MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/725 E., 2025/890 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Şirvan Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2023/29 E., 2024/259 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin murisi ...'ın davalı işverenler nezdinde 12.06.2013-17.11.2016 tarihleri arasında net 6.500,00 TL ücretle çalıştığını, Kuruma yapılan bildirimlerin asgari ücret üzerinden olduğunu, işverenin ise çalışmaları gerçek kazanç üzerinden bildirmesi gerekirken eksik bildirdiğini ileri sürerek; davalı iş yerinde çalıştığı süre boyunca prime esas kazancının tespitini ve Kurum tarafından taraflarına bağlanan ölüm aylığının bu ücret üzerinden güncellenerek ödenmeyen fark aylıklarının tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, davanın hak düşürücü süre olan 5 yıllık sürenin geçmesinden sonra açıldığını, davacının aylık ücretinin bildirilen tutardan daha yüksek olduğunun iddia edilmesine rağmen bu hususu ispata yarar hiçbir delil sunulmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... ve ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi vekili, öncelikle işbu davada zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü ücretin gerçeği yansıtmadığını, ücret ödeme bordrolarında gösterilen ücretin esas alınması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Üretim Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili, müvekkilinin işbu davada pasif dava ehliyetinin bulunmadığını ve bu nedende eldeki davanın müvekkili yönünden husumetten reddedilmesi gerektiğini, ölen sigortalıları işe alan ve çalıştıran işvereninin ... olduğunu, davacıların işe giriş bildirgelerinin ... ve Mad. San. Tic. Ltd. Şti. tarafından verildiğini, ölen sigortalıların tüm ödemelerinin banka kanalıyla yapıldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacı murisi ...'ın davalı iş yerinde çalıştığı dönemlerde prime esas kazanç tutarının 2016/Aralık için 6.066,45 TL olduğunun, 5.060,62 TL eksik bildirim yapıldığının tespitine, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalı Kurum, davalı ... Elekt. ... A.Ş. vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı, davalı Kurum, davalı ... Elekt. ... A.Ş. vekillerinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, davanın tamamen kabulü gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı Kurum vekili, yeterli inceleme yapılmadığını, davanın reddi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, prime esas kazanç tespiti istemine ilişkindir.
Davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanunun “Prime esas ücretler” başlığını taşıyan 77. maddesinin 1. fıkrası ile 5510 sayılı Kanun'un “Prime esas kazançlar” başlıklı 80. maddesinin 1. fıkrasında, sigortalıların prime esas kazançlarının nasıl belirleneceği açıklanmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun; 200. maddesinde, bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri belirli bir tutarı geçtiği takdirde senetle kanıtlanması gerektiği, bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri, ödeme veya borçtan kurtarma (ibra) gibi herhangi bir sebeple belirli bir tutardan aşağı düşse bile senetsiz kanıtlanamayacağı bildirilmiş, bu madde uyarınca senetle kanıtlanması gereken konularda yukarıdaki hükümler hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati durumunda tanık dinlenebileceği, 202. maddesinde de senetle kanıtlanması zorunlu konularda yazılı bir delil başlangıcı varsa tanık dinlenebileceği açıklanarak delil başlangıcının, dava konusunun tamamen kanıtlanmasına yeterli olmamakla birlikte, bunun var olduğunu gösteren ve aleyhine sunulmuş olan tarafça verilen kağıt ve belgeler olduğu belirtilmiştir.
Kuruma ödenmesi gereken sigorta primlerinin hesabında gerçek ücretin/kazancın esas alınması gerekmekte olup hizmet tespiti davalarının kamusal niteliği gereği, çalışma olgusu her türlü kanıtla ispatlanabilmesine karşın ücret konusunda aynı genişlikte ispat serbestliği söz konusu değildir ve değinilen maddelerde yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır. Ücret tutarı maddede belirtilen sınırları aştığı takdirde, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliğe sahip olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, sigortalının imzasını içeren aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle kanıtlanması olanaklıdır. Yazılı delille ispat sınırının altında kalan miktar için tanık dinlenebileceği gibi, tespiti istenen miktar sınırı aşsa dahi varlığı iddia edilen çalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgeler bulunuyorsa tanık dinlenmesi mümkündür. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 20.10.2010 gün ve 2010/10-480 Esas - 2010/523 Karar, 20.10.2010 gün ve 2010/10-481 Esas - 2010/524 Karar, 20.10.2010 gün ve 2010/10-482 Esas - 2010/525 Karar, 19.10.2011 gün ve 2011/10-608 Esas - 2011/649 Karar, 19.06.2013 gün ve 2012/10-1617 Esas - 2013/850 Karar sayılı ilamlarında da aynı görüş ve yaklaşım benimsenmiştir.
Dosyadaki yazılara, toplanan bilgi ve belgelere göre davacı ve davalı Kurumun sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmektedir
İnceleme konusu dosyada; davacı murisi ...'ın 12.06.2013-17.11.2016 tarihleri arasında davalılar iş yerinden bildiriminin bulunduğu ve bu döneme ilişkin prime esas kazancın tespitinin talep edildiği anlaşılmaktadır. Dosyaya ücret ödemelerine ilişkin banka kayıtlarının celp edildiği, mahkemece işçilik alacakları dosyasında hüküm altına alınan miktar esas alınarak çalışmanın geçtiği son aya mal edilmek suretiyle prime esas kazanç tespiti yapıldığı görülmektedir.
Somut davada; celp edilen banka kayıtlarına göre 2015/5-11 dönemde bankaya yatırılan ücretlerin bordroda yer alan net ücretlerden fazla olduğu görüldüğünden anılan dönem yönünden yukarıda belirtilen düzenlemeler kapsamında inceleme yapılmalı, kuruma bildirilen prime esas kazanç ile bankaya yatırılan ücretlerin brüt miktarları karşılaştırılmalı, eksik prim olup olmadığı tespit edilmeli, sonucuna göre karar verilmelidir.
O halde İlk Derece Mahkemesince yukarıda belirtilen maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgili davacıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.