MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/238 E., 2025/916 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/359 E., 2019/233 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının, davalı iş yerine ait ayakkabı imalathanesinde sevkiyat ve depo sorumlusu olarak 15.12.2004-15.08.2017 tarihine kadar çalıştığını, davacının 15.08.2017 tarihinde işten çıkarılması üzerine Kuruma gidip hizmet dökümünü istediğinde davalı Şirketin hizmet süresini eksik gösterdiğini, girdi çıktı yaptığını ve işe başlamasının geç bildirildiğini öğrendiğini beyan ederek, davacının sigortalı hizmet başlangıç tarihinin ve davalı Şirkete ait iş yerindeki çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının, davalı Şirkette çalıştığı süre boyunca sigortası yapıldığını, işe girişinden çıkış tarihine kadar sigortasının yatırıldığını, davacının dava açmakta, korunması gereken bir yararı olmadığını, hak düşürücü sürenin geçirildiğini, davacının 2004 yılından bu yana ait sigortalılık süresinin hesaplanmasını istediğini, dava konusunun zamanaşımına uğradığını, zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, banka kayıtları incelendiğinde de davacının işe giriş tarihinin 03.04.2012 olduğunu, davacının işe girişinin 03.04.2012 tarihi olduğunu, aynı günde işe giriş bildirgesi düzenlendiğini ve gönderildiğini, çıkış tarihinin ise 05.08.2017 olduğunu, bu süre arasında davacının sigortasının yapıldığını ve primlerinin ödendiğini beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın hak düşürücü süre yönünden reddini dilediklerini, davacıya ait Kurum kayıtları incelendiğinde, davacının, davalı işyeri adına kayıtlı ... sicil sayılı ...Kundura San. ve Tic. Ltd. Şti. adlı işyerinde 03.04.2012 tarihinde işe girdiği, 05.08.2017 tarihinde işten çıkışının verildiği ve bu tarihler aralığında çalışmalarının düzenli olarak Kuruma bildirildiğinin görüldüğünü, Kuruma bildirilen günlerin tespitinde hukuki yarar bulunmadığını, Kurum kayıtlarının resmi belge olması nedeniyle davacının resmi kayıtlarda görülmeyen hizmetinin varlığını kanıtlamasının ancak aynı güçte deliller ile mümkün olduğunu, bu iddianın tanık beyanları ile ispatının mümkün olmadığını, davacının davalı işverene ait işyerinde Kuruma bildirilen günler dışında çalıştığını gösterir bir tespit ve belge bulunmadığını beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davacının, davalı Şirkete ait ... sicil no.lu iş yerinde, Kuruma bildirilen günler haricinde, 11.03.2008-05.08.2017 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak sigorta primine esas kazancın alt sınırından çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine davalı ve fer'i müdahil vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Fer'i müdahil vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı ... tarafından, davalı ...Kundura San. ve Tic. Ltd. Şti.’de 15.12.2004–15.08.2017 tarihleri arasında tam gün ve kesintisiz çalıştığı iddiasıyla açılan hizmet tespit davasında, Mahkemece davacının yalnızca 11.03.2008–05.08.2017 tarihleri arasında sigorta primine esas kazancın alt sınırından çalıştığı yönünde karar verildiği, istinaf başvurusu sonucunda Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince esastan reddi kararı verildiği, ancak kararın eksik incelemeye dayandığı, hizmet tespit davalarının kamu düzeniyle ilgili olması ve fiili çalışmayı gösterir belgelerin bulunmaması, davacının iddiasının yalnızca tanık beyanlarına dayandığı, tanıkların bilgilerine ilişkin inandırıcılık ve detaylı sorgulamanın yapılmadığı, Mahkeme ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının bu nedenle hatalı olduğu, hakkın kötüye kullanımı niteliği taşıdığı ileri sürülerek, temyiz yoluyla Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının bozulması ve davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı ... tarafından açılan hizmet tespit davasında, Mahkemece tanık beyanlarına dayanılarak davacının 11.03.2008–05.08.2017 tarihleri arasında davalı Şirkette çalıştığı kabul edilmiş ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olduğu, ancak kararın tanık beyanları ve davalı tarafın sunduğu resmi belgeler ile ... kayıtları dikkate alınmadan, eksik inceleme ve değerlendirme ile verildiği, davacı ve tanıklarının iddialarının çelişkili ve soyut olduğu, davacının 2008 yılından itibaren hak düşürücü süreye tabi olduğu, davalı Şirketin tüm hak ve prim yükümlülüklerini yerine getirdiği ve resmi belgelerle kanıtlanan hizmet bilgilerinin göz ardı edildiği, tanıkların beyanlarının hukuki dayanağı olmadığı ve yeterince sorgulanmadığı, bu nedenle hem Mahkeme hem de Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülerek, temyiz yoluyla söz konusu kararın bozulması veya düzeltilerek onanması talep edilmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının davalıya ait iş yerinde 15.12.2004-15.08.2017 tarihleri arasında çalıştığı iddiasıyla açılan hizmet tespiti istemine ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı ve fer'i müdahil Kurum vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.