MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/81 E., 2025/2451 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Dikili 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2021/10 E., 2023/556 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının davalıya ait iş yerinde, 17.02.2004 tarihinde çoban olarak çalışmaya başladığını ve iş akdinin işveren tarafından haksız şekilde feshedildiğini beyanla, davacının 17.02.2004 -01.10.2020 tarihi arasından, davalı işveren yanında aralıksız çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir
II. CEVAP
Davalı vekili; davalı işveren ile davacı arasında hiçbir zaman işçi-işverenlik ilişkisi olmadığını, davalının oğlu ile davacı arasında borç alacak meselesinden kaynaklı husumet olduğunu, davacının, bu borcu ödememek için davalıyı borçlandırmaya çalıştığını, bu nedenle husumet itirazında bulunduklarını, Bağ-Kur'dan kendi imzası olmadan aktif sigortalılığının sonlandırılmasının imkansız olduğunu, başka şirkete giriş yapması için de davacının imzasının olması gerektiğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Fer'i müdahil Kurum vekili; davanın hak düşürücü süreye uğradığını, davacı tarafından davalıya ait iş yerinde çalıştığını iddia ettiği 17.02.2004 – 24.10.2016 tarihleri arasında hiçbir bildirim yapılmadığını, 24.10.2016 tarihinden sonraki yapılan bildirimlerin 20 16... .11.12.aylarda 68 gün, 20 17... -12. aylar arasında 360 gün, 20 18... /2/3/4/6/7/8/9/10/12. aylarda 300 gün, 20 19... /10/11/12. aylarda 78 gün, 20 20... -10 aylar arasında 280 gün şeklinde olduğunu, davacının davalıya ait işyerinde aralıksız çalıştığını iddia ettiği sürede başka işyerinde görünen aralıklı çalışmalarının sebebinin araştırılması gerektiğini, çalışmanın sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı üzerinde durulması gerektiğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı, dinlenen tanık beyanları, alınan belge ve cevaplar dikkate alındığında; davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, davalıya ait çiftlikte davacının hayvanlara bakmakla sorumlu çoban olduğu ve davacının dinlenen tanık beyanlarından da dava konusu iş yerinde 17.02.2004 tarihinde çalışmaya başlayarak iş akdinin feshi tarihinden başlayarak 01.10.2020 tarihine kadar çalıştığı kanaatine varıldığı, davacının 08.04.2011 - 08.04.2011, 24.10.2016 - 31.03.2018, 01.04.2018 - 31.05.2018, 01.06.2018 - 16.01.2019 tarihleri arasındaki Bağ-Kur kayıtlarının iptali ile davacının 08.04.2011 - 08.04.2011, 24.10.2016 - 31.03.2018, 01.04.2018 - 31.05.2018, 01.06.2018 - 16.01.2019 dönem aralıklarında, Tarım Bağ-Kur'u ile kaydının bulunduğu, davacının denetmen raporunda da tespit edildiği üzere 08.04.2011 yılında davalıya ait hayvan aşılama tutanağında imzası olduğu da görülerek, mevzuatımızda çifte sigortalılık mümkün olmadığından 2926 sayılı Kanun'un 6/1-b ve 5510 sayılı Kanun'un 53/1 hükmü göz önünde bulundurulduğunda 2926 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığın mümkün olmayacağı ortada olmakla, davacının Tarım Bağ-Kur'u şartlarını taşımadığı, aslolan çalışmanın tespiti ile sigorta kaydının yapılması gerekmesi nedeniyle, davacının tüm bu dönemdeki Bağ-Kur kaydının iptali ile yersiz alınan primlerin iadesi gerektiği kabul edilmiş, dava dışı ... nezdindeki çalışmaları iptal edildiğinden bu yönde hüküm kurulmayarak, davanın kabulü ile
A-Davacının davalı ... yanında, 17.02.2014 tarihinden 01.10.2020 tarihine kadar hizmet sözleşmesine tabi olarak dönemin asgari ücreti karşılığı kesintisiz çalıştığının tespitine;
B-Davacının 08.04.2011 - 08.04.2011, 24.10.2016 - 31.03.2018, 01.04.2018 - 31.05.2018 01.06.2018 - 16.01.2019 tarihleri arasındaki Bağ-Kur kayıtlarının iptali ile davacının 08.04.2011 - 08.04.2011, 24.10.2016 - 31.03.2018, 01.04.2018 - 31.05.2018, 01.06.2018 - 16.01.2019 dönem aralıklarında, Tarım Bağ-Kur sigortalılık şartlarını taşımadığı anlaşılmakla bu yöndeki sigortalılığının iptali ile tarihlerinde işbu sigortalılık kapsamında yaptığı prim ödemelerinin iadesi gerektiğinin tespitine,
C-Davacının dava dışı ...nezdindeki çalışmaları iptal edildiğinden bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilince süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan incelemede, istinaf kanun yoluna başvuranların dilekçesinde yer verdiği itirazların, sıralanan gerekçeler ışığında yerinde olmadığı özellikle; isteme konu edilen 17.02.2004-01.10.2020 tarihleri içerisinde kesintisiz çalışma iddiası yönünden dava tarihi dikkate alındığında 5 yıllık hak düşürücü sürenin dolmadığı, gerek davacı tanıklarının gerekse mahkeme tarafından tespit edilen köy muhtar ve azalarından oluşan kamu tanıklarının davacının, davalıya ait çiftlikte çalıştığına yönelik birbirini destekler mahiyetteki beyanları ... SGK tarafından yapılan 2023/412106/010 rapor sayılı denetmen raporu içeriğinde tespit edilen hususlar, özellikle Kurum denetmenlik servisince yapılan inceleme neticesinde davacının dava dışı ... unvanlı iş yerinden Kuruma yapılan bildirimlerinin iptal edilmesi gerektiğine yönelik yapılmış olan tespit, İlk Derece Mahkemesince Sosyal Güvenlik Hukukumuzda, "sosyal sigortalarda çokluk", bir başka anlatımla bireylere olabildiğince sosyal sigorta hakkı tanıma, "yararlanmada ve yükümlülükte teklik" ilkesinin egemen olduğu, buna göre, aynı tarihlerde farklı Sosyal Güvenlik Kuruluşları kapsamında bulunulamayacağı, çifte sigortalılık olarak adlandırılan bu statünün, Kanun hükümleriyle engellenmiş olduğu, mevzuatımızda çifte sigortalılık mümkün olmadığından 2926 sayılı Kanun'un 6/1-b ve 5510 sayılı Kanun'un 53/1 hükmü göz önünde bulundurulduğunda 2926 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığın mümkün olmayacağı ortada olmakla iptali ile yersiz alınan primlerin iadesi gerektiği yönünde yapılmış olan tespitte bir isabetsizlik bulunmadığı, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde, müfettiş raporunda tespit edildiği üzere davacının davalıya ait iş yerinde fiili bir çalışması olmadığını, davacı, kimin yanında ve hangi adreste çalıştığını ispat edemediğini, davanın hak düşürücü sürede açılmadığını beyanla kararın bozulmasını istemiştir.
Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde, Mahkemenin bilirkişi raporunu esas alarak karar vermesinin hatalı olduğunu, hizmet tespiti davaları nitelikçe kamu düzenine yönelik olup, çalışma iddiasının hiç bir tereddüte yer bırakmayacak biçimde kanıtlanması gerektiğini beyanla temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.İnceleme konusu eldeki davada, davacının 17.01.2023 tarihli celsede talep sonucunu 28... olarak belirtmiş olduğundan talep sonucu olarak bu tarihin alınması gerektiği halde 01.10.2020 olarak alınması hatalı olmuştur.
Ne var ki bu konuların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 . maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
VI. KARAR
1.Davalı ve fer'i müdahil Kurumun sair temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi hükmününün gerekçesinde ve birinci bendinde "01.10.2020" olarak yazılan tarihlerin silinerek yerine "28.09.2020" ibaresinin yazılarak hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3.Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgili davalıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.