İşçi Sağlığı ve Güvenliği başlıklı beşinci bölümünde yer alan hükümleri dışındaki hükümler uygulanmaz.”
4.Bu hükümler çerçevesinde taraflar arasındaki ilişkinin niteliği belirlenirken, başka bir ifade ile davacının uyuşmazlığa konu dönemde çırak olup olmadığına karar verilirken, çalışma ilişkisine bakılmalıdır.
Gerçekten de ... sözleşmesinde, akdi ilişkinin üstün niteliği çalışma olgusu değil, sigortalıya bir meslek ve sanatın öğretilmesidir. Ancak çırak, işyerinde üretimle ilgili çalışmalara bilfiil katılıyor, meslek ve sanat eğitimi arka planda tutuluyorsa, bu durumda ... ilişkisinden söz edilemeyecektir.
Sözü edilen öğrencilerin sigortalı sayılmamaları, “tatbiki mahiyetteki yapım ve üretim işleri” nin gördükleri öğrenimin doğal bir gereği olmasından ötürüdür. Bir başka anlatımla, bu işler -SSK anlamında sigortalı işçilerin gördükleri iş görünümünde bulunsalar bile- belirgin olarak öğrenim çevresine girmektedir. Bu bakımdan, bu gibi durumlarda, esasen bir hizmet akdinin varlığından söz edilemeyeceği için sigortalılık niteliği edinme hali de söz konusu değildir (..., Sosyal Sigortalar Kanunu Şerhi; ...., 1977 Baskı, s;130).
506 sayılı Kanun'un 3/II-B maddesinde yazılı olduğu üzere çıraklar hakkında ... devresi süresi içinde analık, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile bu Kanun'un 35. maddesi hükümleri uygulanmaz. Ancak Dairemiz içtihatlarına göre çırakların bu süre içinde diğer çalışanlar gibi üretime katılmaları, meslek ve sanat öğrenimleri geri planda kalıyorsa artık ... ilişkisinden söz edilemeyeceği kabul edilmiştir.
Bir iş yerinde üretim - imalat, malzemelerin veya bileşenlerin fiziksel olarak bir araya getirilip bir ürünün oluşturulduğu süreci ifade eder. İmalat, genellikle seri üretim veya kitlesel üretim süreçlerini içerir. İmalat, belirli makinelerin, proseslerin ve işçilerin kullanımını gerektirebilir. Genellikle ürünün kalitesi, maliyeti ve üretim hızı gibi faktörler önemlidir. ..., nitelikli askeri malzemeler üreten bir kamu Kurumu olup, iş yerinde üretimde çalışan işçilerde bu üretimi yapabilecek yeterli bilgi birikimi ve tecrübeye sahip kişiler olması gerektiği kuşkusuzdur. ... işçi alımınında önceleri kendi bünyesinde kurduğu ... okulunu bitirenler arasından sınavla almakta iken bunların kapanması üzerine Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Mesleki Eğitim Merkezlerinde eğitim alanlardan başarılı olanlar arasından sağlamaktadır.
5.İnceleme konusu eldeki davada, davacı çırak olarak bildirildiği çalışmalarının uzun vadeli sigorta kollarına tabii olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiş olup Mahkemece, davacının çalışmalarının üretime dayalı olduğu, meslek öğrenmeye yönelik olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davacının 01.08.1986 tarihli ... sicil numaralı ... Fabrikası Müdürlüğü iş yerinden verilen işe giriş bildirgesi ve 03.08.1987 tarihli ... sözleşmesinin bulunduğu, anılan sözleşme ile hassas ve ağır işler yapan kamu kurumu niteliğindeki davalı iş yerinde çırak olarak işe başladığı, Mahkemece, davacının çelik fabrikasında kaynakçılık işinde ne şekilde üretime katıldığı hususu açıklığa kavuşturulmadan soyut tanık beyanlarına itibar edilerek karar verildiği; öte yandan Mahkeme gerekçesinde davacı tarafından ... ve Meslek Eğitimi Kanunu gereğince 19 yaşına girdikten sonraki çalışmalarının tespitinin gerektiği iddiasıyla 18 yaşından itibaren tüm sigorta kollarına tabi çalıştığına yönelik olarak açılan Kırıkkale İş Mahkemesi dosyasından bahsedildiği, ancak anılan dosyanın dava dosyası içerisinde bulunmadığı anlaşılmakla; Mahkemece, işle ilgili herhangi bir deneyimi olmayan davacının nitelik gerektiren bir işte üretime ne şekilde katıldığı hususu tüm yönleriyle açıklığa kavuşturulmamış, iş yerindeki faaliyetlerinin ... eğitimindeki teorik eğitimin tamamlatılmasına yönelik pratik eğitime yönelik olup olmadığı tartışılıp değerlendirilmemiştir.
Böyle bir iş yerinde işe yeni başlayan henüz 16 yaşında olan, ... sözleşmesi bulunan ve o güne kadar herhangi bir işte çalışmayan, işi öğrenmek için ... okulunda teorik ve pratik eğitim alan davacının üretime nasıl katıldığı, hangi işleri nasıl yaptığı, bu yeterliliğe nasıl sahip olduğu titizlikle araştırılmalı, somut olarak ortaya konulmalı, ayrıca davacının 18 yaşından itibaren sigortalılığının tespitine dair açılan dava dosyası da araştırılıp, tespit edilecek dosyadan verilen hüküm sonucu dava konusu uyuşmazlık süreleri bakımından değerlendirilerek uzun vadeli sigorta kollarından çalışma olgusu tereddütsüz şekilde ortaya konulmalıdır.
Yetersiz soyut tanık beyanlarına dayanarak karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1-Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.