MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/200 E., 2025/832 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Balıkesir 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/57 E., 2023/394 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde davacının, dava dışı ... Sanayi unvanlı iş yerinde 10.03.1997 tarihinde çalışmaya başladığını ve 2003 yılına kadar çalıştığını, işe giriş bildirgesinin de verilmesine rağmen dönem bordrolarında isminin bulunmadığı gerekçesiyle anılan tarihin sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabul edilmediğini beyanla davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 10.03.1997 tarihi olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, ... sicil sayılı dava dışı ... Sanayi unvanlı iş yerinden davacı adına 10.03.1997 tarihli işe giriş bildirgesi verildiğini ancak ilgili dönem bordrosunda davacının ismine rastlanılmadığından hizmet kazandırılmadığını, çalışma olgusunun ispatlanması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının ilk işe giriş tarihinin 10.03.1997 tarihi olduğunun tespiti ile 506 sayılı Kanun'un 60/G maddesi gereğince malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına esas olmak üzere sigortalılık başlangıcı olarak 18 yaşını ikmal ettiği 16.09.1997 tarihinin esas alınması ve tespitine karar verilen 1 günlük sürenin prim ödeme gün sayısına dahil edilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Kurum vekili süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile"... Dosya içeriğinden; davacının, dava dışı ... ve Kimyevi Mad. San. Tic. Ltd. Şti.'ye ait ... sicil numaralı iş yerinde 10.03.1997 tarihinde çalışmaya başladığına ilişkin işe giriş bildirgesi düzenlenerek 28.03.1997 tarihinde Kuruma intikal ettirildiği ve davalı Kurumun da bunun üzerine davacıya 1...6 SSK sigortalı sicil numarası verdiği, anılan iş yerinin 04.10.1994-31.07.1998 tarihleri arasında kanun kapsamında bulunduğu, iş yerinin 1997/1. dönem bordrosunda davacının isminin yer almadığı, davacının, dava konusu uyuşmazlık ile ilgili olarak davalı Kuruma yaptığı başvuruya; işe giriş bildirgesi verildiği ancak dönem bordrosunda ismine rastlanılmadığından hizmet kazandırılamadığı şeklinde olumsuz yanıt verildiği anlaşılmaktadır. Yapılan yargılama sonucu toplanan tüm deliller hep birlikte değerlendirildiğinde; davacı adına işe giriş bildirgesinin düzenlenerek Kuruma verilmesi, Kurumun da bu işe giriş bildirgesi üzerine davacıya sicil numarası vermesi ve davacının daha sonraki hizmetlerinin de aynı sicil numarası ile kayıt altına alınması, davacının tespiti istenen tarihte fiilen ve üretime yönelik olarak çalıştığının dinlenen davacı ve bordro tanıklarının beyanları ile doğrulanması, işe giriş bildirgesi verilmesinin en azından bir gün çalışıldığına karine teşkil etmesi..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, davacı adına işe giriş bildirgesi verilmesinin yeterli olmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının ve sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.