MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 58. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1156 E., 2025/1551 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 29. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/743 E., 2025/226 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz incelemesinin duruşmalı yapılması talep edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma talebinin kabulüne karar verildikten sonra, duruşma için 03.03.2026 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü davalı adına Av. ... ile davacı ... adına Av. ... geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...de işlem gören davalı işyeri sigortalılarından 4...5 sigorta sicil numaralı ... 'nin geçirdiği iş kazası nedeniyle sürekli iş göremez duruma düştüğü, 96.342,82 TL peşin değerli gelir bağlandığı, 2.423,79 TL hastane masrafı ve istirahatli olduğu sürelerde de 10.732,58 TL geçici iş göremezlik ödeneği ödendiği, kazanın davalı işverenliğin Rusya'daki inşaatında meydana geldiği, Kurum inceleme raporunda gerekli ve yeterli iş güvenliği tedbirlerini almayan davalı işverenliğin kusurlu olduğunun tespit edildiği iddiasıyla Kurum zararının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ...'nin şirketin Rusya'daki şantiyesinde 1999-2015 yılları arasında kaynakçı olarak çalıştığı, kazanın kazalının spiral ile taşlama yaparken makinenin sekerek sol el bileğini kesmesi sonucunda meydana geldiği, davacı Kurumun Kurum zararının işverene rücu etmesinin 5510 sayılı Kanun'un 21. maddesi uyarınca mümkün olmadığı, zira davalının kazada herhangi bir kusurunun bulunmadığı, iş güvenliği bağlamında gerekli tüm tedbirlerin eksiksiz olarak yerine getirildiği, ayrıca kazalının şirket tarafından ... Sigortaya ferdi kaza riskine karşı sigorta ettirildiğinden davanın bu sigorta şirketine ihbar edilmesini istedikleri, kazalının şirket aleyhine İstanbul Anadolu 6. İş Mahkemesine açtığı 2015/534 sayılı maddi ve manevi tazminat davasının bekletici mesele yapılması gerektiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla davacının davasının kabulü ile ilk peşin sermaye değeri yönünden 77.074,26 TL'nin onay tarihinden, geçici iş göremezlik bedeli yönünden 8.586,06 TL'nin ödeme tarihinden, tedavi giderleri yönünden 1.937,43 TL'nin sarf tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı Kuruma ödenmesine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
1.Davacı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; iş kazası sonucu bağlanan gelir ve yapılan ödemeler nedeniyle oluşan Kurum zararının rücuan tahsili talebiyle açılan davanın kısmen kabulüne dair kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, hükme esas alınan kusur raporunun eksik ve hatalı hazırlandığı, kazanın oluş şekli ve işverenin İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) önlemlerini alma konusundaki yetersizliği dikkate alındığında sigortalıya atfedilen kusur oranının fahiş olduğu, 4857 sayılı Kanun'un 77. maddesi uyarınca işverenin sadece mevzuattaki önlemlerle yetinmeyip teknolojinin ulaştığı en son aşamaya göre gerekli tüm tedbirleri almakla yükümlü olduğu, Mahkemece ceza ve tazminat dosyalarındaki kusur raporları arasındaki çelişkiler giderilmeden ve maddi olay tam olarak aydınlatılmadan karar verildiği, kazanın işverenin %100 kusuru sonucu meydana geldiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı Şirketin Rusya’daki şantiyesinde kaynakçı olarak çalışan sigortalının, spiral makinesiyle taşlama yaptığı sırada kendi dikkatsizliği sonucu yaralandığı, kazanın meydana gelmesinde şirketin iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına (hem Türk hem Rus mevzuatına) tam uyum sağladığı, gerekli tüm eğitim ve koruyucu ekipmanları eksiksiz sunduğu, sigortalının tecrübeli bir işçi olması hasebiyle davalıya kusur atfedilemeyeceği ve işçinin ağır kusurunun illiyet bağını kestiği, öte yandan hükme esas alınan bilirkişi raporunda, 7349 sayılı Kanun ile kaldırılan Asgari Geçim İndiriminin (AGİ) hesaplamaya dahil edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, aktüeryal hesaplamada %1,65 teknik faiz uygulanmamasının ve TRH 2010 tablosu yerine teknik faiz içermeyen yöntemlerin seçilmesinin hatalı olduğu, ayrıca geçici iş göremezlik ödeneği başlangıcı olarak rapor tarihi yerine kaza tarihinin esas alınmasının maddi hata teşkil ettiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, rücuen tazminat istemine ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgili davalıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.