MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/58 E., 2025/1630 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 13. İş Mahkemesi
SAYISI : 2015/220 E., 2021/356 K.
Taraflar arasında görülen maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacılar ile davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davacının, davalı ....ve Tic. Ltd. Şti.'nde 2.000,00 TL maaşla ... ustası olarak çalıştığını, 01.12.2012 tarihinde ... ... yönetimindeki davalı işverene ait 34... plakalı araçla montaja gittiği sırada aracın ... ... yönetimindeki 34... plakalı yolcu minibüsü ile çarpışması sonucunda meydana gelen kazada yaralandığım, davacının araçta yolcu konumunda olup kazanın meydana gelmesinde hiçbir kusurunun bulunmadığım, kazaya karışan 34... plakalı aracın sigorta şirketi olan ... A.Ş.'nin maddi tazminat yönünden davalı işverenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, kaza sonrasında vücudunun bir çok yerinde kırıklar meydana gelen, sağ el yüzük parmağı kopan ve orta parmağı işlevini kaybeden davacının iş gücü kaybına maruz kaldığını, manevi olarak yıprandığını, bu süreçte eşini yalnız bırakmayarak destek olan eşi ...’un da kaza sebebiyle yıprandığını belirterek maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
II. CEVAP
1. Davalı .... ve Tic. Ltd. Şti. vekili; olayda davalı şirkete ve araç sürücüsü çalışanına kusur atfedilebilmesi için kazanın oluş şekli ve çevresel etkenlerin dikkate alınması gerektiğini, araçta yolcu olarak bulunan davacının emniyet kemerini takmaması sebebiyle zararın artmasına kendi kusuru ile sebebiyet verdiğini, davacının davalı firmada aynı pozisyonda çalışmaya devam etmekte olduğunu, davacının ATK’ya sevk edilerek maluliyet durumunun tespitini talep ettiklerini, davacının raporlu olduğu süre içinde SGK’dan geçici iş göremezlik ödeneği aldığı gibi maaşının kalan kısmının davalı şirket tarafından davacıya ödendiğini, davalı şirketin kazadan sonra maddi ve manevi olarak davacının yanında olduğunu, davacıya avans nakit ödemeleri yaptığım, davacının halen davalı şirkete 4.444,00 TL borçlu olduğunu, davacının telefon hattının borcunun davalı şirketçe ödediğini, bu ödemeyi davacınm maaşından kesmediğini, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ... A.Ş. vekili; davacı tarafın taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davalı ... şirketinin kazaya karışan 34... plakalı aracın ZMMS (trafik) sigortacısı olduğunu, poliçe limitinin 225.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun kanıtlanması gerektiğini, temerrüt olgusu gerçekleşmediği için dava tarihinden önce faizden sorumlu tutulmayacaklarını, avans faizi talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin kabulüyle, kararın kaldırılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Daire kararında özetle; “... Eldeki dava dosyası incelendiğinde, hükme esas alınan kusur raporunun ve bu rapor benimsenerek oluşturulan hükmün oluşa uygun olmadığı görülmektedir. Buna göre davacı ...’ın ... ustası olarak çalıştığı, dava dışı ...'ın kullandığı araç ile iş için seyahat ettiği esnada, ...'ın kullandığı aracın dava dışı ...’ın kullandığı araca çarptığı ve bu kaza sonucunda davacı ...'ın yaralandığı olayda her ne kadar davacı ...’a herhangi kusur takdir edilmeyen bilirkişi raporu esas alınarak hüküm verilmiş ise de dosya içindeki kayıtlardan hükme esas alınan kusur bilirkişi raporunun oluşa uygun olmadığı, davacının kaza sırasında emniyet kemerinin takılı olup olmadığı ve davacının alması gereken herhangi bir önlem olup olmadığının detaylı bir şekilde araştırılmadığı anlaşılmaktadır. Bu sebeple şayet davacının emniyet kemerinin takılı olması halinde bu yaralanmanın oluşup oluşmayacağı içinde uzman bir doktorun da bulunduğu heyetten alınacak bilirkişi raporuyla belirlenmeli, araçtaki teknik bakım eksikliği veya işçinin yorgun ve uykusuz bir şekilde çalıştırıldığının sabit olması halinde iş verenin kusurunun bulunacağı gözetilerek, mevcut trafik kazasında takip mesafesi ve hız kurallarına uyulsaydı dava dışı şoför ...’ın kusurunun değişip değişmeyeceği ve yine dava dışı ...’ın göz rahatsızlığının bu şekilde araç kullanmasına engel olmaması karşısında işvereninin salt bu sebeple kusurlu olmayacağı da göz önünde tutularak hazırlanacak kusur bilirkişi raporu esas alınarak hüküm tesisi yoluna gidilmemesi de isabetsizdir ve anılan hususlar bozmayı gerektirir” denilerek karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar vekili özetle, kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı .... ve Tic. Ltd. Şti. vekili özetle, kararın bozulmasını istemiştir.
3.Davalı ... A.Ş. vekili özetle, kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar ve davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Temyiz yoluna başvuru harcı ve aşağıda yazılı temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine,
Aşağıda yazılı temyiz harcının sorumlulukları oranında davalılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.