MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/346 E., 2025/171 K.
İlk Derece Mahkemesince Dairemiz bozmasına uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde üretim işçisi olarak çalışmakta iken 08.04.2010 tarihinde bobin dilme makinesinde bıçak temizleme ve bileyleme işi yapması esnasında sağ elinin bıçak ve bobin arasında sıkışması sonucunda sağ el 1. parmağının 2. boğumdan koptuğunu, kazanın meydana gelmesinde davalı işverenin kusurunun bulunduğunu, davalının iş güvenliği ve işçi sağlığı ile ilgili gerekli tedbirlerin hiçbirini almadığını, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 15.000,00 TL Maddi, 20.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacı işçinin 06.07.2010 tarihinde istifa ederek işten ayrıldığını, davacının eğitimli olduğunu, sözkonusu iş kazasında davacının ağır kusurunun bulunduğunu, davanın ... Sigorta şirketine ihbarına karar verilmesini beyanla davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 23.12.2019 tarihli kararı ile özetle; "..Mahkememizce tarafların kusur oranlarının tespiti için dosyamız 3 kişilik Makine Mühendisi A sınıfı iş güvenliği uzmanından oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, raporda kazazede davacı işçi ...'ın %20 oranında kusurlu olduğu, davalı işveren ... ve ... A.Ş'nin meydana gelen iş kazasında %80 oranında kusurlarının bulunduğu tespit edilmiştir.
Mahkememizce hesap yönünden aldırılan aktüerya bilirkişisi ... imzalı bilirkişi raporunda 08.04.2010 tarihinde iş kazasında yaralanarak %21 oranında bedensel güç kaybına uğrayan davacı ...'ın 117.115,65 TL maluliyetten dolayı maddi tazminat alacağının bulunduğu tespit edilmiştir.
Davacının manevi tazminat talebi yönünden ise; olayın oluş şekli, kusur oranı, maluliyet oranı, davacının yaşı, hak ve nesafet kuralları gözönüne alınarak davacı lehine takdiren 20.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir.
Tüm bu nedenlerle maddi ve manevi tazminat davasının kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle "1- Davanın kabulü ile,
117.115,65 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine.." reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 23.12.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 15.03.2022 tarihli kararı ile süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesinin 23.12.2019 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce, "...Her ne kadar aldırılan kusur raporunda yukarıdaki tespitlere göre belirlemeye yapılmış ise de, somut olayın tam olarak tespit edilemediği, kazanın hangi makinede ne şekilde meydana geldiği tespit edilip, makinede bulunması gereken ve kusura esas olan hangi tertibatların eksik olduğu ile kazaya konu olayın bu tertibatlardan hangisinin bulunmaması durumunda meydana geldiği somut olarak belirlenmeksizin soyut ifadelere dayalı kusur raporunun hükme dayanak alınması isabetsiz bulunmuştur.
10. Mahkemece belirtilen hususları içerecek şekilde konusunda uzman bilirkişi heyetinden kusur raporu alınıp sonucuna göre hüküm kurulması gerekmektedir...." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..dosyada mübrez 23/11/2022 tarihli makbuz ve ibraname başlıklı belgede düzenlenen ibranamenin taraf vekillerince imzalanmış olması, ibraname doğrultusunda ... Sigorta Aş tarafından davacı hesabına 01.12.2022 tarihinde ödeme yapıldığı, yapılan bu ödemeye davacı tarafça herhangi bir itirazın olmadığı, davacının zararının giderildiği, aksi durumun davacı lehine sebepsiz zenginleşmeye yol açacağı, davacı tarafın son celsede belirttiği üzere iradesinin fesada uğratıldığı iddiasını ispatlayamadığı, yine bozma öncesi verilen karara karşı davacı tarafça yargı yoluna başvurulmaması nedeniyle davalı lehine usulü müktesep hak doğduğu anlaşıldığından davacı yana ödeme yapıldığı sabit olup, davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına..." karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; henüz doğmamış bir alacak için düzenlenen ibraname geçersiz olduğunu, ... izalasyonla yapılan sözleşme hükümlerine davalı şirketin uymadığını, temyiz taleplerinden feragat etmediğini, Yerel Mahkemenin hükme esas aldığı ibraname kısmi ödeme niteliğinde olup bozma sonrası tazminat miktarının 224.051,15 TL olduğu ibranamenin 117.115,65-TL' lik tazminata ilişkin olduğu ve davalı tarafın sadece 117.115,65-TL'lik anaparaya göre mahsup talebinde bulunabileceği açık olmasına rağmen davada ibralaşma nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olması açıkça bozmayı gerektirdiğini belirterek temyiz talebinde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.